Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, narsistler ve sosyopatları yazdığı köşe yazısında "Narsizmin bir üst seviyesi, psikopat, en üst seviyesi ise sosyopattır. Bu hastalık toplumun küçük, büyük her kesimini kasıp kavurmaktadır" dedi.
Değerli dostlarım, içinde yaşadığımız toplumun maalesef çok ciddi bir kısmı narsisttir. Narsizm bir kişilik bozukluğu hastalığıdır. Bu hastalık toplumun küçük, büyük her kesimini kasıp kavurmaktadır. Bundan kurtulmak için en önemli yöntemlerden biri de olayları yorumlarken, bir de tersinden bakma yetisini kazanmaktır. Çünkü narsizmin en belirgin özelliklerinden biri, empati yoksunluğudur.
Her olayı ve durumu bir de tersinden düşündüğümüz zaman, empati yapma şansını elde etmek mümkün olabilir. Ancak bunun için kendimize üçüncü bir gözle ve menfaat gözetmeksizin, harici bir bakışla tarafsız bakmak gerekir. Aksi halde kendimize yardım edemez ve hep kendimizi haklı çıkaracak, ben merkezli bir düşünce, söylem ve eylem geliştiririz.
Narsist insanlar aslında korkak ve sürekli kendini koruma ve kurtarma hezeyanları içinde yaşar. Kendini sürekli saldırı altındaymış gibi hisseder. Bu nedenle çevresine koruma duvarları örer. Karşısındakini dinler gibi görünür ama dinlemez ve anlamaz. Narsist sürekli övülmek, övünmek ve onaylanmak ister. Eleştiri ve karşı düşüncelere kapalıdır. Tabi çoğu zaman bütün bunların farkında değildir. Asla özür dilemezler. Özür dilemenin kendilerini küçülteceğini sanırken, bunun yüksek bir erdem olduğunu anlamazlar.
Bir narsistle baş edemeyen insan, sessiz kalır veya istemese de bunları onaylarsa, sadece karşısındakinin narsizmini besler. Narsistler bir makam sahibi ise, astlarını ezer üstlerine ise tam bir uyum yapar. Bu nedenle sürekli terfi ederler. Haksızlık veya yanlışı ortaya çıkarsa, demogoji (konuyu saptırmak) yapmakta ustadırlar. Bir narsistin nezdindeki değeriniz, onların menfaatleri kadardır. Bir psikiyatr veya psikoloğa gitmeyi asla kabul etmezler. Kendinden daha birikimli, donanımlı ve erişemeyeceği insanların seviyesine çıkkamadıklarında, o insanları kötüleyerek kendi seviyelerine indirgemeye çalışırlar. Çevresindekileri sürekli yönetme ve yönlendirme çabası içindedirler. Bunu yapamadıkları ortamda durmazlar.
En büyük korkuları eksik veya yanlış yönlerinin ortaya çıkmasıdır. Çıksa da kabul etmezler. Bir narsist şu cümleyi asla kurmaz:
"Lütfen kusuruma bakmayın bu konuda yanılmışım, siz bu hususta benden daha iyisiniz, ben hata ettim".
Aslında böyle bir cümle sizi, öyle büyütür ki, adeta devleştirir ve sizi daha değerli hale getirir. Ama narsist bunu alçalmak olarak yorumlar. Narsistin en büyük korkularından biri, yanlış ve hatalı olduğunun ortaya çıkmasıdır. Hep onaylandığı, ortamları sever. Onaylamazsanız sizinle bir daha karşılaşmak istemez. Narsizm tüm toplumların kanayan bir yarasıdır.
İnsan ihtiyaçlarının ilk sırasında "güvenlik ihtiyacı" vardır. Kalbiniz teklediğinde koşa koşa hastahaneye gidersiniz. Ama ruhunuz, kişiliğiniz hasta ise bunu yok sayar, belki anksiyetik bir rahatsızlıkla hekime başvurabilirsiniz. Eğer bir insan 'ben narsistmiyim' diye merak edip bir psikoloğa giderse, biliniz ki kaybedilmiş bir narsist değildir veya narsist değildir. Narsizm her insanda farklı derecelerde vardır. Narsizmin bir üst seviyesi, psikopat, en üst seviyesi ise sosyopattır.
Konunun uzmanları sosyopatizmi umutsuz vaka olarak değerlendirir. Bu gün, sosyal hayatımızdaki görünmez ama, ancak yaşanır olan bir yaraya dokunduk.
Kalın sağlıcakla.









































sayın osman kandıra kalemini konuşturarak akp-pkk-mhp ortak ittifakına, ülkeyi siyonistlere teslim etmeye, çarşı pazardaki yangına, 19 martta milletin iradesine vurulan darbeyi, adaletsizliği kısaca ülkenin sorunlarını özetlemiş. helal olsun!! yorumu yayınlamamakta neyin nesi?