Samsun Kent Haber köşe yazarı Taner Tekin, depremde ölen avukatların kayıtları kullanılarak ve e-imzalar kopyalanarak verilen sahte diploma olayı ile ilgili yazdığı köşe yazısında, "Bu basit bir sahtecilik suçu değil kamu güvenliği, insan hayatı ve devletin itibarı açısından büyük bir tehdittir" dedi.
Devletin temel direği adalettir
Sahte diploma meselesi bugünlerde gündemi yeniden derinden sarsmaya başladı. Ekrem İmamoğlu’nun usulsüz şekilde aldığı iddiasıyla Diplomasının iptal edilmesinin ardından yeni bir skandal daha gündeme oturdu.
Sahte diploma ve sürücü belgeleriyle kamu kurumlarının sistemlerine yasa dışı yollarla sızan bir suç örgütüne yönelik geniş çaplı bir operasyon başlatıldığını öğrendik. Operasyonda 197 şüpheli gözaltına alınırken, 37 kişinin tutuklandığı duyuruldu. Gelişmeler gösteriyor ki, bu konu bu kadarla kalmayacak.
Operasyonun detayları gerçekten dudak uçuklatacak kadar, korkunç görünüyor.
Sahte psikolog sahte avukat sahte mühendis sahte sürücü belgeleri gibi uzayıp gidiyor. Bu basit bir sahtecilik suçu değil kamu güvenliği, insan hayatı ve devletin itibarı açısından büyük bir tehdittir.
Operasyonun detayları basında çokça yer almaktadır bu sebeple kan donduran bu detayları tek tek sıralamak istemiyorum ancak bu tablo korkarım ki buzdağının sadece görünen kısmı olabilir.
Sahtecilik, dolandırıcılık, üç kağıtçılık, ahlaksızlık toplumun her kesimini bir virüs gibi sarmışken, bu durumn devletin kılcal damarlarına kadar sızmış gibi görünüyor. Terör örgütü FETÖ tarzı bu yolsuzluk ve usulsüzlük, devletimizin ve toplumsal birliğimizin altına koyulan, büyük bir dinamit kadar tehlikelidir.
Daha önceki yazılarımın birinde de söylemiştim, hırsızlık yapan, sahtecilik yapan kısacası suça bulaşan kim varsa, hak ettiği cezayı almalıdır. Kim olduğuna kimden olduğuna bakılmaksızın o benden şu senden hastalığından kurtularak hırsıza arsıza dolandırıcıya sahip çıkmadan hak ettiği cezayı alması için, gerekeni yapmak önce devleti yönetenlerin sonrasında bu tavrı desteklemek de vatandaş olarak hepimizin boynunun borcudur.
Bu noktada yapılması gereken kısaca; Vatandaşın sağlığını ve güvenliğini korumak liyakatı yeniden tesis etmek ve bu tür çetelerle bağlantısı olan herkezin tespit edilip yargı önüne çıkmasını sağlamaktır.
Şunun da diploması sahte bak efendim, falancınınki de sahte diyerek suyu bulandırarak kendi adamlarının yaptıkları, sahteciliği de normalleştirmeye çalışmak en hafif tabiriyle iki yüzlülüktür.
Bu ve benzeri suçlara bulaşan her kim varsa, detaylıca ortaya çıkarılmalı hak ettikleri ceza bu kişilere verilmeli ve bundan sonra bu gibi art niyetli insanların bu ve benzeri suçları işleyememeleri için gerekli önlemlerin alınması şarttır.
Aksi takdirde devlete ve adalete olan güven derinden sarsılır ve geleceğimiz karanlığa gömülür ki devletin temel direği adalettir.
İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere, devletimizin tüm yetkili organları, bu işin üstüne titizlikle gitmeli ucu nereye varırsa varsın sonunu getirmeli ve Kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşmalıdır.
Adaletin tecelli edeceği güvenin yeniden tesis edildiği liyakatın ve sadakatin esas alındığı güzel günler görmek ümidiyle...










































Bu ***lara ***lara göz yuman yol veren devlet görevlileri de tespit edilip görevden el çektirilmeli.
Ülkemizde milyonlarca Üniversite mezunu işsiz varken sahte diplomayla makam sahibi olan kim varsa hesap sorulmalı aksi takdirde Devlete olan güven daha çok zedelenecektir.
Yolsuzluğa bulaşan kul hakkı yiyen herkes Allah’ından bulsun
Doğru bir konuya değinmişsiniz tebrik ederim