Samsun Kent Haber köşe yazarı Ömer Süslü, Türkiye'nin bugün yalnızca ekonomik bir kriz yaşamadığını belirttiği köşe yazısında, partili Cumhurbaşkanlığı sistemine eleştiri getirerek "Türkiye kurumsal bir çöküş sürecinden geçiyor. Koltuklarını kaybetmemek uğruna Türkiye’yi bu sisteme mahkum edenler bellidir" dedi.
TÜRKİYE’NİN DÜĞÜMLENEN SORUNU: PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ
Türkiye bugün yalnızca ekonomik bir kriz yaşamıyor. Türkiye aynı anda siyasi, hukuki ve kurumsal bir çöküş sürecinden geçiyor.
Bu çöküşün adı nettir: Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi. Bu sistem, yüzde 50+1 şartıyla birlikte siyaseti uzlaşmaya değil, mecburi pazarlıklara mahkûm etmiştir. İttifaklar bir tercih olmaktan çıkmış, zorunluluk haline gelmiştir. Ve bu zorunluluk, Türkiye’nin en ağır bedellerinden birini doğurmuştur: Bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı olan yapı, siyasetin kilit aktörü konumuna taşınmıştır.
Bugün yaşadıklarımız bir kader değildir.
Bir tesadüf hiç değildir.
Hepsi planlı ve bilinçli tercihlerin sonucudur.
Bu noktada hafızayı tazelemek gerekir.
2015 seçimlerinden sonra Milliyetçi Hareket Partisi, 40 milletvekiliyle, o günkü adı HDP olan partiden daha az milletvekili çıkarmıştır. Bu tablo karşısında, benim de içinde bulunduğum 16 il başkanı olarak MHP’de olağanüstü kongre sürecini başlattık.
Gerekli imza sayısının iki buçuk katını topladık ve genel merkeze teslim ettik.
Tam da bu süreçte, bir genel başkan yardımcısı bir aracı üzerinden bana şu mesajı iletti:
“Biz sarayla partili cumhurbaşkanlığı sistemi konusunda anlaştık. Bu kongre olmayacak.
İmzalarını geri çek. Biz seninle devam etmek istiyoruz.”
Bu teklifi reddettim.
Sonuç ne oldu?
İl teşkilatı kapatıldı.
İl başkanlığı görevimden alındım.
Bugün yaşadığımız düzenin nasıl kurulduğunu anlamak isteyenler için bu örnek yeterlidir.
Koltuklarını kaybetmemek uğruna Türkiye’yi bu sisteme mahkûm edenler bellidir.
Bugün DEM Parti kilit konumdaysa, bunun sebebi bu sistemdir.
Bugün hem AK Parti hem CHP, DEM Parti’den vazgeçemiyorsa, bunun sebebi bu sistemdir.
Bugün DEM Parti sözcüleri bu kadar pervasız konuşabiliyorsa, gönderde ki bayrağımız indirilebiliyorsa bunun sebebi bu sistemdir.
Daha açık söyleyeyim:
Eğer Türkiye bugün tek bir kişinin ağzından çıkan sözlerle yönetiliyorsa,
Eğer Gazi Meclis devre dışı bırakılmışsa,
Eğer hukuk askıya alınmışsa,
Eğer adalet terazisi bozuk tartıyorsa,
Bunun temel sebebi partili cumhurbaşkanlığı sistemidir.
Ve bu sistemin baş mimarı maalesef koltuk sevdalısı MHP yönetimidir.
Gerçeklerle yüzleşmeden çözüm üretilemez.
Bugün Türkiye siyaseti yapay bir şekilde iki kutba hapsedilmiştir. Bir yanda AK Parti–CHP sıkışması,
Diğer yanda MHP’nin yetkisiz ama belirleyici etkisi,
Öte yanda DEM Parti’nin şımarık hadbilmezliğiyle birlikte şantaj gücü…
Bu tablo Türkiye’ye zaman kaybettirmektedir.
Bu tablo Türkiye’ye güç kaybettirmektedir.
Çözüm açıktır:
Türk milleti siyaseti yeniden şekillendirmelidir.
İki kutuplu siyaseti reddetmelidir.
Üçüncü yolu büyütmelidir.
Milli, demokratik, kalkınmayı önceleyen, hukuk temelli yeni bir siyasal hattın inşası artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Türkiye’nin kurtuluşu, şahıslarda değil;
Türkiye’nin kurtuluşu, ilkelerde ve kurumlardadır.
Ve son söz:
Bu düzen değişmeden ne ekonomi düzelir,
Ne hukuk düzelir,
Ne adalet düzelir.
Önce sistem değişecektir.
Başka yol yoktur.










































. Kalemine yüreğine sağlık Ömer başkanım.