Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, yeni köşe yazısında siyaset ve para konusuna dikkati çekerek, "Tek amacı paraya ulaşmak olan insanlar siyasette cirit atıyor. Namuslu para, namussuz para" dedi.
Değerli dostlar, Türkiye'de bu gün siyasetin geldiği nokta artık, bir siyasi mücadele aşamasını geçmiş, Milli Mücadele şekline dönüşmüştür.
Bir tarafta asla partizanlık yapmayan ve vatan derdinden başka kaygı gözetmeyen bir cenah ve seçmen kitlesi, diğer yanda ise bir açlık muhabbeti tutturmuş giden cenah ve seçmen kitlesi mevcuttur.
Bu aç kesimin vatan, millet, uçak, tank, İHA, SİHA, roket, füze, iç ve dış düşmanlar, ihanetler, ülkemizin kalkınması ve güçlenmesi, asla umurlarında bile değildir. Dikkat ederseniz siyasi parti ayrımı yapmadan, seçmen dedik. Cenah derken de siyasete ilgi duyan kesimleri kast ettik. Bu açların tamamında en pahalı telefon cihazları ve tamamının en az bir otomobili, hatırı sayılır bir geliri ve konutu var. Olmayan da vardır, ancak böyle bir genelleme yapılabilir.
Kurban bayramında pay vermek için kurban kesmeyen birini bulmak bile, çok çok zor. Peki burada hata kimin? Hata yine siyaset kurumunda. Siyaset kurumunu tartışmak için günlerce konuşabiliriz. Hatta bu konuda ciddi ve çok amaçlı bir çalıştay yapılmalıdır. Türkiye'de genel itibariyle, siyaset kurumu kirlenmiş ve yıpranmıştır. Siyaseti allayıp pullamak ve süslemek artık yetmiyor. Bir binayı istediğiniz kadar boyayın, kolonları çürümüş ise bir depremde yıkılır ve içinde insanlar ölür. Siyaset çürür ise, bir vatan ölür. Oysa vatanı siyaset yönetir.
O halde bizim siyaseti sağlığına kavuşturmamız lazım. İşte tam da bu noktada yapılacak işlerin reçetesi biz de vardır. Meraklısına ve sağlığına kavuşmak isteyene ücretsiz. Sadece vatanım için ne yapabilirim kaygısı ve derdi ile. Bazen bir misal çok şey anlatır. Mesela, siz bir sandal ile derin sulara açılacaksınız diyelim. Yanınıza kimi ya da, kimleri alırsınız. Evet cevabınızı işittim. Çok iyi yüzme bilen, akıllı kişiler ve gerekli teçhizatları alırsınız. Peki siyasette yanınıza kimleri alırsınız, diye bir soru sorsam ne cevap verirsiniz?
Bu gün Türkiye'de siyaset yapma iştahı özellikle taşrada paraya odaklı kişilerdedir. Tek amacı paraya ulaşmak olan insanlar, siyasette cirit atmaktadır. Paraya ulaşmak tabi ki istenecek bir şeydir. Ancak para iki çeşittir.
Namuslu para
Namussuz para
Sorunun çözümü de bizim tercihlerimizde düğümleniyor. Paraya odaklı insanın lügatında dava ve şehitler kelimeleri ile para kelimesi yer değiştirmiştir. Davası olmayan insan, çok kısa bir süre için, emaneçiliğini yapacağı para için ülkesinin geleceğini satmış demektir. Para kazanılır, kaybedilir ve yine kazanılır. Ülken giderse geri gelmez.
Bu nedenle siyaset yapacak kişileri, doğru belirleyemezsek sistematik ve temel bir hata etmiş oluruz. Sistematik hatalar da yanlış sonuçlara götürür. Burada bir karar vermek gerekiyor. Para mı? Vatan mı? Ekonomide bir deyim vardır. "Kötü para, iyi parayı kovar". Bu siyasette de geçerlidir.
Şöyle ki; kötü siyasetçi iyi siyasetçiyi kovar. Zira neyi amaçlıyorsanız ona uygun kadrolar oluşturursunuz. Dünyayı siyaset yönetir. Ülkeyi de siyaset yönetir. O halde gelin biz kendimizi, ailemizi, partimizi ve ülkemizi güzel ve ehil ellerle yönetelim. Siyaseti sevelim ve sevdirelim. Mevcut gözlüklerimizi kırıp atalım.
Siyaset kurumunda taşra yöneticilerinin bir çoğunda, dünya konjonktürüne dair, davasına ve siyasete dair söyleyecek üç tane cümlesi yok. Protokol bilgisi yok. Devlet ve işleyişini bilmeyen cahil insan oldukça fazla. Kızdırdığım insanlar kusura bakmasın, ama kral çıplak. Çalıştayla başlanmalı. Değişim, dönüşüm ve eğitim şart. Kalın sağlıcakla.









































Ülkemizde uzun yııardır mesleklerin ve kurumların güvenirliliklerine dair kamuoyu araştırmaları yapılagelir. Adete çoğu meslek ve kurumları sıralaması dip yapmış durumda. Siyasi partilerin çoğu taşra, biraz da merkez teşkilatları ülküsüz, bilgisiz ve ehliyetsiz insanlardan oluşuyor. Adeta tüm tasarruflar ekonomik fayda sağlamaya matuf gibi. Bu yaklaşım kurumların hizmet niteliklerini de düşürmektedir. Maalesef Efendim.
osman bey sizde mecliste slogan atanlar arasında mıydınız? yoksa onlarda mı cehapeliydi? hiç bir soruya cevap vermeyen sayın osman bey.
"Kurucu önder" lafına ne diyeceksiniz sayın iyi siyasetçi?
yalana ortak olmayın. dürüst olun. en azından hayatınızda bir kere. saygılar.
Teşekkürler Başkanım
osman bey gene gündemden uzak ve taraflı bir yazı yazmışsınız. çarşı pazar sizi tanıyor ve yazdıklrınıza gülüyor. siz bunu bırakın gündeme bakın. trumpın meşruiyet vermesine ne diyorsunuz? akp-pkk-mhp ortak koalisyonuna ne diyorsunuz? bunlara cevap verin. ben yazdım oldu bitti değil insanlar gerçek gazetecilik görmek istiyor. ayrıca belirtmekte fayda var. aç kesim dediğiniz bizler saydıklarınıza karşı değiliz. karşı olduğumuz şey milli ve manevi duyguları kullanarak insanların kandırılmasıdır. bu halk siyasilerin yalanlarından bıkmış sizin gibi bu yalanlara çanak tutanlarıda sevmemektedir. çok şükürki hakan fidanın kaan uçakları için yaptığı açıklama bu yalanın ortaya çıkarmıştır. bakın biz bunlara karşı değiliz. ama siyasiler şunu söylemeli bu uçağın yapımı için amerikanın motoru gerekli! yerli ve milli dediğiniz her şey yabancı menşeili.bu mudur doğruluk? bizim mühendisimiz bunları fazlası ile yapar ama uzun yıllar gereken çalışmalar ile. sizler gibi gazla yapamazlar. saygılar.