Samsun Kent Haber köşe yazarı Doç.Dr. Zafer Şahin, yere çöp atılması ve tükürülmesi ile ilgili yazdığı köşe yazısında içi temiz olanın çevresinin de temiz olacağını belirterek, "Hani temizlik imandandı. Bilim ve teknoloji çağında hala ilkel insanlar gibi davranıyoruz" dedi.
İçi temiz olanın çevresi de temiz olur!
Hani temizlik imandandı? İnsan kalitesi bağlamında ahlak ve eğitimin çevre bilincinde önemine dair bir perspektif yazısı
Kıymetli Samsun Kent Haber okuyucuları, sizlere ikinci kitabım olan "GERZEKLER PANDEMİSİ-Artık Her Yerdeler" isimli eserimde de değindiğim bir konu hakkında seslenmek istiyorum. Bu yazımda ele aldığım husus, çevre bilinci ve çevreyi korumanın önemi.
Bilimde ve teknolojide müthiş ilerlemelerin yaşandığı bir çağda bile maalesef çevreyi koruma ve duyarlı olma hususunda halâ ilkel insanlar gibi davranmaktan vazgeçmediğimizi müşahede etmenin üzüntüsünü ve hayal kırıklığını yaşadığımı belirtmek isterim. Buna rağmen bu durumun sabırlı ve ısrarlı bir tutum ve eğitimle belki tümüyle olmasa da belli bir düzeyde düzeltilebileceğine inanmaktayım. Bu sebeple, bu konudaki hassasiyetime ve insanları uyarma sorumluluğumuza binaen bu yazıyı kaleme almış bulunmaktayım.
Yazımın başlığının ve içeriğinin biraz sert veya katı bir tutum mahiyetinde olduğunun farkındayım; ama bu kimsenin kalbini kırmak için değil, aksine konunun artık kabul edilebilir sınırları aştığına vurgu yapmak için seçtiğim bir üsluptur. Dolayısıyla bu meselenin çevreye duyarlı dostlara bir destek, umursamaz ve vurdumduymaz kişilere de hak ettikleri bir uyarı ve hatta bir meydan okuma düsturuyla ele alındığını belirtmek isterim.
İnsanları incitmek gibi bir alışkanlığım yok, ancak yerlere çöp atanları görünce içimden gelen ilk tepki yere atılan o çöpleri alıp, atan kişinin cebine koymak oluyor.
Yere çöp atan herkes beni üzse de, çocukların bu davranışı sergilediğini görmek beni daha çok etkiliyor. Yaşlı birisi bunu yaparsa, insan "böyle gelmiş, böyle gidecek" diyebilir ama çocuklar, geleceğimizi temsil ediyorlarsa, bu durum kabul edilemez bir hâl alıyor maalesef.
Eğer geleceğin büyükleri olarak yetiştirilirlerse, bizi hangi bir geleceğin beklediğini tahmin etmek çok da zor değil. Ailesinden böyle bir eğitim ve terbiye almadıysa, belki de okulda öğretmeninden de bir şey öğrenemedi diye düşünüp, öfke ve üzüntü içinde kalıyor insan.
Yerlere çöp atmaya benzer bir diğer rezil davranış da yerlere tükürmektir.
Bir arkadaşım başından geçen bir olayı anlattı ve bu beni gerçekten üzdü: Arkadaşımın önünde yürüyen bir adam birden yere tükürüyor. Bu manzaraya tanık olan arkadaşım oldukça rahatsız oluyor ve sinirleniyor, ancak adamı uyarmıyor. Biraz ilerledikten sonra aynı adam tekrar yere tükürüyor. Ani bir öfkeyle arkadaşım adamın kolundan tutup, "Neden sürekli yere tükürüyorsun?" diye sitem ediyor. Adam, arkadaşımın tuttuğu kolunu geri çekiyor ve sinirli bir şekilde, gözlerinin içine bakarak "Eğer bu kadar rahatsız oluyorsan, al da cebine koy" diyor. Arkadaşım terbiyesizlik yaptığını belirtiyor fakat adam onun lafını bile bitirmesine izin vermeden arkasını dönüp yoluna devam ediyor. Arkadaşım, "Şaşırdım ve sinirlendim ama yapacak bir şey bulamadım. Orada bir süre donakaldım" diye anlatmıştı bana.
Şimdi düşünüyorum da eğer yere çöp atan birisini durdurup uyarırsam, özür dileyip attığı çöpü yerden alır mı? Eğer attığı çöpü yerden almasa, ben o çöpü alıp; bu vurdumduymaz kişinin cebine koysam, ne olur? diye düşünüyorum ve "muhtemelen saldırıya uğrarım" diye tahmin ediyorum.
Peki, mesele bu tür durumlara evrilmeden bu işin üstesinden gelmenin bir yolu yok mudur? Aklıma gelen en geçerli çözüm eğitim oluyor.
Dolayısıyla bu konuya dair davranışların temel eğitiminin ailede başladığına inanıyorum çünkü ülkemizin dört bir yanında Milli Eğitim aynı müfredatı uyguluyor ve bu tür davranışların yanlışlığı müfredatta yer alıyor. Bu yüzden sadece çocukların değil, aynı zamanda ailelerin de eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu sorun bir eğitim meselesi olduğu kadar ayrıca bir insan kalitesi meselesi. Bu nedenle toplumun geneli için pek umutlu değilim. Ancak buna rağmen mücadele etmekten vazgeçmemenin ve ısrarlı bir tavırla bu hassasiyeti korumanın öneminin de farkındayım.
İnsanların çevreye daha duyarlı olduğu, temiz ve bilinçli insanlarla temiz bir çevrede yaşama temennisiyle, bir sonraki yazımda buluşmak üzere, herkese esenlikler dilerim.
İnsan içindeki ruhsal dinamikleri harekete geçirmeden ülkemizde sınırı çoktan açmış olan çevreye ve canlılara saygı ve sevgi ilkesini düzeltmek çok zor görünüyor. Fakat Biiznillah İMKANSIZ değil. Kıyamet Kopmamışken .. SubhanAllah
Temizlik gerçekten de imandandır” sözü sadece fiziksel temizlikle sınırlı değil; ahlaki, zihinsel ve çevresel bir temizlik anlayışını da kapsıyor. Bu yazı, içi temiz olan insanların çevreyi de temiz tutacağına dair çok kıymetli bir gerçeği gözler önüne seriyor. Eğitimle şekillenen insan kalitesi, çevre bilincinin temelini oluşturuyor. Kaleminize sağlık
Gerçekten dışarıda yürürken çöp atmak ve tükürmek gibi eylemlerin son bulması dileğiyle. Kaleminize sağlık üstad.
İsviçre’de evlerde çöpler 10 farklı kategoriye ayrılarak poşetlenirken, ülkemizde; parklardaki, mesire alanlarındaki, ve sokaklardaki saçılmış çöpleri düşünürsek hala çok ilkel olduğumuz ortada. İlkokuldan başlamak üzere mıntıka temizliği şart gibi duruyor…
Ne yazık ki halkımız sürü psikolojisiyle hareket ediyor, belli bir kesim dikkat etmeyince bu tarz davranışlar normalleşiyor ve bu kesim çoğunluğu oluşturuyor. Dediğiniz gibi aileler bu tarz erdemlere önem verirse gelecekte bu tarz problemler büyük ölçüde azaltılabilir, umarım istendiği gibi halk bilinçlenir ve bu tarz sorunlarla karşılaşmayız.