Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, asgari ücret ve emekli maaş zamlarının görüşülmeye başlandığını yazdığı köşe yazısında, "Çiftçi zor durumda fakat bu ürünlerin tüccarları, simsarları paraya para demiyor. Asgari ücretli ve emeklilerin kimseye avuç açmayacak hatırı sayılır geliri ihtiyacı vardır" dedi.
Değerli dostlar, malumlarımız bu günlerde asgari ücret, emekli ve memur maaşları gündemde. Rakam belirtmeyeceğiz ama vurguyla belirtilmesi gereken bir konu var ki, özellikle asgari ücretli ve emeklilerin insanca ve onuruyla yaşamak, kimseye avuç açmayacak hatırı sayılır bir gelire ihtiyacı vardır.
Bu nedenle daha bütçe kanunu görüşülürken söz konusu harcama kalemlerine bütçeden uygun payın ayrılması gerekmektedir. Bütçe, TBMM'de kabul edilmeden önce milli gelirden hangi kesimin ne kadar pay alacağının belirlenmesi çok önemli. Yalnız burada gözden kaçmaması gereken bir husus var. O da adaletli olmak. Adil olmak Allah'ın bir emridir.
Bu gün Türkiye'de maaşını alamama endişesi yaşayan kimse yoktur. Fakat parasal olarak sıkıştırılmış bir ekonominin, diğer ekonomik politikalarla desteklenmesi şarttır. Yoksa para politikaları uygulamaları tek başına hiç bir işe yaramadığı gibi, ekonomiyi daha da bozar. Ekonomi ne kadar güçlü olursa, ücretli kesimin durumu da o kadar iyileşir. Ülkemizin en önemli sorunlarından biri de, her konuda olduğu gibi ticarette de ahlak sorunudur.
Adalet, dürüstlük, ahlak deriz de, bu konularda kendimizi asla sorgulamayız. Piyasadaki her türlü üründeki kar oranlarına baktığımızda, akıllara zarar bir vurgun var. İşlenmemiş gıdalarda (yaş sebze ve meyve) üreticiler külliyen zararda. Fakat bu ürünlerin tüccarları, simsarları paraya para demiyor. Hal kanunu 2013 yılından beri bir türlü meclisten çıkamadı. Hal yasasının önünde kim engel ise bu milleti soyarak, tatlı para kazanıyor demektir. Oysa çiftçi zor durumdadır. Ürününü satmak zorundadır. Çiftçiden vadeli mal alan tüccar, istediği fiyata alıyor, istediği fiyata satıyor. Önce çok iyi bir kazanç sağlıyor, sonra çiftçinin parasını ödüyor. Sadece enflasyonu yukarı yönlü dalgalandırmaktan ve haksız kazançtan başka bir şey yaptıkları yok. Bu konuya derhal çözüm üretilmelidir.
Enflasyonu üreterek ve emeğe hakkını ödeyerek adil olursunuz. Kar marjını da ahlaki bir seviyeye çekmek zorunludur. Bu takdirde ücret artışları anlam kazanır. Daha maliyetler artmamışken, zamlar yağmur gibi geliyorsa bu ancak ahlaksızlıkla açıklanır. Tıpkı belediyelerdeki yolsuzluklara el atıldığı gibi bu konuya da bir ameliyat şart olmuştur. Zam zammı getirir. Yükselen maliyetler de tüketiciye yüklenir. Maaş ve ücret artışları da 3 günde yok olur gider. Sonra, eski tas eski hamam, her şey kaldığı yerden devam. Dikkat edilirse bu bir zulüm olmaktan öteye gitmez.
Kul hakkına girmemek lazım. Allah'ın emrini gözetmek lazım. Bizim televizyon haberlerinde öğrendiğimiz yolsuzluk ve hırsızlık haberleri sadece ortaya çıkanlar. Ya çıkmayanlar.
Yolsuzluk ve hırsızlık yapanları hapse atmak yetmez. Herkes hak ettiğini almalıdır. Kalın sağlıcakla.









































ah bu cehabe yokmu bu cehabe.zamnarlı o yapıyor .. cehabe teröristlerle ittifak kuruyor cehabe.. papa ile ayin yapıyor bu cehabee.. zamcı cehabe