Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, Türkiye'nin eninde sonunda İsrail ile bir savaşa tutuşacağını yazdığı köşe yazısında, "Bu savaşta aynı anda Yunanistan ve ABD ciddi destek verecek. Savaşa acilen hazır olmamız gerekir. Bunun için milyonlarca intihar dronu üretmemiz gerekiyor" dedi.
Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, yazdığı yeni köşe yazısında İsrail ile Türkiye arasında yaşanabilecek bir savaş ile Türkiye'deki yabancı kelimelerle dolu tabelaları değerlendirdi.
Değerli dostlar, bu haftaki yazımızı iki konu ile ilgili yazacağız.
Epstein olayı patlamadan önce, Facebook sayfamızda İsrail'in Trump'ı ve bir çok dünya liderini şantaj yaparak yönettiğini ve avucunun içine aldığını yazdık. Ancak Facebook bu paylaşımları sildi.
İsrail bir zaman gelecek, bize de saldıracak diye cümle alem söyledi! Ancak sevgili muhalefetimiz kabul etmedi! Şu sıralar sadece bu konuda konuşmuyorlar. En nihayetinde biz İsrail ile, bir savaşa tutuşacağımız gün gibi ortada. Ve bu savaşta aynı anda Yunanistan ve ABD ciddi destek verecek. Avrupa da dahil bunlarla hareket edecek. ABD hazırlıklarını tamamladı.
Bizim de bu savaşa acilen hazır olmamız gerekir. Bu savaş çok büyük oranda havadan olacak. Tam da bu noktada, bizim acilen birkaç santim büyüklüğünde milyonlarca anti personel intihar dronu üretmemiz gerekir ve gerektiğinde düşman ülkelerine bunları arı oğulu gibi göndermemiz halinde asla dayanamazlar. Bu nükleer silah kadar etkili olacaktır. Maliyeti de çok düşük olacaktır. Silahlar savaşlarda etkilidir, ancak savaş insanla ve akılla yapılır. Şimdilik bu kadar. Gelelim bir başka konuya.
DİL
Birlikte düşünelim. Siz yabancıların kendi ülkesinde Türkçe tabela ve reklamlarla cadde ve sokaklarını bezediğini hiç gördünüz mü? ABD veya İngiltere'de bu yapılsa, Türkiye televizyon ve radyolarında birinci haber olur ve gündemden düşmez! Bizim cadde ve sokaklarımız başta İngilizce olmak üzere her her dilden tabelalar ve reklamlarla dolu! Bir türlü kendimiz olamadık. Bu yabancı özentiliğinin geldiği noktadır.
Şair ve yazar, Av. Yavuz Bülent Bakiler çok sayıda muharrir bu konuyu işledi. Bu konu çıkacak bir yasa ile halledilecek bir husus. Sayın yetkililerimizden tabela konusunu istirham edelim. Konuşma dilimizle ilgili hepimizde sorunlarımız var. O da ayrı bir dert!









































askeri kabiliyetten ne kadar uzak olduğunuzu bir kez daha anladık. dosta korku düşmana güven veriyorsunuz. dronesavar lar konusunda zerre fikriniz olmadığını helehele jammer lar dan ne kaddar uzak olduğunuzu anlıyoruz. allah düşmanlarımıza sizler gibi askeri kabiliyeti! yüksek insanlar versin inşallah.
osman şen, sen daha iyi yazmışsın :)
Sonuç olarak; 23 yıllık AKP iktidarı, Türkiye'yi ekonomik, sosyal ve siyasi olarak yıpratmış, toplumsal barışı zedelemiş, dini ve milli değerleri istismar ederek siyasi çıkar sağlamaya çalışmıştır. Adalet sistemindeki çöküş, kadın cinayetlerindeki artış, çocuklara yönelik şiddetin önlenememesi, toplumun temel güven duygusunu sarsmıştır. Türkiye, bugün hem içeride hem de uluslararası alanda zorlu bir dönemden geçmektedir. Bu gidişatın tersine çevrilebilmesi, ancak demokratik değerlere, hukukun üstünlüğüne ve milli iradeye saygılı bir siyasi anlayışla mümkün olabilecektir.
Namus, ayrılık talebi ve kıskançlık gibi gerekçelerle işlenen bu cinayetler karşısında yasal yaptırımların yetersiz kalması, faillerin cezalarında indirimler uygulanması, kadın cinayetlerinin önlenememesinde kritik bir etken olmuştur. Çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar olayları da Türkiye'de ciddi bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Ahmet Minguzzi cinayeti, çocukların maruz kaldığı şiddetin sadece bir örneğidir. Benzer olaylar, medyada sıklıkla yer bulmakta, ancak adalet sisteminin yavaş işlemesi ve cezaların etkisizliği nedeniyle toplumda bir duyarsızlık oluşmaktadır. Demokratik kurumların zayıflatılması, yargı bağımsızlığının tartışmalı hale gelmesi, basın özgürlüğünün ciddi anlamda kısıtlanması bu dönemin diğer olumsuz özellikleri olarak kayda geçmiştir. Gazeteciler, akademisyenler ve muhalif sesler susturulmaya çalışılmış, insan hakları ihlalleri, yolsuzluk iddiaları ve şeffaflıktan uzak yönetim anlayışı, uluslararası arenada Türkiye'nin itibarını zedelemiştir.
Milli değerler ve ortak kimlik konusunda ciddi bir aşınma yaşanmıştır. Atatürk ilke ve devrimlerine yönelik sistematik karalama kampanyaları yürütülmüş, cumhuriyetin kurucu değerleri hedef alınmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde siyasi baskı kurulmuş, ordunun itibarı zedelenmiştir. Adalet sistemindeki çöküş ise toplumun en temel güven duygusunu sarsmıştır. Ahmet Minguzzi cinayeti, adalet sisteminin zaafiyetlerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren sembol olaylardan biri haline gelmiştir. 14 yaşındaki Minguzzi'nin Kadıköy'de 15 ve 16 yaşındaki bireyler tarafından öldürülmesi ve faillere yaş indirimi uygulanacak olması, toplumda adalet duygusunu derinden yaralamıştır. Kadın cinayetleri ise ülkenin kanayan yarası olmaya devam etmektedir. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, 2024 yılında 394 kadın cinayeti işlenmiş, 258 şüpheli kadın ölümü gerçekleşmiştir. Bu sayı, veri tutulmaya başlandığından bu yana ulaşılan en yüksek sayıdır.
Türkiye, son 23 yıllık AKP iktidarı döneminde tarihinin en derin siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümlerini yaşamıştır. Bu süreç, başlangıçta demokratikleşme ve ekonomik istikrar vaatleriyle başlasa da, zamanla otoriterleşme, yolsuzluk iddiaları ve derin bir ekonomik krize evrilmiştir. Ekonomik olarak Türkiye, kronik enflasyon, kontrolsüz döviz kuru artışları ve yüksek işsizlikle mücadele etmektedir. Türk Lirası son on yılda değerinin büyük bölümünü kaybetmiş, enflasyon resmi verilere göre P'lerin, bağımsız ekonomistlere göre ise 0'nin üzerine çıkmıştır. Yoksulluk sınırı altında yaşayanların sayısı artmış, sosyal adaletsizlik derinleşmiştir. Dini duyguların istismarı ise bu dönemin en kaygı verici özelliklerinden biri olmuştur. Camilerin siyasete alet edilmesi, dini değerlerin iktidar söyleminde pazarlanması, toplumun dindar kesimlerinde dahi rahatsızlık yaratmıştır. Laiklik ilkesi tartışmaya açılmış, dindar-seküler ayrışması derinleşmiştir.
boş işler yazarı..yazdıklarımızı yayınlayacak cesaretiniz yok galiba?
ço0k tırt bir tespit her zamanki gibi. gündemden uzak sözüm ona milliyetçilik pompalıyrak mileti gaza getirme çabası. bir kerede çarşıyı pazarı yaz be adam, bir kerede belediye başkanlarına milli iradeye yapılan darbeyi yaz.birkere akp-pkk-mhp ittifakını yaz. bir kere şehitlerin sızlayan kemiklerini yaz. birkere hayatınızda sadece bir kere dürüst olun. seni allaha havale ediyorum.
Çok yerinde bir tesbit Osman abi. Allaha şükür savunma sanayimiz çok büyük ivme kazandı. Yüksek teknoloji silahlar üretiyoruz. Ama patlayıcı yüklü arı sürüsü gibi dronlar'da olmazsa olmazımız. Hem düşük maliyetli, hem de düşmana büyük zayiat veren, caydırıcı silahlar bunlar.