Samsun'da UNESCO geçici Dünya Mirası listesinde bulunan Kızılırmak Deltasında İsrail Sazanı balık türlerini, deltaya salınan çakallarda kuş türlerini yokediyor. Samsun'da Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti ölüyor!
Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, Kızılırmak Deltası Kuş Cennetinin öldüğünü yazarak, deltada İsrail Sazanlarının balık türlerini, çakallarında kuş türlerini yokettiğini gündeme getirdi.
Değerli dostlar, güzel Samsun'umuzun Bafra ilçesinde bulunan Kızılırmak Deltası yaklaşık 560.000 dönümdür. Yani 56.000 hektar arazi. Ülkemizin bu güzide bölgesindeki delta içinde yaklaşık 217.000 dönüm korunan Ramsar sulak alan bulunmaktadır. Kuş Cenneti Sulak alan bölgesinde Ulugöl, Cermek gölü, Gıcı gölü, Tatlı göl ve daha bir çok irili ufaklı göller ve Aybedir adıyla büyük bir ada bulunmaktadır.
Bu bölge ülkemizde eşi benzeri bulunmayan mükemmel bir yerdir. Ayrıca subasan ormanları doyumsuz bir güzelliğe sahiptir. Kuş Cenneti'nde yaklaşık 140.000 çeşit ve bu bölgede yuvalayıp üreyen yerli kuş olmak üzere toplamda yaklaşık 365.000 kuş türü bulunmakta olup, ülkemizdeki kuş türlerinin yüzde 75'ini teşkil etmektedir. Bafra ilçemiz işte böyle bir güzelliğe sahiptir. Ayrıca bu bölgede balıkçılık yapılmaktadır. Allah'ın bir lütfu olan ülkemizin, bu cennet köşesine ne oluyor. Biz bu yazıyı neden yazıyoruz. Tabi ki öğünmek için yazmıyoruz. Ölmekte olan bu güzelliği ve yaban hayatını nasıl kurtarabilirizin derdine düştük.

Bizzat o bölgede yaşamış, orada hayvan gütmüş ve otlatmış, orada büyümüş biri olarak, hatırladığım kadarı ile, 1968 yıllarından beri şu ana kadar Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti nasıldı ve ne hale geldi, tüm süreçleri yaşadık ve şahit olduk. Doğaya şahitlik ettik.
İlk olarak her nedense İsrail Sazanı diye ifade edilen istilacı bir balık türü ki kimsenin yemediği bir balıktır, salındı sulara ve çok kısa bir süre içinde deltada kızılkanat denen süper lezzetli bir balık türünü yok etti. Diğer balık türleri de oldukça azaldı. Yani diğer türler de, şu an ciddi bir tehlike altında. Balıklar için büyük felaket yakın. Peki başka ne oldu? Belgem yok ama bölgeye çakallar salındı. Şu an çakal popülasyonu geometrik bir artış hızıyla yükselmiş durumda. Binlerce çakal bütün zamanlarını, kuşların yumurtaları başta olmak üzere, kuşları ve yavrularını fındık toplar gibi topluyor. 140.000 yerli kuş türü bölgede yavru büyütüyor diyeceğim de maalesef büyütemiyor. Bu kuşlar toprak üstünde ve sazlıklarda yuva yapıyor. Çakallar akşama kadar sabaha kadar bütün zamanlarını kuşları avlamakla geçiriyor. Yabani yerli kuş hayatı bitti bitecek.
Bu yetmedi, bölgede yaşayan kömüş (manda) malaklarını yiyorlar. Bölgede yaşayan insanların tavuklarını yiyorlar. Artık bölge insanı tavuklarını dahi güdüyor. Herkesin canına tak etmiş durumda. Konuştuğum herkes, bıçak kemiğe dayandı "yeter artık" diyor. Evet gerçekten de yeter artık.
Bir örnekle hesap yapalım. Mesela 5.000 çakal her gün karnını doyuracak. Çakalların yediği yumurta ve kuş. Bölgede yiyebilecekleri başka bir şey kalmadı. Her çakal günde, bir kuş yerse günde 5.000 kuş eder. 2.000 çakal olsa ki, daha fazla bu, 2.000 kuş eder. Yılda 730.000 kuş eder. Yumurtaları da yedikleri için kuş üremesi de, olmaz ise ne olur siz düşünün.
Bölgede avlanmak yasak. Anladık da, yılda 2 ay avlanmayı yasaklamakla kaç tane kuşu kurtarıyoruz? Çakalları, çoğaltarak ne yapıyoruz peki? Avcıların avlayacağı kuş sayısı çakalların yanında çerez gibi kalır. Tamam av yasak olsun da, çakalları ne yapalım? Domuz, tilki ve kurtlar konusuna hiç girmedik. Şu an su tavuğu ve saz horozu sayısı, bir elin parmaklarını geçmez. Ekosistem Allah'ın yarattığı doğal dengedir. Siz buraya müdahale ederseniz, bunun bedeli ağır olur. Ayetle sabittir. Kızılırmak Kuş Cenneti ölüyor. Bilgilerinize sunulur.









































gene gündemi yakalamış ve ekrem imamoğluna düzenlenen kumpasın ne kadar boş ve siyasal hınç ile dolu olduğunu mecazi anlamda anlatmışsınız. tebrik ediyoruz sizi.
Çakallar sadece burada değil Terme ilçesi göktaşı mahallesinde de problem tavuklarımızı ve koyunların yavrularını gütmekten bıktık usandık çakal ulumasından geçilmiyor bıçak kemiğe dayandı