18 Eylül 2021 Cumartesi

BİR ŞAMPİYONUN HİKAYESİ

Sevgili okurlar, Samsunspor basketbol takımı TBL final serisinde Semt 77 Yalova Basketbol'a 3-1 yenilerek TBL normal sezonunun ardından play-off’un da ikincilik kürsüsüne oturdu. Bu duruma, doğal olarak, hepimiz üzülsek de bu sezonu bir hayal kırıklığından ziyade güzel geçen bir sezon olarak hatırlamamız gerektiğini düşünüyorum. Nedenini merak ediyorsanız Samsunspor’un yazılı belgeseli olarak nitelediğim yazımı irdelemeye başlayalım.

Samsunspor’un 2019-2020 sezonundaki durumu pek iç açıcı değildi. Takımın ligde kalma umutları son maçlara kalırken ana oyunculardan Ante Delas’ın, izin istemesiyle takımın işi daha da zorlaştı. Pandeminin başlamasıyla birlikte Federasyon; liglerin durdurulduğunu, ligden düşme ve bir üst lige çıkma durumlarının yaşanmayacağını duyurdu. Bu duyuru Samsunspor adına “Her şerde bir hayır vardır” sözünün doğrulayıcısıydı adeta. Şayet bu durum olmasaydı biraz sonra anlatacaklarımın hiçbirisi olmayacaktı.

Samsunspor tıpkı geçen sezonlar olduğu gibi “sil baştan” yöntemiyle yepyeni bir kadro kurdu. Kulüp başkanı Yüksel Yıldırım, sezon öncesinde, önceki sezona göre daha iddialı bir açıklamada bulunmuştu: Hedefimiz play-off.”Dürüst olmak gerekirse önceki sezonla kıyaslayınca başta pek inanmamıştım (Nedenini merak edenler ‘Samsunspor Basketbol Takımı’ adlı yazıma bakabilirler). Federasyon Kupası’nda üç maçın ikisini almamız, kaybettiğimiz maçta bile son topa kadar bırakmamamız bana “acaba” dedirtti. 

Takım, lige önce Kupa’da kaybettiği Bornova’ya, ertesi hafta da bu kez aynı kupada yendiği Kocaeli’ye yenilerek tatsız bir açılış yaptı. Bu kötü açılışın ardından toparlanan takım ondan sonraki dokuz maçın altısını kazanarak lig sonunculuğundan altıncılığa kadar yükselmeyi başardı. Bu başarıyla birlikte morallenen takım, korkulu rüyası olan Merkez efendi Denizli Basket maçına hazırlanmaya koyuldu. Korkulu rüya diye bahsetmemin sebebi Merkezefendi ile aralarında o güne kadar ikisi Anakent ikisi Samsunspor dönemi olmak üzere toplam dört kez karşılaşma oynandı. Bu maçların iki önemli ortak noktası vardı:  Devrelerin açılış maçları olması ve Samsun’un yirmişer sayı farkla yenilmesi.

Maça iyi başlayan taraf Samsun olsa da Ege temsilcisi ikinci periyottaki etkili oyunuyla ilk yarıyı önde kapatmayı başardı. İkinci yarıların, sonların takımı olduğunu iyiden iyiye hissettirmeye başlayan Samsunspor ikinci yarıda Timothy Soares’in yıldızlaşmasıyla birlikte zorlu müsabakayı kazanmayı başardı. Böylece takımın Denizli kâbusu bitmiş oldu. Samsunspor bu galibiyetle altıncı olarak girdiği haftadan üçüncü olarak çıktı. Bu durumu, ligde takımların puanlarının birbirine yakın, bir maçınsa nelere kâdir olduğunu gösteren önemli göstergelerden birisi olarak görebiliriz. Ne diyorduk, takım gece uyurken kâbus da görmeyeceğine göre güzel günler Samsun’u bekler. 

Samsunspor’u tasvir ederken “İkinci yarıların takımı” veya “Sonların takımı” diye tasvir etmemin en büyük sebebi takımda hangi olumsuzluk olursa olsun, kaç farkla geride olmuş, sezon boyunca hangi oyuncusundan mahrum olmuş olursa olsun inatla, istekle o maçı son topuna kadar bırakmamasıdır. Bu durumun örneğini birazdan vereceğim ancak dilerseniz o maça gelene kadar bizler kronolojik sıraya göre ilerlemeye devam edelim.

Korkulan maçı güzel atlatmasının ardından iki galibiyet daha alıp ivmeyi yakalayan Samsunspor ilk devreyi güzel kapatmak ümidiyle yola koyuldu, Manisa’ya doğru. Maçta ara ara çift haneli farkla öne geçmeyi başarsa da maçı 76-73 kaybeden Samsun bu sonuçla ligin ilk devresini 9 galibiyet, 6 mağlubiyetle 4. sırada tamamladı. 

Ligin ikinci devresinde önce evindeki tek mağlubiyeti yaşatan Bornova’yı yenerek üçüncülüğe ardından bu sezon karşılaştığı iki maçta da yenemediği, ligin şampiyonluk adaylarından olan Kocaeli’yi Dukes’un maçın bitimine kısa süre kala attığı üçlük ve maç sonundaki güzel savunmayla yendi. Bu galibiyetlerle liderliğe yükselmeyi başardı. Hedefi play-off’a girmek olan bir takımın liderliğe yükselmesinden anladığımız bu sefer yolda düzülen kervan değil hedef olmuş.

Ligin yeni lideri olan Samsunspor liderliğinin daha ilk haftasında Balıkesir’e yenilerek ikinciliğe düştü. Bir sonraki hafta Anadolu Basket’e karşı net bir galibiyet alarak boşluktan faydalanıp liderliğe çıkan Akhisar’ın yenilmesini beklemeye koyuldu. Akhisar aynı hafta Sigortam.net’e yenilince Samsunspor tekrardan liderliği devraldı ve bu derecesini 26. haftaya kadar korumayı başardı.

Daha önce sizlere takımı anlatırken “Sonların takımı” olduğunu ve hangi sorunla karşılaşırsa karşılaşsın son topa kadar mücadele ettiğini söylemiştim. Bu tezimi desteklemesi için Samsunspor’un ligi lider götürdüğü sürede oynanan “Düzce maçını” cımbızla çekip gözlerinizin önüne sereceğim. 

Samsunspor yalnızca ligin ilk haftasında kaybettiği, adeta kalesi olan evinde oynasa da ana kadrosundan Timothy Soares’den yoksun olarak çıkması takım için önemli bir dezavantaj gibi gözüküyordu. Maç dengeli başladı. İkinci periyot Karadeniz ekibinin isabetsiz atışlarının da etkisiyle rakibinden daha etkili oynayan konuk ekip ilk yarıyı on beş sayı farkla önde kapattı. İkinci yarı Dukes ile Tayfun’un isabetli şutlar bulmasıyla birlikte ivme yakalayan Samsun, rakibin en güçlü silahlarından Washington’ı durduramamasına rağmen farkı kısmi bir şekilde de olsa indirmeyi başardı. Son periyoda geldiğimizde ise Tayfun önderliğinde rüzgârı arkasına alan Samsun, rakibin önemli oyuncularının isabetsiz şutlarının da etkisiyle maçın bitimine üç dakika kala skoru dengeye getirmeyi başardı. Kalan üç dakikada maç bir Samsun’a geldi bir Düzce’ye. Bunun üzerine maçın son hücumunda da isabet bulunamayınca maç uzatmaya gitti.

Uzatmanın ilk dakikası karşılıklı isabetlerle geçse de iki tarafın da üst düzey defans yapması ve yorgunluğun belirmesiyle maçın son dakikasına kadar sayı çıkmadı. Maçın basket orucunu Düzceli Alican Özdemir smacıyla bozdu. Bu duruma önce Fatih Cantitiz’in üçlüğü ardından Tayfun Erülkü’nün ikiliğiyle cevap veren Samsun, ilk yarıda 16 sayı farkla geride olması ve ana rotasyonun değerli oyuncularından birinin oynayamamış olmasına rağmen maçı kazanmasını bildi. Bunu dedikten sonra dilerseniz bizler fikstürümüze geri dönelim.

27. haftada, dananın kuyruğunun kopacağı maç, haftanın hatta belki de yılın maçı oynanacaktı: Ligin lideri Samsunspor ile geçen sezon sırf evrak eksikliğinden dolayı üst lige çıkamayan, ligin ikinci yarısında namağlup olup Samsun’dan yalnızca averaj olarak geride olan ve liderlik için rakibinin hata yapmasını bekleyen Merkezefendi’nin maçı. Maça etkili başlayan Denizli temsilcisi ilk periyodu 22-15 önde kapattı. İkinci periyotta Samsunspor pota altından bulduğu sayılarla farkı adım adım kapattı ve Soares maçın bitimine iki dakika kala takımının bu periyottaki ilk üçlük isabetini yakalayıp skora beraberliği getirdi. Periyodun kalan kısmında kimse üstünlük kuramayınca ilk yarı 38-38’lik eşitlikle bitti.

Üçüncü periyotta, Samsun çok iyi oynayarak farkı 13’e kadar çıkartmayı başardı. Maça tekrar ortak olmaya çalışan Denizli ekibi periyot sonunda adeta uyandı, kader periyoduna farkı 6 sayıya kadar indirerek girdi. Rüzgârı arkasına alan Ege temsilcisi son periyotta beraberliği buldu. Periyodun geri kalanında karşılıklı basketlerle denge bozulmazken Denizli bir sayı farkla öne geçtiğinde maçın bitimine yalnızca iki dakika vardı, ligde taşların oynamasına son iki dakika…  Top kayıpları ve kaçan sayılarla saç baş yonarak son dakikaya girdi her iki tarafın taraftarı. Yaklaşık bir dakikalık bu sessizliği maçın son dakikasında Soares, kendisine yapılan faulden doğan serbest atışların ilkinde isabet bularak bozdu. İkinci serbest atışı kaçırdı, Ümit Sonkol aldı savunma ribaundunu ve topu takımın oyun kurucusu olan Collins’e verdi. Collins takım arkadaşına kötü pas atınca pas arası yapan Dukes hızlıca karşı tarafa koştu, içeriye rahatça girebileceği pozisyonda riske girip attığı üçlük çembere dahi değmeyince maç uzatmaya gitti. 

Uzatma periyodunda sazı eline alan Denizli rakibinin maça tekrar ortak olmasına izin vermedi ve maçı 82-75 kazanmayı bildi. Bu sonuçla birlikte ligde kartlar yeniden dağıtıldı. Ligin yeni lideri Merkezefendi olurken Samsunspor lider olmak için artık sadece kalan üç maçını da kazanması yetmeyecek, aynı zamanda Merkezefendi’nin de kaybetmesini bekleyecekti. Ege temsilcisi kalan maçlarında hata yapmayınca Denizli’ye doğrudan Süper Lig, Samsun’a da play-off yolu gözüktü.

Ligi ikinci olarak tamamlayan Samsun, ne büyük şanstır ki, çeyrek finalde ligin kapanış maçında karşılaştığı Manisa Büyükşehir Belediyesi ile eşleşti. Samsunspor için bu durum avantaj olarak gözükürken bir yandan da dezavantajdı. Nedenine bakacak olursak Samsunspor Basketbol Takımı Başkan Vekili Engin Zorlu, ilk maçın hemen öncesinde Samsun Kent TV’ye yaptığı özel açıklamada “Maalesef sakatlarımız var, 4 oyuncumuz sakat. Bunların üçünü oynatmak zorundayız. Uğur Can Aksoy bugün yer alamayacak.” dedi. Play-off’ta eksik kadroya rağmen ne yönetimin ne de taraftarın güveninde zedelenme olmuştu.

Serinin ilk maçında ilk periyot başa baş bir mücadeleyle geçse de ikinci periyodun başında Alican ve Hinds, sonunda da Eren ve Hall’un etkili oyunuyla ilk yarıyı 34-39 önde kapattı. Maçın ikinci yarısında Fatih Cantitiz önderliğinde maça geri dönen “İkinci yarıların takımı” Manisa’nın geri dönmesine izin vermeyerek seride 1-0 öne geçmeyi bildi. 

Serinin ikinci maçının ilk periyodu için futbol tabiriyle “Bol gollü bir başlangıç” diyebiliriz. Maç, ikinci periyottan itibaren hücum oyunundan savunma oyununa döndü. Savunmanın üst düzey olduğu bu bölümde kimse diş geçiremedi ve devreye 40-40’lık eşitlikle girildi. Üçüncü periyodun başlarında ara ara Samsun öne geçmeyi başardı fakat bu üstünlüğünü Manisa’nın periyodun son bölümündeki etkili oyununa karşı koruyamadı, Manisa son periyoda avantajlı girmeyi başardı. Sonların takımı olan Samsunspor Dukes ile Can Özcan’ın önderliğinde maça geri döndü, öne geçti, rakibinin farkı indirmesine izin vermedi ve maçı 72-76 kazandı. Bu skorla birlikte Samsunspor, seride durumu 2-0’a getirerek yarı finale yükselen ilk takım oldu.

Samsun’un yarı finaldeki rakibi, çeyrek finalden 2-0’lık sonuçla tur atlayan bir diğer takım olan Mamak Belediyesi’ydi. Kâğıt üzerinde Samsunspor favori olarak gözükse de iki takımın arasında oynanan son maçta ilk yarıyı Samsun 4 sayı önde kapatmasına karşın maçı kazanan tarafın 19 sayı farkla Mamak olduğunu unutmamak lazım. Samsunspor için bir biraz güzel, bir de kötü haber vardı. İyiden başlarsak Uğur Can Aksoy’un sakatlığı hafiflemiş, kısıtlı da olsa maçlarda süre alabilecekti. Kötü haber ise Tayfun Erülkü sakatlandığı için kadrodan çıkarılması gerekiyordu. 

Serinin ilk maçını kazanan Samsun evindeki yenilmezlik serisini 16 maça çıkardı. Serinin ikinci maçında 15 sayı farktan geriye dönmeyi başaran Mamak maçı almasını bildi. Bu sonuçla deplasman ekibi, seriye beraberliği getirerek Ankara’ya hem ev sahibi hem de avantaj sahibi unvanlarıyla dönüyordu. Samsun için ise evindeki 16 maçlık yenilmezlik serisi son buldu.

Serinin Ankara ayağında ise Samsunspor cephesinde Dukes-Soares ve Can Özcan’ın “Üç Silahşörler” olduğu, takımı tabiri caizse, omuzlarında taşıdıkları iki maçta da ev sahibinin skora ortak olmasına hiç izin vermediler ve seriyi 3-1 kazanarak adını finale yazdırmayı başardı. Finale adını yazdıran diğer ekip ise yarı finalde tıpkı Samsun gibi rakibini 3-1’lik skorla eleyen “Semt 77 Yalovaspor” oldu.

Seri başlamadan önce Samsunspor’da sakatlıkların olması, bu sakatlıklardan dolayı kalan önemli oyuncuların normalden daha fazla süre almaları ve iyice yorulmalarından dolayı verecekleri katkının soru işareti yaratması “Acaba yolun sonu mu?” diye düşündürdü. Serinin ilk maçını kazanan Samsun “Ne olursa olsun, ben bu işi son topa kadar götürürüm.” mesajını verdi adeta. Serinin ikinci maçında ise Yalova masaya yumruğunu vurdu. "Beni yenmek o kadar kolay değil" mesajını veren kırmızı-yeşilliler maç boyunca rakibine maça ortak olma fırsatını hiç vermedi ve seride durumu 1-1’e getirdi.

Serinin kaderini belirleyecek olan Yalova ayağının ilk maçında Samsunspor ilk periyodu önde kapattı. Maçın geri kalanındaysa Samsunspor son 10 dakikalık dilimde maça ortak olmayı başarsa da maç sonunu daha iyi oynayan Marmara temsilcisi seride 2-1 öne geçti. Bu maçın bana göre en dikkat çeken noktası ribauntlarda Yalova’nın Tuna Han Dikmen ve Gates ile dominasyon kurmuş olması. Ribauntların dönüşünden bulunan sayılar olarak tanımlanan 'İkinci şans sayısı' bu maçta Yalova’a 28, Samsun’a ise yalnızca 8 sayı getirdi.  Bunun üzerine Dukes’un kötü gününde olmasının da etkisiyle mağlubiyet kaçınılmaz oldu. 

Tamam mı devam mı maçında ise takımın ana parçasının yorgunluğu top kayıplarından anlaşılıyordu. Dukes bu maçta 5 top kaybı yaparken Can Özcan ise 3 top kaybı yaptı. İlker hoca yorgun oyuncularını dinlendirmek için bir ara genç oyuncularını oyuna soktu. Bu durum işe yarayıp Samsun maça ortak olmayı başarsa da maç sonunu daha iyi oynayan Yalova, hem maçı hem de seriyi kazanarak kupanın sahibi oldu. 

Başta konulan hedefle bu kadar olumsuzluğa rağmen yaptıklarını kıyaslarsak Samsunspor zaten gönüllerimizde şampiyon olmuştur. Samsunspor twitter hesabından da 'Vazgeçmek yok, mücadeleye devam' mesajını verdi. Güzel bir yapılanmayla aynı bu sezon olduğu gibi önümüzdeki sezon da şampiyonluğun en önemli adaylarından olabiliriz. Sözlerimi bir taraftar marşıyla kapatmak istiyorum:  Bizler inandık, siz de inanın, bizim için kupayı alın.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR