Samsun'u Pazar günü ağır bir koku kapladı! Samsun Kent Haber köşe yazarı Hüseyin Kurt, Samsun'da 15 Şubat 2026 Pazar günü hissedilen kokunun sebebini ve merkezini yazdı.
Samsun’un Üzerine Çöken Ağır Kokuyu Kimler Hissetti?
Samsun şehir merkezinde yıllardır hissedilen ama dillendirilmeyen nefes almayı imkansız hale getiren havadaki koku bu günlerde yine rahatsız edici, keskin ve ağır bir koku olarak hissediliyor.
Bugün 15 Şubat 2026 Pazar günü ve saat 11:00. Samsun'da evlerin camını açtığımızda o ağır koku evin içine siniyor adeta.
Bu, sıradan bir şehir kokusu değil.
Ne deniz kokusu, ne nem, ne de günlük hayatın olağan izleri. Bu koku başka bir şey. Daha keskin, daha yapay, daha rahatsız edici.
Şehirde yaşayan herkesin kolayca fark edebileceği bir koku bu.
Herkesin bildiği ama sustuğu o koku!
Özellikle rüzgar güneydoğudan, yani keşişleme yönünden estiğinde daha belirgin hale geliyor. Hatta rüzgârın tamamen kesildiği, havanın durgunlaştığı anlarda şehrin üzerine adeta çöküyor.
Sokakta yürürken, bir anda boğazda yanma hissi bırakan, genzi yakan o ağır koku hissediliyor. Tarif etmeye çalıştığınızda akla ilk gelen şey, fosfat, kükürt ya da amonyak benzeri kimyasal bileşiklerin kokusu oluyor.
Samsun'da bu kokunun kaynağı konusunda şehirde yaşayan birçok insanın aklında aynı yer var! Tekkeköy’deki büyük sanayi tesisleri. Özellikle baca ve filtre sistemlerinin yeterliliği konusunda ciddi soru işaretleri oluşmuş durumda.
Çünkü bu tür kokular, genellikle arıtma ve filtreleme süreçlerinde yaşanan yetersizliklerin en açık göstergelerinden biridir. Görünmeyeni saklamak mümkündür, ama kokuyu saklamak zordur. Koku, çoğu zaman gerçeğin kendisidir.
Daha düşündürücü olan ise şu: Bu durum artık istisnai bir olay olmaktan çıkmış gibi görünüyor.
Belirli hava koşullarında tekrar eden, öngörülebilir bir hale gelmiş durumda. Bu da meselenin geçici değil, yapısal olabileceğini düşündürüyor.
Elbette resmi kurumlar düzenli olarak hava kalitesi ölçümlerini paylaşıyor. Kağıt üzerindeki veriler çoğu zaman “sınırlar içinde” görünüyor. Ancak sahadaki gerçeklik ile açıklanan veriler arasındaki uyumsuzluk, şehirde yaşayan insanların zihninde doğal olarak bir güvensizlik yaratıyor. Çünkü insan, kendi soluduğu havaya inanır. Kendi hissettiği gerçeği yok sayamaz.
Bir şehirde hava kalitesi sadece teknik bir veri değildir. Aynı zamanda bir yaşam kalitesi meselesidir. Sağlık meselesidir. Gelecek meselesidir. Çünkü hava, hepimizin ortak paydasıdır. Onu satın alamazsınız, ondan kaçamazsınız. Ve kirlenirse, bedelini herkes öder.
Samsun bir sanayi şehri olabilir. Bu, kaçınılmaz ve hatta gerekli bir gelişim sürecidir. Ancak sanayi ile yaşam kalitesi arasındaki denge korunmadığında, kalkınma bir kazanım olmaktan çıkar, bir yük haline gelir. Hiçbir ekonomik faaliyet, insanların soluduğu havanın kalitesinden daha değerli değildir.
Bugün Samsun’da hissedilen bu koku, sadece rahatsız edici bir çevre sorunu değildir. Aynı zamanda görünmeyen bir sorunun görünür hale gelmiş işaretidir. Ve bu işaret, görmezden gelinerek ortadan kalkmaz. Aksine, ancak açık, şeffaf ve güven verici bir denetim anlayışıyla ortadan kaldırılabilir.
Bu şehirde yaşayan herkesin ortak hakkı temiz havadır.
Ve bu hak, tartışmaya açık değildir.










































Azotlu bakır arasında birisi saldı yıllardanberi bu pisliği soluyoruz gereken cezanın fabrikalara yazılması uyarılması gerekiyor birdaha yapanların fabrikalarına devlet elkoyma hakınasahiptir
Ohhhooo biz o kokuyu hergün çekiyoruz cezaevi tarafına bi gelin havanın kaşitesine bi bakın 200 dönümü çöple doldurdular yetmedi 300 dönüm daha istiyorlar çöp koymak için şehir merkezine 10km uzağına çöp yığını koyuyorlar bu daha iyi günler merak etmeyin
Özellikle hafta sonları ve resmi tatillerde koku ve sis artıyor. Burada bir denetim sorunu mu var? Bu konunun üzerine gidilmeli. En güzel günlerimizde ve rahat rahat çoluk çocuk sokağa çıktığımız günlerde zehir soluyoruz.
Tekkeköy lu olduğumuz için biz alıştık lanet olsun zehir sacanlara
Samsun'un öz çocuğu Halit doğan çözer bu işi:)
bugün ben de hissettim ağır bir kokuydu