Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, 20 şehit ve düşen C-130 kargo uçağını yazdığı köşe yazısında "Azerbaycan’da yaşanan facia, sıradan bir kaza olarak geçiştirilemez. Dış müdahale var mı bu kaza araştırılmalıdır" dedi.
Azerbaycan’da yaşanan facia, sıradan bir kaza olarak geçiştirilemez. Türk Silahlı Kuvvetlerimize ait C-130 tipi askeri uçağın düşmesi, 20 Mehmetçiğimizin şehit olması hepimizin yüreğini yaktı. Ancak bu olayın geçtiği coğrafya, sadece bir uçuş rotası değil; jeopolitik oyunların, istihbarat savaşlarının ve güç dengelerinin kesiştiği bir bölgedir.
Kafkasya hattı, Ermenistan, İran, İsrail ve Batı ekseninin karşılıklı hesaplaştığı bir alan. ABD ve İsrail’in bölgede kurduğu ağ, sadece diplomatik veya askeri değil; aynı zamanda istihbarat merkezli bir kontrol sistemidir. Bu nedenle, iki motorun aynı anda susması, tesadüf olamayacak kadar ciddi bir vakadır. Bu acı olay teknik bir arızaya indirgenemez, çünkü teknik ayrıntıdan önce politik zemin okunmalıdır.
Uçağın modeli eski, evet. Ama bu uçaklar uzun yıllardır görev yapan, bakımı titizlikle yapılan dayanıklı araçlardır. Yine de C-130 filosunun yaş ortalaması artık ulusal güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu kazayı hem askeri hem teknolojik hem de istihbarat yönleriyle araştırmak en doğru yoldur. Zira modern savaşlar artık sadece cephede değil, görünmeyen hatlarda yürütülüyor.
ABD ve İsrail, bölgedeki enerji hatlarını, savunma sistemlerini ve siyasi dengeleri kendi menfaatine göre şekillendirmek istiyor. Türkiye’nin bağımsız savunma sanayisini büyütmesi, Türk dünyasıyla güçlü bağ kurması, bu çevreleri rahatsız ediyor. Böyle bir ortamda yaşanan her elim olayın ardında sadece teknik hata değil, stratejik bir mesaj da aranmalı.
Milli Savunma Bakanlığı bu konuyu bir dosyaymış gibi değil, bir dönüm noktası olarak ele almalı. Kaza raporları sadece uçuş detaylarını değil, istihbarat ihtimallerini de içermeli. Dış müdahale varsa, bu durum diplomatik ve güvenlik açısından titizlikle değerlendirilmelidir.
Burası sıradan bir bölge değil, bu kayıplar sıradan kayıplar değildir. Artık omuzlarımıza yüklenen şehitlerimizin emaneti, tüm pusları, şaibeleri ortadan kaldırıp gerçekleri ortaya çıkarmayı gerektirir. 20 kahraman vatan evladımızın hakkı, sadece taziye mesajları ve tazminatlarla değil, şeffaf ve derinlikli bir araştırmayla ödenir.
Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin, milletimizin başı sağ olsun.
Ama bu acı sadece bir yas vesilesi değil; aynı zamanda bir uyanış tohumu olmalı. Bu topraklarda düşen her uçak, aslında bir uyarıdır: Biz ya kendi ideallerimiz uğruna mücadele edeceğiz, ya da başkalarının senaryosunda rol almaya devam edeceğiz.
Şehitler bu toprakların onurudur.
Tekrardan Milletimizin başı sağ olsun.
Mekanları cennet dereceleri alî olsun.









































Öncelikle başımız sağ olsun. Daha geçen aylarda hemen hemen aynı yerde İran helikopteri düşmüş iranın lider kadrosu ölmüştü. Dedikleriniz araştırılmalı.