Samsun'a verilen 3'üncü üniversite sözü neden tutulmadı? Samsun Kent Haber köşe yazarı Prof.Dr. Zafer Şahin, herkesin unuttuğu 3'üncü üniversite meselesini yazdığı köşe yazısında, "Samsun’a neden 3’üncü bir üniversite gereklidir?" dedi.
Kıymetli Samsun Kent Haber okuyucuları, üniversiteler bacasız fabrikalardır ve bulundukları şehre bilimsel katkısının yanı sıra ekonomik olarak da önemli imkanların ortaya çıkmasına yol açan lokomotif kurumlardır.
Samsun'a 3'üncü üniversite sözü neden tutulmadı?
Bu gerekçeyle, 3. Üniversiteye ne gerek var? 'İstemezük' diyenler olabileceği için, bu hususun önemini bu yazımda sizlere açıklamak isterim. Bu arada Samsun’a dair önemli iş insanlarının da, geçmiş dönemde sözleri olduğunu hatırlatmakta fayda görmekteyim. Birçoğumuz bu vaatleri unutmuş olabilir ama Prof. Dr. Zafer Şahin unutmaz. Üstelik bu konuya dair kanıtlar hala internet sitelerinde yer almaktadır.
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) seçimlerinde oda başkanlığına yeniden seçilerek güven tazeleyen sayın Salih Zeki Murzioğlu, Ekim 2022 tarihinde yaptığı açıklamada, Samsun’a 3’üncü üniversitenin kazandırılması hedefini kamuoyuyla paylaşmıştır. Bu vizyon, şehrimizin geleceği adına son derece kıymetli ve üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir hedeftir.
Bu çerçevede dikkat çeken bir diğer gelişme ise Samsun iş dünyasından gelmiştir. Samsun iş insanı ve golf tutkunu sayın Ahmet Özyazıcı’nın, 2023 yılı içerisinde Samsun’da kurulması planlanan özel bir üniversite için arazi arayışında bulunduğu yönündeki girişim Samsun Kent Haber arşivlerinde bulunmaktadır. Bu girişim, özel sektörün de yüksek öğretim alanına, yatırım yapma isteğini göstermesi açısından son derece önemli olup, Samsun’un eğitim vizyonunun sadece kamu ile sınırlı kalmadığını ortaya koymaktadır.
Ancak burada şu soruyu sormak gerekir: Samsun’a neden 3’üncü bir üniversite gereklidir?
Öncelikle Samsun, Karadeniz Bölgesi’nin en büyük şehirlerinden biri olmasına rağmen, sahip olduğu potansiyelin altında bir bilimsel ve akademik kapasiteye sahiptir. Mevcut durumda Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi önemli bir görev üstlenmektedir. Ancak artan nüfus, genç potansiyel, bölgesel çekim gücü ve gelişen ihtiyaçlar dikkate alındığında, üçüncü bir üniversite artık bir tercih değil, bir gereklilik haline gelmiştir.
Yeni kurulacak bir üniversite ile birlikte:
Şehrin akademik kapasitesi genişleyecek
Farklı alanlarda uzmanlaşmış fakülteler açılabilecek
Uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi oluşacak
Nitelikli insan kaynağı şehirde tutulabilecektir
Ancak burada altı çizilmesi gereken en kritik nokta şudur: Bu üniversite klasik bir yapıdan öte, araştırma ve teknoloji odaklı bir modelle kurulmalıdır. Aksi takdirde yalnızca tabela üniversitesi olmaktan öteye geçemeyecektir.
Tam da bu noktada daha önce ifade ettiğim TÜBİTAK Karadeniz Araştırma Merkezi (TÜBİTAK-KAM) önerisi devreye girmektedir. Çünkü bir şehirde üniversite sayısını artırmak kadar, o üniversitelerin besleneceği araştırma altyapısını oluşturmak da hayati öneme sahiptir. TÜBİTAK-KAM, kurulacak 3’üncü üniversitenin bilimsel üretim kapasitesini destekleyecek, mevcut üniversitelerle birlikte çalışarak Samsun’u gerçek anlamda bir bilim ve teknoloji üssüne dönüştürecektir.
Buradan açık bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Başta Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Samsun milletvekilleri Dr. Mehmet Muş, Orhan Kırcalı, Çiğdem Karaaslan ve Ersan Aksu; ayrıca yerel yöneticiler ve iş dünyasının temsilcileri...
Samsun’un geleceği için bu tarihi fırsatı birlikte değerlendirelim.
Samsun’a 3’üncü üniversiteyi sadece bir vaat olarak bırakmayalım.
Özel sektör girişimlerini destekleyelim.
TÜBİTAK-KAM gibi projelerle bilimsel altyapıyı güçlendirelim.
Gençlerimizin başka şehirlere gitmek zorunda kalmadığı bir Samsun inşa edelim.
İş dünyası ile akademiyi aynı zeminde buluşturalım.
Özellikle iş insanlarına da ayrı bir parantez açmak gerekir çünkü güçlü şehirler yalnızca kamu yatırımlarıyla değil, özel sektörün vizyoner desteğiyle büyür. Samsun iş dünyası, bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif bir paydaşı olmalıdır. AR-GE yatırımları, üniversite-sanayi iş birlikleri ve teknoloji girişimlerine verilecek destekler ile bu dönüşüm hızlandırılabilir.
Konuyla ilgili olarak, bir hususun da altını çizmek isterim: STSO başkanı sayın Salih Zeki Murzioğlu, Samsun’a 3’üncü üniversite kazandırılması yönünde kamuoyuna açık bir hedef koymuştur. Bu yöndeki bir vaat de sayın Ahmet Özyazıcı tarafından verilmiştir. Peki bu sözlerin gereği yerine getirilecek midir? Bu noktada kendisinin sürece ilişkin somut adımları, girişimleri ve gelinen aşamayı kamuoyuyla açık ve şeffaf bir şekilde paylaşmasını bekliyoruz. Samsun halkı adına bu hedefin takipçisi olduğumuzu ve gelişmeler konusunda kamuoyunun aydınlatılmasının büyük önem taşıdığını özellikle ifade etmek isterim.
Ben bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğim. Destek verenleri de sessiz kalanları da kamuoyunun takdirine bırakacağım. Verilen sözlerin tutulması dileğiyle herkese sağlık ve esenlikler dilerim.










































Araştırma ve teknoloji odaklı yeni “ÜNİVERSİTE MODELİ” yıllardır bünyesinde aynı bilim dallarını barındıran, bir kalıpta kendisini sıkışmış hisseden (mezunu/akademisyeni) bulunduran birçok üniversite içinde değişim oluşturabilir. TÜBİTAK-KAM bölgemizin dinamiklerini harekete geçireceğine inanıyorum.
Hocam siz kendi pencerenizden olaya bakmışsınız mezun ettiğiniz öğrencilerin yüzde kaçı mesleğini yapıyor bunuda araştırsanız çok isabetli olurdu. Mezun olan çocuklar üç harflı marketlerde kasiyerlik yapıyorlar bunun için iki üniversiteden mezun olanlar artıyor bile nitelikli bölüm ve mezun olanın kendi mesleğini yaptığı üniversite mezunları için iş imkanı yatırım alanları önermenizi beklerdim. Ayrıca ara eleman tamamen bitme noktasına geldi ilk okul 5 yıla çıkarılıp zorunlu eğitim kaldırılarak okumak şstemeyeni kısa yoldan mesleğe yönlendirecek çalışmalar yapmanız bu gidişle ara eleman bulamayacağız.
Zafer hocam, size sonuna kadar katılıyorum. Mevcutlar Yetmiyor Diyorsak, Neden Yenisi Olmasın? Sayın “Dr. Akademisyen” hocamın yorumunu okudum. Kaygılarını anlıyorum: atanamayan mezun, atıl kadrolar, boşa giden kaynak... Hepsi gerçek. Fakat aynı gerçekler bizi başka bir sonuca da götürebilir: Sorun üniversite sayısı değil, !ÜNİVERSİTE MODELİ! OMÜ ve SAMÜ kontenjan kısıyorsa bu fırsat olabilir. Evet, birçok bölümde öğrenci kısıtlaması var. Çünkü o bölümler 1990’ların ihtiyacına göre açıldı. Bugün kimse İİBF’den 400 mezun istemiyor ama yazılım, yapay zekâ, sağlık teknolojileri, savunma sanayii için kontenjan bulamıyoruz. OMÜ ve SAMÜ devlet üniversitesi. Bölüm kapatmak, yenisini açmak yıllar sürüyor. YÖK izni, kadro aktarımı, mevzuat... Özel veya vakıf statüsünde kurulacak 3. üniversite, şehrin ihtiyacına 6 ayda cevap verebilir. !“Fazla akademisyen” DEĞİL, “Yanlış dağılım” VAR! Haklısınız, bazı fakültelerde 10 öğrenciye 1 akademisyen düşüyor, bazı laboratuvarda asistan bile yok. Fakat bu, yeni üniversiteye karşı argüman değil. Yeni üniversite “aynı bölümleri klonlamak” zorunda değil. Zafer Hoca’nın dediği gibi "ARAŞTIRMA ve TEKNOLOJİ ODAKLI" kurulursa, OMÜ ve SAMÜ’deki hocalar da oraya geçebilir. Rotasyon olur, rekabet olur, yayın baskısı olur. Haftada 2 gün gelip giden hoca, performans kriteri olan yerde barınamaz. Kalite böyle artar. !İşsiz mezun sorunu üniversiteyle değil, plansızlıkla ilgili...! “Üniversite açmak işsiz mezun artırır” deniyor. Doğru, eğer siz yine formasyon, sosyoloji, kamu yönetimi açarsanız artırır. Ama Samsun’da TEI, MKE, Borsan, Yeşilyurt gibi firmalar “mühendis bulamıyoruz” diye bas bas bağırıyor. ASELSAN MKE odaklı Samsun’a yatırım planlıyor. 3. üniversite bünyesinde “Savunma Sanayii MYO Mühendislik” açıp TEI ile protokol yaparsan, mezun daha 3. sınıfta işe girer. DOĞRU MODELLEME İLE 3. ÜNİVERSİTE YÜK DEĞİL, KALDIRAÇ OLUR. “İhtiyaca uygun yatırım” diyorsunuz, sonuna kadar katılıyorum. İşte o ihtiyaç: hızlı kurulan, sanayi entegre, araştırma odaklı, istihdam garantili programlar. BUNU MEVCUTLARIN HANTAL YAPISINDA YAPMAK ÇOK ZOR. Yeni bir yapı, OMÜ ve SAMÜ’yü de kendine çeker, rekabete zorlar. Kaybeden olmaz... Sürç-i lisan ettiysem affola... Selam ve dua ile...
mantıklı deyil
Hocam olaya farklı pencereden bakmışsın. Omü ve Samü’de bir çok bölümlerde öğrenci kısıtlamasına gidildi. Bir çok bölümde atanma oranları oldukça düşük. Sırf akademik kadro için üniversite açılmasını doğru bulmuyorum. Mevcut bölümler güncellenerek atanma ve iş oranı yüksek bölümler kazandırılmalı. Bir çok bölümde fazladan bir sürü akademisyen var. Eğitimde kalitede olduğumuzu siz daha iyi biliyorsunuz. Üniversite açmak üniversite mevzunu işsizleri arttıracak sa anlamı yok. Popüler bölümler açılarak mezunlara iş imkanı sağlanmalı. Üniversite açılsın akademisyenler işe alınsın bakış açısını doğru bulmuyorum. Akademisyen çalışma yapan bilime katkı sağlayandır. Haftada 2gün okula gidip Diğer günler gezip tozan en üst seviyeden maaşını alan akademisyen için üniversite açmak doğru değil. İhtiyaça uygun eğitim yatırımlarına ihtiyaç var. Samsun hepimizin şehri. Eğitime doğru yapılan yatırımlar istiyoruz. Anaokulundan üniversiteye farketmez. Saygılar.