Samsun'un Sezsiz Çığlığı başlıklı köşe yazısında Bafra ve Çarşamba Ovalarını yazan Samsun Kent Haber köşe yazarı Ömer Süslü, "Toprak verimli, üretici yorgun, köyler boşalıyor, tarım yaşlanıyor" dedi.
Samsun’un Sessiz Çığlığı – Tarım
Verimli Topraklar, Yoksullaşan Üretici
Samsun, Karadeniz’in tarım açısından en stratejik illerinden biridir.
Bafra ve Çarşamba Ovaları, Türkiye’nin sayılı büyük tarım havzaları arasında yer alır. İklim çeşitliliği, su kaynakları ve toprak yapısı; bitkisel üretimden hayvancılığa kadar geniş bir potansiyel sunar.
Ancak tablo parlak değildir. Toprak verimli, üretici yorgundur.
1. Maliyet Kıskacı
Son yıllarda tarımsal üretimin temel girdileri çiftçi için neredeyse erişilemez hâle gelmiştir.
Mazot, gübre, ilaç ve tohum fiyatları artarken, ürün fiyatları aynı hızla yükselmemektedir. Çiftçi daha çok çalışmakta, daha az kazanmaktadır. Bu durum tarımı bir gelir kaynağı olmaktan çıkarıp, borçla sürdürülen bir zorunluluğa dönüştürmüştür.
2. Plansızlık ve Öngörüsüzlük
Samsun tarımının en büyük sorunlarından biri plansızlıktır.
Hangi ürün ne kadar ekilecek, hangi ürün desteklenecek, hangi ürün pazara ulaşacak sorularının net bir cevabı yoktur.
Bir yıl para eden ürün, ertesi yıl çiftçiyi batırmaktadır.
Çünkü üretimi yönlendiren bir kamu aklı yoktur.
Tarım, piyasanın insafına bırakılmıştır.
3. Katma Değer Sorunu
Samsun’da üretilen ürünlerin büyük bölümü ham madde olarak satılmaktadır.
İşleme, paketleme, markalaşma ve ihracat zinciri zayıftır.
Bu nedenle kazanç, tarlada değil; aracıda ve başka şehirlerde kalmaktadır.
Üretici emeğinin karşılığını alamamaktadır.
4. Gençler Topraktan Kopuyor
Kırsalda yaş ortalaması her yıl yükseliyor.
Gençler tarımı bir gelecek olarak görmüyor.
Çünkü tarım, belirsizlik demek; güvencesizlik demek.
Köyler boşalıyor, tarım yaşlanıyor.
Bu sadece ekonomik değil, stratejik bir risktir.
5. Destek Var, Ama Etkisiz
Destekler geç açıklanıyor, geç ödeniyor.
Çoğu zaman üreticinin gerçek ihtiyacına değil, bürokratik takvime göre şekilleniyor. Çiftçi destekle değil, borçla ayakta duruyor.
Sonuç
Samsun tarımı sorunlu değil; sahipsizdir.
Bu bir kader değildir.
Doğru planlama, yerinde destek, kooperatifçilik, tarıma dayalı sanayi ve alım garantisiyle Samsun yeniden üretim üssü olabilir. Ama bunun için önce şu gerçeği kabul etmek gerekir:
Sessiz kalan toprak değil, duyulmayan üreticidir.
Samsun’un sessiz çığlığı tarımdan yükseliyor.
Ve bu çığlık artık ertelenemez.










































Köylerden kentlere göç 1990'lardan beri var, köy ve köylü hor görüldüğü sürece tersine göç de mümkün değil Yeterli olmasa da, artık sadece endüstriyel tarım ve hayvancılık ile bireyler olur.
Topraklarda verimde kalmadı.iklimler değişti.maliyetlerde artınca üretici çaresiz kaldı. Nekadar teknik ekipmanlar olsada topraklar iyide işlemde yeterli kadar gubrede atılsa ürünlerde yeterli verimler olmuyor.munavelede kurtarmıyor.tamamen NADASA birakilmasada kısmen dinlendirilmesi belki biraz toparlar.yillar alır.kisaca topraklar bitti.