Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Terörsüz Türkiye, Çerçeve yasa ve şehitlerle ilgili yazdığı köşe yazısında, "Kimse unutmasın ki, bizim askerimiz, polisimiz şehit olma pahasına görevini en iyi şekilde yaptı. Yenilmediler, yenilmedik. Şimdi herkes vefasını ve safını belli edecek, ihanete çanak tutanları bu millet unutmayacaktır." dedi
Bu vatan için canını veren kahraman şehitlerimiz sanki Terörsüz Türkiye için şehit düşmemişler gibi, şehitlerimizin katili teröristbaşı Abdullah Öcalan’ında onayı alınarak hazırlanan, sipariş yasa tasarısı Meclis'e gelmeden önce, AKP milletvekillerinin imzasına sunuldu. Çerçeve yasaya imza koyanların bile içeriğini tam bilmediği bir yasanın, meclisten geçirilmek istenmesi sıradan bir yasa yapma telaşı değildir.
Sadece bir elin parmaklarından daha az kişinin bildiği Apo patentli bir yasa tasarısını TBMM 'de yasallaştırmaya çalışmak, şark kurnazlığından başka bir şey değildir. DEM Partiyi PKK terör örgütünün meclisteki siyasi temsilcisi olarak gördüğümüz için, dayatmalarını anlıyoruz. Vatan, millet, şehit edebiyatı ile şehit ailelerini 40 yıldan fazladır kandıranları, hiçbir şekilde anlamıyoruz.
Milletimizin, şehit ailelerinin, kahraman gazilerimizin içeriğini hiçbir şekilde bilmediği bir yasa tasarısını, yasallaştırmak için milletvekillerinin imzasına ve kabul oyuna sunmak, gerçek demokrasilerde kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü çerçeve yasa, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ında bilgisi ve talebi alınarak hazırlanan, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi yok sayan bir siyasi mühendislik eseridir. Ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü ciddi manada sıkıntıya sokacak, devletimizin üniter yapısını bozacak her adımı ihanet kokan bir çalışmadır.
DEM partililerin ve İmralı’nın bebek katilinin zaman zaman yaptığı açıklamalar bunu anlatıyor bunu söylüyor.
Etrafımızda olup bitene kulağımızı tıkayıp, gözlerimizi kapamaya devam edersek, büyük bir beka sorununun ülkemizi parçalamak için beklediğini gördüğümüzde, iş işten geçmiş olacaktır. Her şey gizli kapaklı yürütülse de, hiç bir şey gizli kalmıyor. Mutlaka bir sızıntı oluyor. Beklenmedik bir anda bu ihanetin şifreleri bit pazarına düşecektir. Biz şehit yakınları bu süreçte muhatap alınmadığımızı biliyoruz bu gerçeği saklamıyor ifşa ediyoruz. Biz iyi niyetle yola çıkmıştık demek, ne kadar doğru kabul edilebilir. Silahı sadece sembolik olarak bırakan asla pişman olmadıklarını söyleyen bölücü PKK terör örgütüne, bu asil millet niye güvensin. Bazı şehit aileleri vakıflarının başkanlarının, yine aynı şekilde bazı şehit aileleri derneklerinin, genel başkanlarının sürece verdiği açık destek, gerçekten şehit ailelerinin gönülden verdiği bir destek mi?
Biz şehit ailesi olarak böyle bir sürece kesinlikle destek vermiyoruz. Hiç şüphesiz evladını PKK terörüne şehit vermiş, hiç kimsenin kabul etmediği bu desteği bu sürece bazı Şehit Aileleri Vakıf başkanı yada Şehit Aileleri Dernek Genel Başkanlarının veriyor olmasının açıklamasını, biz şehit yakınları biliyoruz ki, bu bir dayatma, razı etme mühendisliğidir. Biz razı olmadık. Her hangi bir partiye mensup yada bağımsız bir milletvekili bu çerçeve yasaya imza atıp, evet oyu verirken çok iyi düşünmeli, yarın ben bilmiyordum, kandırıldık, aceleyle okumadım, deme hakkına sahip değildir. Bu süreci aklamaya yönelik çerçeve yasaya evet diyecekler, ister iktidar partisinden ister bağımsız ister muhalefet partisinden olsunlar unutmasınlar ki, bu sürece verecekleri destek biz yenildik desteğinden başka bir destek olmayacaktır.
Kimse unutmasın ki bizim askerimiz, polisimiz şehit olma pahasına görevini en iyi şekilde yaptı. Yenilmediler, yenilmedik. Kim neyi, Türk milletinden ve biz şehit yakınlarından saklamaya, inkar etmeye devam ederse etsin bunların ihanet ettiğini şehitlerimizi ve gazilerimizi yok saydığını kahrolarak kendi açıklamalarından görüyor ve niyetlerinden biliyoruz.
Olağanüstü bir gizleme ile Türk milletinden hatta TBMM’de imza atacak kendi milletvekillerinden bile, tam içeriği saklanan çerçeve yasa tasarısı en başından beri ihanet yasası olarak net bir biçimde önümüzde, bu durum hala görülmüyor mu?
Teröristbaşı Abdullah Öcalan hakkında hazırlanan ve kabul edilen Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı İddianamesinin 137 sahifesinin son paragrafında ve 138 sahifesinde, hala bugünde geçerli olan bir tespit var.
26.04.1999 tarihli Ankara: "Görüldüğü gibi hak ve özgürlüklerin kullanımına sınırlar getiren Anayasanın 13 ve 14 üncü maddesindeki kurallar hukukça kabul edilmiş kurallardır. Bireyin sahip olduğu bu haklar dışında millet bütünlüğü içinde yer alan bir topluluğa değişik adlar adı altında siyasal haklar verilmesi düşünülemez. Türkiye’de herhangi bir topluluğa imtiyaz sayılacak haklar verilmesi, Anayasa’nın Başlangıç, 2, 3 ve 4 üncü maddelerinin değiştirilmesi, Devletin ve ülkenin parçalanması sonucunu getirir. Yukarıda geniş olarak yapılan açıklamalardan da açıkça bellidir ki, PKK bir terör örgütütür. Uyuşturucu ticareti yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti uyuşturucu ticareti yapan, insanlığa karşı devamlı suç işleyen bir terör örgütünü kabul edemez.
Kaldı ki Abdullah Öcalan’ın sorgusundaki beyanına da kesin olarak itibar edilemez. Abdullah Öcalan’ın kurduğu PKK’nın asıl amacı, müstakil bir Kürt Devleti kurmaktır. Abdullah Öcalan’ında amacı aynıdır. Bu amaca ulaşmak için Türkiye’ye saldırıda bulunmuş, Türkiye’de gerçekleştirdiği binlerce kanlı terör eylemiyle binlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur.”
Bu tespitleri bu iddianameye yazanlar devletimizin değerli Cumhuriyet Savcıları. Bunlar bilinen gerçeklerin gerçek kısa bir özeti. Aradan uzun yıllar geçmiş olsa bile değişen bir şey yok. Çerçeve yasa tasarısına imza atacak, sonrasında oylamada evet ya da hayır oyu kullanacak, tüm milletvekillerine bu özet bilgiyi hatırlatmak istiyorum. Çerçeve Yasaya imza atacak her milletvekili nasıl bir sorumluluğu aldıklarını unutmasınlar diye, herkese şehit yakını kimliğimle hatırlatıyorum, hatırlatıyoruz. Sayın Milletvekillerimiz çerçeve yasada ya Apo’nun ya da şehitlerimizin yanında duracaklar, başka seçenekleri yok. Biz şehit aileleri hem hem şehitlerimizin, hem gazilerimizin en önemlisi de devletimizin yanında durmaya devam ediyoruz. Şimdi herkes vefasını ve safını belli edecek, ihanete çanak tutanları bu millet unutmayacaktır.









































