Samsun Kent Haber köşe yazarı Ömer Süslü, en düşük emekli maaşının 20 bin TL olması ile ilgili yazdığı köşe yazısında, "Emekliyi sadaka ile susturamazsınız. Yıllarca yüksek prim ödeyenlerin günahı ne? Prim ödeyen enayi mi?" dedi.
Emekliyi Sadakayla Susturamazsınız
İktidar, emeklilik sistemini yönetmiyor; günü kurtarmak için yamalıyor. Her yama ise yeni bir adaletsizlik, yeni bir kırılma, yeni bir güvensizlik üretiyor. Bugün 'En düşük emekli aylığını 20 bin TL’ye çıkarıyoruz' diyerek yapılan şey, sosyal devlet inşa etmek değil; emeğin, primin ve alın terinin içini boşaltmaktır.
Soruyorum:
Yıllarca yüksek prim ödeyenlerin günahı ne?
Prim Ödeyen Enayi mi?
Türkiye’de emeklilik sistemi, kağıt üzerinde basittir: Çok prim ödeyen, uzun süre çalışan, yüksek kazançtan katkı yapan daha yüksek emekli maaşı alır. Ancak iktidar, bu sistemi adım adım işlevsiz hale getirmiştir.
Bugün gelinen noktada:
7.200 gün prim ödeyenle 9.000 gün prim ödeyen,
Asgari ücretten yatıranla yüksek kazançtan yatıran
neredeyse aynı maaşı almaktadır.
Bu, sosyal adalet değildir.
Bu, prim ödeyeni cezalandırmaktır.
Devlet vatandaşına şunu mu söylüyor:
"Ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar ödersen öde, sonunda seni tabana eşitlerim."
Sosyal Devlet mi, Sadaka Devleti mi?
En düşük emekli aylığı elbette artırılmalıdır. Buna kimsenin itirazı olmaz. İtirazımız şuraya:
Sadece en altı yukarı çekip, sistemin tamamını çökertiyorsunuz.
Sosyal devlet, yoksulu korur.
Ama sosyal sigorta sistemi, emeği ödüllendirir.
Bugün yapılan şey, emekliliği bir hak olmaktan çıkarıp sosyal yardıma dönüştürmektir. Üstelik bu yardım bile yoksulluk sınırının altında kalmaktadır.
Herkesi refahta buluşturamayan iktidar,
herkesi yoksullukta eşitlemeyi tercih ediyor.
Asıl Sorun En Düşük Maaş Değil
Emeklilerin bugün yaşadığı sefaletin nedeni en düşük aylık değildir. Asıl sorun:
Aylık bağlama oranlarının bilinçli biçimde düşürülmesi,
Enflasyon karşısında maaşların eritilmesi,
Prim–maaş bağının koparılmasıdır.
Bu bir teknik hata değil, siyasi tercihtir.
Bütçe disiplinini sağlayamayan iktidar, faturayı emekliye kesmektedir.
Bu Sistem Sürdürülemez
Adaletsiz bir emeklilik sistemi:
Kayıt dışılığı teşvik eder,
Çalışanı sistemden soğutur,
SGK’yı uzun vadede iflasa sürükler.
Bugün yüksek prim ödeyen 'Neden ödeyeyim? diye soruyorsa, bunun sorumlusu emekli değil, iktidardır.
Son Söz iktidara:
Emekliyi rakamla susturamazsınız.
Sadakayla adalet inşa edemezsiniz.
Emeği yok sayarak, herkesi yoksullukta eşitliyen verdiğiniz sadaka gibi zamlarla kimseyi kandıramazsınız.
Sandık geldiğinde sadece emekliler değil, Türk milleti bunun hesabını mutlaka sorar.










































Yıllardır,bu sistem planlı olarak emekliyi perişan edecek,buna dur diyelim diye bangır bangır bağırdık.Onlar gittiler sandıkta bastılar mührü iktidar partisine.Şimdi hiç ağlamayın,bunlar iyi günleriniz.
Her şey memura verilen 8binlira ile başladı memur emeklisine verilmedi denge bozuldu?