Samsun'a TÜBİTAK Karadeniz Araştırma Merkezi kurulması gerektiğini gündeme getiren Samsun Kent Haber köşe yazarı Prof.Dr. Zafer Şahin yeni köşe yazısında bu talebi ve Samsun'a TÜBİTAK Karadeniz Araştırma Merkezi kurulması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte milletvekili ve belediye başkanlarına dilekçelerini gönderdiğini açıklayarak, Samsun'a Karadeniz Araştırma Merkezi kurulması konusundaki son gelişmeleri yazdı.
Samsun’a TÜBİTAK Karadeniz Araştırma Merkezi Kurulmasının Önemi! Acaba Başarabilir miyiz?
Kıymetli Samsun Kent Haber okuyucuları, bir önceki yazımda hayalim olan Samsun’da TÜBİTAK Karadeniz Araştırma Merkezi (TÜBİTAK-KAM) kurulmasına yönelik talebimden sizlere bahsetmiş ve süreci ve gelişmeleri sizlere aktaracağımı belirtmiştim.
Bu konuyla ilgili olarak, 'Türkiye Yüzyılı' perspektifiyle Samsun’da TÜBİTAK’a bağlı olarak TÜBİTAK-KAM kurulmasına yönelik talebimi içeren dilekçelerimi başta sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, TÜBİTAK’ın bağlı olduğu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Samsun Valisi Sayın Orhan Tavlı, Samsun Milletvekilleri sayın Dr. Mehmet Muş, sayın Orhan Kırcalı, sayın Çiğdem Karaaslan ve sayın Ersan Aksu ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Halit Doğan olmak üzere gerekli mercilere iletmiş bulunmaktayım.
Bakalım konuya dair ilgi düzeyi ne ölçüde olacak ve kimler konuyla ilgilenecekler? Bekleyip göreceğiz. Buradan gelen cevapları ve neticeyi sizlere bildireceğim. Bununla birlikte konuya dair ilgi göstermeyenleri ve cevap vermeyenleri de, açıklayacağımı belirtmek isterim.
Peki, ben bu konuyu neden bu derece sahipleniyorum ve önemsiyorum? Merak edenleriniz olabilir. Öncellikle vurgulamak istediğim husus benim bu talebimin karşılanması durumunda kazananın Samsun olacağı ve şahsımın maddi manevi hiçbir çıkarının söz konusu olduğunu bilahare belirtmek isterim. Bu sebeple Samsun’da TÜBİTAK-KAM’ın kurulması ne anlama geliyor, somut ve soyut getirileri nelerdir bunları tekrar açıklamak isterim.
TÜBİTAK-KAM’ın Samsun’da kurulmasının neden bu denli önemli olduğunu yalnızca bir 'kurum açılması' olarak değerlendirmek büyük bir eksiklik olacaktır. Bu adım, aslında Samsun’un ve genel anlamda Karadeniz Bölgesi’nin bilimsel, ekonomik ve sosyokültürel dönüşümünün başlangıç noktası olabilir.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; TÜBİTAK gibi bir kurumun bir şehirde varlık göstermesi, o şehrin kaderini değiştirebilecek ölçekte bir gelişmedir. Samsun özelinde düşündüğümüzde bu durumun etkileri çok boyutlu olacaktır.
İlk olarak bilimsel katkı açısından değerlendirecek olursak; TÜBİTAK-KAM’ın kurulması, bölgede araştırma kültürünün gelişmesini, üniversite–sanayi iş birliğinin güçlenmesini ve bilimsel üretimin artmasını sağlayacaktır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi başta olmak üzere bölgedeki akademik kurumlar için bu merkez, proje üretme, fon bulma ve uluslararası iş birlikleri kurma açısından büyük bir kaldıraç görevi görecektir. Böylece Samsun, sadece eğitim veren değil aynı zamanda bilgi üreten bir şehir kimliği kazanacaktır.
Ekonomik açıdan bakıldığında ise etkiler çok daha somut olacaktır. Bugün Samsun’un en önemli sorunlarından biri olan işsizlik ve nitelikli istihdam eksikliği, bu tür bir merkezle önemli ölçüde azalabilir. TÜBİTAK-KAM; mühendisler, araştırmacılar, teknisyenler ve idari personel için yüksek katma değerli iş alanları oluşturacaktır. Bununla birlikte merkezin etrafında gelişecek olan teknoloji firmaları, start-up’lar ve AR-GE şirketleri ile şehirde bir teknoloji ekosistemi oluşacaktır. Bu da Samsun’u sadece bir göç alan şehir olmaktan çıkarıp, nitelikli beyin göçü çeken bir cazibe merkezine dönüştürebilir.
Bir diğer önemli boyut ise bölgesel kalkınmadır. Karadeniz Bölgesi uzun yıllardır sanayi ve teknoloji yatırımları açısından geri planda kalmıştır. TÜBİTAK-KAM’ın Samsun’da kurulması, yalnızca Samsun’u değil; Ordu, Giresun, Tokat, Amasya ve Sinop gibi çevre illeri de içine alan geniş bir bölgeyi bilim ve teknoloji ekseninde kalkındıracaktır. Bu merkez sayesinde bölgenin tarım, enerji, çevre ve sağlık gibi alanlardaki potansiyeli bilimsel projelerle desteklenerek katma değeri yüksek çıktılara dönüştürülebilecektir.
Sosyokültürel açıdan bakıldığında ise bu tür bir yatırım, şehirde bilime olan ilgiyi artıracak, gençlerin hedeflerini genişletecek ve 'başka şehirlerde yapabilirim' düşüncesi yerine 'kendi şehrimde de başarabilirim' algısını güçlendirecektir. Bu da uzun vadede eğitim kalitesinin artmasına ve toplumsal gelişime doğrudan katkı sağlayacaktır.
Unutulmamalıdır ki; büyük şehirleri büyük yapan sadece nüfusları değil, ürettiği bilim, teknoloji ve katma değerdir. Samsun, coğrafi konumu, ulaşım imkanları, limanı, üniversitesi ve genç nüfusu ile böyle bir merkezi fazlasıyla hak eden bir şehirdir. Ancak bu potansiyelin harekete geçirilmesi için stratejik ve vizyoner adımlar atılması gerekmektedir. TÜBİTAK-KAM da tam olarak bu vizyonun somut bir yansımasıdır.
Sonuç olarak; bu talep bir kişinin değil, bir şehrin ve hatta bir bölgenin geleceğine yönelik bir taleptir. Eğer gerekli ilgi ve destek gösterilirse, Samsun yalnızca Karadeniz’in değil, Türkiye’nin bilim ve teknoloji merkezlerinden biri haline gelebilir.
Ben bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğim. Gelişmeleri sizlerle paylaşacak, destek verenleri de vermeyenleri de kamuoyunun takdirine sunacağım. Hayallerimizin gerçeğe dönüşmesi temennisiyle herkese sağlık ve esenlikler dilerim.










































Zafer hocam, ALLAH celle celaluhu razı olsun Amin.
TÜBİTAK-KAM’ı şiddetle destekliyorum! Umarım gerekli merciler, dilekçelere olumlu cevaplar verir. Bölgeyi her anlamda domine edecek bu özgün fikir biran önce gerçekleşir.
Helal olsun