Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, yeni köşe yazısında Fener Rum Patrikhanesi'nin kapatılması gerektiğini yazdığı köşe yazısında muhalefetin Türkiye'nin savunma sanayisine yaklaşımını eleştirerek, "Acilen Vatana İhanet Kanunu çıkartılmalı" dedi.
Değerli dostlar, yazacak o kadar çok konu var ki her biri için uzun uzun yazmak yerine kısa ve öz başlıklar yazmak daha uygun olacak.
Ben şehir içinde sıklıkla toplu ulaşım araçlarını kullanıyorum. Dün belediye otobüsünde giderken gençlerin büyüklere, yaşlılara ve kadınlara yer vermemek için telefonla oynadığını görmek acı verdi.
Samsun'un Çiftlik caddesindeki ingilizce tabelaları görünce, insan kendi kendine 'Burası Türkiye mi?' diye sormadan edemiyor.
Belediye hizmetlerine gelince, Samsun Büyükşehir ve ilçe Belediye başkanlarımız sayın Halit Doğan başkanımız başta olmak üzere, söyleyecek kocaman bir teşekkürden başka bir şey bulamıyorum. En ücra köylere kadar harıl harıl çalışıyorlar. Allah razı olsun.
Dış ilişkilere gelince, zulüm işkence, katliam ve demokrasi konusunda tavizsiz ve çok hassas olduğunu söyleyen gerek devletler gerekse içimizdeki meşhur altılı masa grubu, sus pus burnunun ucunu bile göremiyor.
Türkiye'nin savunma sanayi konusunda muhalefetin ne düşündüğünü biler varsa söylesin, biz de bilelim! Kendileri biliyor ama söyleyemezler. Bizim kendilerinden duyduğumuz, "O silah fabrikalarına da dokunacağız" sözü. Hepsi bu!
ABD ve AB büyükelçilikleri ile İBB başkanının toplantılarında neler konuşuldu kimse bilmiyor! Tüm Yunan basınının geçen hafta yazdığı, Karadeniz bölgemizdeki Taşnak ve Pontusçular hakkında, acilen bir şeyler yapılması gerekiyor. Peki daha ne gerekiyor?
Bu Yahudilikten anladığımız nedir derseniz, İsrail örneği ortada. ABD ve Avrupa'nın Yahudi ve Ermenileri nasıl koruma kalkanı altına aldığını biliyoruz. Türkiye'de de bunun tam tersi yapılmalıdır. Ülkemiz aleyhine en küçük bir söylem ve, veya eylemi olan herkesin, tüm mal varlıklarına el konulmalı ve vatana ihanetle yargılanmalıdır.
Fener Rum Patrikhanesi derhal kapatılmalıdır! Patrikhane konusunda yaşadığım bir tecrübemiz var. Bu konuyu daha sonra yazacağız inşallah. (ömrümüz olursa) Bunlar öyle bir örgüt ki, aykırı sesleri derhal susturma çabasına girerler. Her şeyden önemlisi, derhal ve acilen Vatana İhanet Kanunu çıkarılmalıdır. Somut ve sonuç odaklı yazacaklarımız bu günlük bu kadar. Kalın sağlıcakla.









































Bence yazının aceleye gelmiş ve üzerinde pek düşünülmemiş.Öyle olmasa idi bu kadar çelişki olurmuydu?
Dış Politikadaki Beceriksizlik ve İşbirlikçilik: "Taşnak ve Pontusçular" üzerinden ahkâm kesenler, aynı iktidarın Türkiye'yi nasıl bir "dış politika mezarlığına" çevirdiğini, en değerli savunma sanayii şirketlerini nasıl yabancılara peşkeş çektiğini görmezden geliyor. Muhalefeti eleştirenler, iktidarın ABD ve AB ile yaptığı sayısız gizli protokolü, Savunma Sanayii Başkanlığı'nın yabancı ortaklı şirketlere verdiği tavizleri sormuyor. Kısacası, bu metin bir zeka göstergesi değil, AKP-MHP iktidarının ülkeye enjekte ettiği zehirli siyasetin, önyargıların ve cehaletin bir göstergesidir. Asıl vatan hainliği, ülkeyi bu hale getirenler ve onların bu kirli söylemlerini körükleyenlerdir.
Eğitimin çöküşü: Gençlerdeki sözde "ahlaki erozyonun" sorumlusu, liyakatın yerini kayırmacılığın, bilimin yerini dogmaların aldığı, içi boşaltılmış bir eğitim sistemini dayatan iktidardır. Ekonomik çöküş ve Dolandırıcılık: "Evde paketleme işi"yle dolandırılan vatandaşlar, iktidar döneminde dibe vuran ekonomi ve denetimsizlik sayesinde bu alanı bulan dolandırıcı çetelerinin eseridir. Suç artışındaki patlama, adaletin siyasallaşması ve ekonomik umutsuzluğun doğrudan sonucudur. Nefret Söylemi ve Toplumsal Kutuplaşma: Fener Rum Patrikhanesi'ni kapatmayı talep eden, vatandaşların mal varlığına el konulmasını isteyen bu zihniyet, iktidar bloğunun yıllardır beslendiği nefret dilinin halktaki yansımasıdır. İktidar, seçim kazanmak uğruna toplumu "biz" ve "onlar" olarak bölmüş, kin tohumları ekmiştir.
Yazmış olduğunuz yazıvari şey, maalesef derin bir önyargı, nefret söylemi ve tamamen gerçeklikten kopuk komplo teorileri ile dolu. Zeka seviyesiyle değil, ancak kasıtlı bir manipülasyon ve kinle yazıldığı çok açık. Toplumu kutuplaştırmaktan, düşmanlık tohumları ekmekten ve her türlü çoğulcu, demokratik değere saldırmaktan başka bir işleve hizmet etmiyor. Gençleri toptan yargılayan, kent yaşamındaki küçük bir sosyolojik olguyu tüm bir neslin ahlaki çöküşü gibi sunan, yabancı dilde bir tabelayı dahi "vatan hainliği" ile eşdeğer gören bu zavallı bakış açısı, aslında Türkiye'yi on yıllardır karanlığa boğan zihniyetin ta kendisidir. Buradaki her bir sorunun, her bir toplumsal yaranın müsebbibi, AKP-MHP iktidarının 20 yılı aşkın tek başına yönetimindeki politikalardır:
yatıyor altılı masa kalkıyor altılı masa. yatıyor cehape kalkıyor cehape :) cehape istanbul belediyesine darbe yaptı dogru haklısın osman. cehape ülkenin ekonomisini yönetemiyor kiralar fahiş fiyatların sorumlusu. cehape ülkede eğitimi adaleti bitirdi. cehape ülkede uyuşturucu madde satışında maalesef öneleme konusunda yetersiz kaldı. ah bu cehape ah. bu cehape varya bunlar yuzunden sokakta yuruyemez olduk. bunların zamanında siyonist israil onbinlerce insanı gazzede öldürdü. bu cehape ayrdım bile etmedi. üstüne üstlük hala cehapeli iş adamları israile malzeme taşıyor. ah cehape ah sen yokmusun.
Yunanistan'ın 2004 yılından itibaren Ege'de ve Akdeniz'de işgal edip iskana açtığı, silahlandırdığı adalarımız var. İşin garip tarafı Yunanistan'ın işgal ettiği adalar İngiliz ve hatta Nato haritalarında bile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde gösteriliyor. Bu adalar Yunanistan tarafından göstere göstere işgal edildi ve bu duruma hiçbir şekilde tepki gösterilmedi. İşgal edilen adalrımız zamanı gelince, sen ve senin gibilerin dönemi kapanınca geri alınacak, bu konuda hiçbir şüphem yok. Hayali düşmanlar yaratıp gölge boksu yapacağınıza Yunanistan'ın işgal ettiği adalarımızı geri alsanız. Senin veir senin gibilerin samimiyetine hiçbir zaman inanmadım. Bu konuda da birşeyler yazda beni mahcup et.
Sayın yazar Ne mutlu Türk'üm diyemeyen ve Türklüğü utanılacak bir şey gibi algı yönetimi yapan bir iktidarı destekleyip vatana ihanet yasası istemek kısaca vizyonsuzluktur. Yazınızda kimin vatana ihanet ettiğini açıkça yazın da bilelim. Biz İsrail'e giden gemileri, PKK ile masaya oturanları ve silkeleyin bunları talimatı ile iş yapan savcıları anlıyoruz. İnsanların aklıyla alay etmeyin lütfen. Çok yönlü bakamayan bir yazarsınız.