Samsun Kent Haber köşe yazarı Ayperi Türkoğlu 1 Mayıs İşçi Bayramı ile ilgili köşe yazısında "İşçi aslında çok büyük şeyler istemiyor! Emeğinin karşılığını, maaşını zamanında almak istiyor" dedi.
Emeğin En Karanlık Yüzü
Her yıl 1 Mayıs geldiğinde emek konuşuluyor.
Meydanlarda sloganlar yükseliyor.
Emek kutsaldır deniliyor.
İşçinin hakkından, alın terinden, adaletten söz ediliyor.
Ama sonra insanlar evlerine dönüyor.
Ve ertesi sabah yine aynı hayat başlıyor.
Çocuğuna bayram harçlığı veremeyen anne babalar!
Markette rafta gördüğünü, alamadan geri bırakan insanlar!
Esnafa mahcup olduğu için başka sokaktan yürüyenler!
Aylarca maaşını bekleyen işçiler!
İnsan bazen şunu düşünmeden edemiyor:
Eğer emek bu kadar kutsalsa, emekçi neden bu kadar yalnız?
Bugün pek çok işçi aslında çok büyük şeyler istemiyor.
Emeğinin karşılığını almak istiyor.
Maaşını zamanında almak istiyor.
Güvenceli çalışmak istiyor.
İş kazası korkusuyla yaşamak istemiyor.
Fazla mesaiye mahkûm olmak istemiyor.
İnsanca yaşayabilecek bir ücret talep ediyor.
Sendikal haklarının korunmasını istiyor.
Emekli olduğunda nefes alabilecek bir hayat hayal ediyor.
Çalıştığı yerde insan yerine konulmak istiyor.
Ve bazı işçiler!
Her vardiyada ölüm ihtimaliyle çalışıyor.
Yeraltına inerken yalnızca ekmek parası için değil, hayatta kalabilmek için de mücadele ediyorlar.
Belki de emeğin en karanlık yüzü tam burada başlıyor.
İnsanların yalnızca emeğinin değil, hayatlarının da risk altında olduğu yerde…
Belki de bu yüzden yıllar önce Karl Marx, burjuvazi ile emek arasındaki ilişkiyi anlatırken şöyle diyordu:
"Sermaye ölü emektir; vampir gibi, ancak canlı emeği emerek yaşar."
Belki bu söz bugün hâlâ aynı gerçeği anlatıyor:
İşçinin emeğinin, başkasının servetine dönüşmesini...
Çünkü bazı düzenlerde işçinin yalnızca emeği değil, geciken maaşı bile bir kazanç aracına dönüşebiliyor.
Oysa 1 Mayıs sadece bir kutlama günü olmamalı.
Bugün, emeğin gerçekten korunup korunmadığını sorgulama günü olmalı.
Çünkü mesele sadece, çalışmak değil; Emeğin ne kadar sömürüldüğü, insanın ne kadar değersizleştiği ve hayatını sürdürmek için ne kadar ağır bedeller ödediği meselesi.










































İşçi memur emekçi çalışan emek veren herkez adaletli ücreti hakeder... herkesin bakması gereken canları var...,yada guzel yaşama hakkı vardır....calısırken az ücret al emekli olunca az ücret al... peki bu insanlar ne zaman mutlu olacak.omur boyu çalış az paraya, emekli ol az paraya...en kötüsü de çalışıp hakkını hiç alamayanlar.
Ayperi hanım yıllarca bizleri SGK borçları denerek oyaladılar sorarım size ülkemde o kadar belediye var kurum kuruluş lar var burada çalışanların SGK ları ile ilgili hiç sıkıntı yok ama Atakum belediyesinde maaş ile ilgili bir durum olsa SGK borcu neymiş bu SGK borcu Allah'ın seversen belediye ye dünya bir gelir gelir iller bankası dahil ama Atakum belediyesi nin bu SGK ya olan borç halen bitmedi.. Hiç inandırıcı gelmiyor lar bana sürekli bahane sürekli oyalama taktiği
Kayyum şart oldu artık
Umarım yaşattığınızı yaşarsınız fazla değil sayın belediye yetkilileri
Atatürkçüyum, solcuyum ama Atakum belediyesinde işçilere yapılan haksızlıklara karşı AKP'ye oy vereceğim.
Atakum belediyesi 4 aydır maaşları ödemiyor birde kalkıp 1 mayıs da işçi bayramını kutlayan mesaj yayınlıyor.Pea diyorum.Hangi bayram her şeyi zehir ettiniz bize.