Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, polislerin beklediği Polis Meslek Kanunu ile ilgili yazdığı köşe yazısında, kanunun biran evvel çıkartılması gerektiğini belirterek, "Polisin Meslek Kanunu çıkarılmalı, polisimizin hakkı teslim edilmelidir" dedi.
Bir milletin huzuru, sokaktaki sükunundan bellidir. Sokaktaki huzurun teminatı da polisimizdir. Ancak uzun zamandır o huzuru sağlayan ruh ve bedenler, kendi yaşamlarında huzura hasret kaldı.
Görev başında, nöbette, sabahında ve gecesinde... Bazen bir okul önünde, bazen bir dağ başında, kimi zaman 24 saat aralıksız çalışan polisimizin, artık sesi duyulmalı, hakkı teslim edilmelidir. Çünkü bu yalnızca bir nafaka değil, bir adalet meselesidir.
Polis, hayatın tam ortasındadır. Sadece sınırda değil, toplumun tam içinde; suçun işlenmesini beklemeyen, işlenmesin diye var olan bir mesleğin sosyal mensubudur. Vatandaşın ilk aradığı, çocuğunu kaybeden annenin umudu, kazada yaralının ilk sorduğu, çaresiz mazlumların tek çaresi olan kişidir. Uykusunu, ailesini, kendi huzurunu hiçe sayarak bu milletin huzurunu ayakta tutar. Ama malesef fazla mesaisinin karşılığını alamaz, çalışma saati belirsizdir, sosyal hakları kısıtlıdır. O yüzden, değerli idarecilerimiz onların bu alın teri ve özverilerine kör kalmamalıdır.
Polis Meslek Kanunu artık sadece bir beklenti değil, polisimize gecikmiş bir borçtur. Bir müjde değil, adaletin tecellisinin ahde vefanın, ta kendisidir.!
Bu kanun, maaş düzenlemesinden öte, çalışma koşullarını iyileştiren, polisin hukuk güvencesini sağlayan, onu da huzurun içine dahil eden bir adım olmalıdır. Güvenliği tesis edenlerin, kendi güvenlikleri garanti altında değilse, adaletin terazisi hep eksik kalır. Eksik tartar. Bu da en büyük haksızlıktır.
Bugün doğuda, batıda, şehirde ya da varoşlarda görevde olan her polisimizin iki gözü vardır: Biri görev ateşiyle, diğeri vatan sevgisiyle yaşar. Biri çocuğunun yüzünü hasretle arar, diğeri suç odaklarını izler. O gözlerde sessiz dualar, yorgun geceler, ama vatan sevgisiyle parlayan bir umut vardır.
Devletin kudreti kadar merhametinin de temsili polisin yüzündedir. Çünkü polis yalnızca güvenliğin değil, huzurun da adıdır. Onun güvende olmadığı bir yerde milletin huzuru da pamuk ipliğine bağlıdır. Malesef artık teşekkür yetmiyor. Çünkü teşekkür karın doyurmuyor, güvenliği sağlamıyor, yarayı sarmıyor, borcu kapatmıyor.
Bu ülkenin polisleri, geceyi gündüze katarken tek bir şey istiyor: Emeklerini, alın terlerini, şerefle taşıdıkları üniformaların doğal haklarını.
Adalet sadece suçluyu cezalandırmakla değil, adaletin unsuru olan bekçilerine hakkını vermekle tamamlanır. O yüzden artık söz değil, icraat zamanı. Polisin Meslek Kanunu çıkarılmalı, polisimizin hakkı teslim edilmelidir.










































sayın yazar bu hizmet karşılığı maaş almıyorlar mı ? sorun sa emeklilerin ? memurların ? halkın sorunları ? ben şehir içi ulaşımda para veriyorum polis asker ..... üçretsiz.