Samsun Kent Haber köşe yazarı Ayperi Türkoğlu ülkede gündemin çok hızlı değiştiğini belirttiği köşe yazısında "Sürekli bir şey oluyor, sürekli bir şey konuşuyoruz" diyerek Türkiye'nin gerçek gündemini yazdı
GÜNDEMİN TOZU DUMANI
Farkında mısınız bilmiyorum ama
Türkiye’de gündem hiç durmuyor.
Sürekli bir şey oluyor.
Sürekli bir şey konuşuyoruz.
Ama bir gariplik var.
Bir konu tam konuşulacakken,
bir başkası servis ediliyor.
Bir sorun tam anlaşılacakken,
başka bir tartışma köpürtülüyor.
Sonra dönüp bakıyoruz:
“Biz neyi konuşuyorduk?”
Hatırlayan yok.
Bu bir tesadüf değil.
Bu bir yöntem.
Bugün ülkede yaşadığımız şey
bilgi bolluğu değil,
bilgi bombardımanı hiç değil.
Bu bir algı bombardımanı.
Artık haberler
“ne oldu?” sorusuna cevap vermiyor.
Bize şunu söylüyor:
“Bugün buna bakacaksın.”
Kim konuşulacak,
hangi cümle büyütülecek,
nerede sinirleneceğiz,
nerede susacağız...
Hepsi önceden ayarlanmış gibi.
Kişiler öne çıkarılıyor.
Rakamlar geri plana itiliyor.
Duygular köpürtülüyor.
Gerçekler sessizleştiriliyor.
Çünkü rakamlar konuşursa
iş değişir.
Rakamlar konuşursa
hesap sorulur.
O yüzden kavga konuşuluyor,
bütçe konuşulmuyor.
Oysa gelin dürüst olalım.
Türkiye’nin gerçek gündemi
bir isim değildir.
Bir tartışma başlığı hiç değildir.
Türkiye’nin gerçek gündemi şudur:
Daha şimdiden 2,7 trilyon lira açık vereceği belli olan,
üstüne bir de 2,7 trilyon lirayı faize ayıran
2026 bütçesi.
Türkiye’nin gerçek gündemi şudur:
Açlık sınırının altında belirlenen asgari ücret.
Türkiye’nin gerçek gündemi şudur:
TÜİK marifetiyle düşük gösterilen enflasyonla
emeklinin, memurun maaşından
sessizce alınan pay.
Ama bunlar manşet olmaz.
Çünkü bunlar konuşulursa
algı dağılır,
gerçek görünür.
“Nasıl oluyor bu?” diyorsanız,
aslında hepimiz izliyoruz.
Algı yönetimi tam da burada devreye giriyor.
Bakılacak yön belirleniyor.
Sorulacak soru sınırlandırılıyor.
Tartışılacak başlık seçiliyor.
Biz de o gürültünün içinde
ya sinirleniyoruz,
ya taraf oluyoruz,
ya da yorulup susuyoruz.
Ve bu arada…
ülke
sessizce fakirleşiyor.
Ama şunu unutmayalım:
Gündemin tozu dumanı
bir gün mutlaka dağılır.
Dağıldığında geriye
ne manşet kalır
ne algı.
Geriye sadece
hayatın gerçeği kalır.
Ve açlık,
asla algıyla doymaz.










































Ayperi Hanım.Yazılarınızı zevkle okuyorum.????????Günümüz Türkiye'nin geldiği noktayı cok güzel özetlemişsiniz.Açlık;"algıyla doymaz."Aslında sorun midede değil,beyinlerde..Aç olan karnı doğduğunda unutuyor.Beyine kazılan ALGI kolay silinip unutulmuyor.???? Bu sorunu çözdüğümüzde HERŞEY güzel olacak.
CHP ya geçmişiyle yüzleşmeli ya da geçmişini inkar etmelidir. Özgür Özel'in bir proje adamı olduğuna inanıyorum.
Yazar hanımdan ısrarla Türkçülüğün ve Atatürkçülüğün ardına saklanarak yıllarca milleti devleti belediyeleri soyup soğana çevirenler hakkında yazı yazmasını talep ettim ve ediyorum.... Ama hala cevap yok...
Ben yazılarımda ayrım yapmıyorum. Kim neredeyse, yazı da oraya düşer.