Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, 93 vergi müfettişinin FETÖ'den tutuklanması olayına ilişkin yazdığı köşe yazısında Bülent Arınç'a da atıfta bulunarak "Bu FETÖ'cü hainleri işe alan üst düzey yöneticilerin bazıları, bu gün hala üst düzey görevler yapmaya devam mı ediyor" diye sordu.
Değerli dostlar, yine gündemde FETÖ var ve inanın uzun süre de, olmaya devam edecek gibi. Çünkü bu hainler, devletin iliklerine kadar girmişler ve ihanetlerine devam ediyorlar. Hala siyonist ABD ve İsrail'in kurşun askeri olarak çalışıyorlar.
Son olarak 13 Şubat 2026 günü yapılan operasyonda, 93 vergi müfettişi FETÖ'den tutuklandı. Bu FETÖ'cü hainleri işe alan ve üstelik de, o tarihte işe alımların durdurulmasına rağmen, kanun nizam dinlemeden bunu yapan üst düzey yöneticilerin bazıları, bu gün hala üst düzey görevler yapmaya devam ettiği şüphe ve endişesini çok derin yaşamaktayız.
Bu FETÖ'cü hainlerin bu güne kadar, devletin en kilit kadrolarında kalmış olması da FETÖ ile mücadelede, bir zafiyet ve uyuşukluk gösterilmemesi gerektiğini net olarak göstermektedir. Bunların kim olduğunu bilmek, bulmak o kadar çok kolay ki, 10 dakika içinde, şüpheliler listesini yapabilirsiniz. Görevde olduğumuz sırada, bir gün devletimizden iki kişi, makama geldi ve bir personelim hakkında bilgi toplamak istediler.
Şahısların görevle geldiğini, kendi kurumlarından teyit ettikten sonra gerekli cevapları verdik. Araştırma nedenleri ise, oldukça ilginç idi. Personelimizin teyzesinin oğlu Dışişleri Bakanlığı bünyesinde işe girecekmiş. Hem çok şaşırdım hem mutlu oldum. Fakat bu FETÖ mensuplarının işe giriş şekil ve yöntemleri, o tarihlerde, akıl alır gibi değil. Bu FETÖ'cü hainleri koyun sürüsü gibi, işe alan yöneticiler, tevbe dahi etseler en azından, ihtiyat saiki ile görevde olmamalıdır. Bu FETÖ hamilerinin hala, savunma sanayi, iletişim, teknoloji, dijital mecralar ve diğer kilit görevleri, yürütenler arasında bulunduğunu bir hayal edin.
Alimallah bu FETÖ'cülerin kutsalı yok. Her şeyi ve her şeylerini satarlar. Günlük hayatta zaman zaman bunlarla karşılaşırsınız. Dikkat ediniz hep olumsuzluk, umutsuzluk pompalarlar. Yandık, bittik, battık, kül olduk ağızları yaparlar. Sürekli negatif enerji yayarlar. Hayata pasimistik bakma alışkanlığı artık, genlerine işlemiştir. Söz konusu şahsi çıkarları olunca asla kötüyü çağırmazlar.
Burada aslolan, piyonların yanında şah, vezir, fil, beygir ve kalelerini bulmak ve elimine etmektir. Bir Bülent Arınç çıkmış, bu gün hala riv riv peşinde. Ne zaman FETÖ'cü hainlere bir darbe inse, bu adam (?) ortaya çıkıp ağlamaya başlıyor. Hani bir söz var, "Kapıdaki köpek sahibine havlıyorsa, mutlaka dışarıdan yallanıyordur"
Sözün özü, ben hep şöyle düşünürüm: Eğer size her şeyi veren ve size fedakar olmuş birine, el veya dil uzatmışsanız, bunun iki nedeni vardır. Ya nankörlük ve hainlik etmişsinizdir, ya da aptallık etmişsinizdir. Aptala aptal denir. Nanköre de nankör. Ancak her ikisinde de, dışsal etkenleri asla göz ardı etmemek gerekir. Geçmiş ve eski bir tarihte, TV'de bir canlı tartışma programı izliyorum. Bir gazeteci diğer gazeteciye sordu: "Sen ABD'den 2 milyon dolar alıp onların istediklerini yazmadın mı?"
Soruya muhatap gazetecinin cevabı şuydu: "Evet aldım, istediklerini de yazdım. Ben yapmasam, başkası yapacaktı ve parayı o alacaktı."
İşte, maalesef durum bu! Geçen hafta da yazdığım bir şeyi tekrar ediyorum. Kutsalı olmayanın, vatanı da olmaz, namus ve şerefi de olmaz. Vatanı olmayanın zaten hiç bir şeyi olmaz.
Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım, adımız, sanımız, inancımız ne olursa olsun, hiç değilse bir müşterek kutsalımız olsun. O da "Vatan" olsun.










































Sadece 1 belediye çalışanının kasasında ; 135 bin Euro, 36 bin lira, 6 kilo 430 gram altın, 13 çeyrek altın benzeri büyük boy altın, 75 tam ve 50 yarım, 1059 çeyrek altın, 22 ayar 0.5 gram ibaresi olan 1 adet altın, toplam 10 gram altın, 1 tane üzerinde Atatürk portresi olan altın, 490 Gürcistan Larisi, 8 farklı kişi adına çeşitli bankalara ait 24 adet hesap cüzdanı ve çeşitli materyallerin ele geçirildi. ne diyorsunuz bu konuda
başkanım kaç zamandır chp ile pkk yı bir arada yazmıyorsun neden? yoksa akpkk-mhp ittifakı olduğu için mi?
fetö ile akp arasındaki ilişki sorgulanmalı.
Asıl sorulması gereken kozmik oda mesülü bülent arınça neden kimsenin dokunamadığı hatta oğlunun bile 15 temmuzdan sonra nasıl milletvekili olabildiği ? Bu şahsın elinde nasıl dosyalar bilgiler var bu şahıs akp nin bu fetöye ne isterlerse verdiği dönemde neler arşivlemiş ki buna kimse dokunamıyor asıl düşünülmesi gereken bu..
Ağzına saglik başkanım . DEDIKLERINIZE AYNEN KATILIYORUM..AKREBİN CİBİLLİYETİ SOKMAKTIR DİŞİSİ ERKEĞİNI ,ERKEĞI DİŞİSİNİ SOKAR..ODA MÜMKÜN OLMASA AKREP KUYRUĞUNDAN SOLAR,ÇEVİRİR KUYRUĞUNU KENDI KENDINI SOKAR.. ŞAYET BUNU YAPMAZSA AKREPLİK CİBBİLLİYETINE İHANET ETMİŞ OLUR. BU İBLİS FETOCULARIN TARİF ETTIĞIM AKREPTEN FARKLARI YOKYUR..
ALLAH'IN İZNİYLE, BU FETÖ KALINTILARI HEM KAMU BÜROKRASİSİNDEN HEM DE ÖZEL SEKTÖR VE İÇTİMAİ HAYATTAN SİLİNİP ATILACAK..
Hocam devlet her zaman 18 yaşındadır Bülent arınç gibi kozmik odaya giren yada girebilen kişilerin ne zaman nerede olaağı belli olmaz benkimseyi savunmuyorum fakat dün kızmızı dediğimiz yarın pembe olabilir devlet kolay yönetilmiyor.
başkanım çok güzel bir yazı. kalminize sağlık akp içinde fetöcülerin hala çok aktif olduğu ve yönettiği biliniyor. acil olarak bir şey yapılmalı.saygılar