Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili terör örgütünün dayatmalarda bulunduğunu belirterek, köşe yazısında "Mangalda keleş partisi yapmanın sonu başından beri belliydi" dedi.
MANGALDA KELEŞ PARTİSİ'NİN SONU BAŞINDAN BELLİYDİ!
Terörsüz Türkiye söylemi kulağa hoş gelmekle beraber hedefe ulaşmak için izlenen yol 55 bin kişinin katili teröristbaşı Abdullah Öcalan’dan medet ummakla aynı noktada buluşunca bu yolun yol olmadığı başından belliydi. Biz şehit yakınlarının bildiği, anladığı ve kabul ettiği devlet aklı, hafızası silinmemiş akıldır.
Devlet aklı, her zaman nettir. Bebek katiline 'bebek katili' diyemeyenlere, Kandil'de yakılan mangalda keleş partisine alkış tutanlara, siyaha her zaman beyaz demeye devam edenlere, biz şehit yakınlarının 'aklımızla alay etmeyin' demeye elbette hakkı var. Biz şehit yakınları, ikinci açılım süreciyle birlikte bu hakkımızı, sık sık tekrarlıyoruz.
Şehit yakınlarını, gazileri bu süreçte gizli bir elin susturmaya kalktığını da hepimiz biliyoruz. Bu sürecin fırsatçıları, aynı yerden yanmadığımız halde bizden olur almadan, bizim adımıza yetkiliymiş gibi konuşan güç sahipleridir. Yanımızda görünüp, içimize sızıp arkamıza saklanarak Abdullah Öcalan gibi her tarafından, kan damlayan bir bebek katilinden, barış güvercini yaratmaya kalkanlar, maalesef bizi arkadan hançerleyenlerdir.
Pazarlık yok, söz yok diyenler, bebek katilinin ayağına giderek, ya da adamlarını göndererek, işte o gün tüm şehitlerimizi kabirlerinde ayağa dikenler olarak devlet hafızasına kaydı düşenlerdir. Bunun bu şekliyle, alkışlanacak bir şey olmadığını vicdanları yaraladığını, şehit annelerini hüngür hüngür ağlattığını, kimse görmezden gelmesin. Adı şehit ve gazi derneği olmakla birlikte, ses çıkarmayanlar en küçük bir tepki bile vermeyenler, o sıralarda kim kiminle şu hak, bu hak pazarlığı yaparak, şuna indirim, buna indirim, şuna iş hakkı, doğalgaz indirimi, ÖTV’siz araç hakkı, fotoğrafı çektirme peşinde koşmuşsa, onlarda o halleriyle biz şehit yakınlarının hafızasında hep kalacaktır.
Yanlışa yanlış demenin, Öcalan’a bebek katili demenin bu kadar baskılanacağı kimin aklına gelirdi? Bir siyasi partinin, bebek katilinin TBMM’deki sözcüsü gibi davranacağı, özgürlük hakkını kendinde görmesi, akıl tutulması ve ihanet sayılmaz mı?
55 bin kişinin ölümünden, birinci dereceden sorumlu ve bu nedenle ağırlaştırılmış müebbet hapse hükümlü birisinin, hükümlü olarak bulunduğu İmralı Cezaevinde, Kandille veya başka noktalarla terör örgütünün bağlantılarıyla görüştürülmesini açıklamak mümkün değildir. Dünyada hangi ülkede, hangi ülkeyi bölmek için kan döken bir terör örgütü liderine, bu haklar verilmiştir.
İspanya, İrlanda masalıyla Türkiye gerçekleri aynı şey değildir. Okuması, yazması ve anlaması olanlar, bunu kolaylıkla kendileri net bir şekilde görebilirler. Araştırmak isteyen için, herşey herkesin elinin altında. Şehit ailelerini ve gazilerimizi, kimse balık hafızalı yerine koymasın. Hani son terörist kalana kadar, mücadele edilecekti. Hani her terörist hukuk kuralları içerisinde, hak ettiği cezayı sonuna kadar çekecekti. Bunları şehit yakını kimliğime söyleyen şu parti, bu parti, şu hükümet, bu hükümet değil devletin kendisiydi. Ama bir parti ve lideri vardı ki, onun söyledikleri ve verdiği sözler, arşivlerde duruyor. Şehit annelerine, bebek katilini asacağım demiş söz vermişti, meydanlarda yağlı urgan şovunu yapmıştı. Hafızasını yitirmiş olabilir mi bunu bilmiyoruz.
Bebek katili Öcalan’a statü ve sayın diyen taraf 180 derece dönmüş haliyle şehit yakınlarının hafızasına son haliyle böyle kazınıyor. Şehit yakını kimliğimle ifade ediyorum, yanlış yanlıştır, doğru doğrudur. Bebek katili kime denir, Türkiye’de bilinen bebek katili ve teröristbaşı kimdir? Bunu hepimiz biliyoruz.
Tekrar tekrar o ismi tekrarlamak istemiyoruz. Pazarlık yok diyorlardı, PKK terör örgütünün silah bırakmadığı, bırakmayacağı ortaya çıkınca sürecin ağır aksak işlediği yönünde açıklamalar paylaşılıyor.
Silah bırakmak için yasal düzenleme isteyenlerin amacı gayet net! Adamların derdi Türkiye’nin üniter yapısını bozmak. Türkiye’den toprak koparıp kendi devletlerini kurmak. Terörsüz Türkiye söylemiyle başlatılan ikinci açılım süreci, PKK terör örgütünün yeniden toparlanma süreci olmaya devam etmektedir.
Bu gerçek göz ardı edilemez. Yeni bir terör vakası yaşamak istemiyoruz. Mangalda Keleş partisi yapmanın sonu, başından beri belliydi, dememeyi gerçekten çok isterdim. Ama bu dayatmalar karşısında diyemiyorum. Süpriz olmayan sonucun nereye evrildiği, bebek katilinin direttiği yasa taleplerinden ayan beyan belli değil mi?










































hasta, önce muayene edilir... sonra teşhis konur.... sonra da tedavi, ilaç vs vs uygulanır.... bu ülkede sağcı solcu, Alevi Sünni, Türk Kürt, laik anti laik, vs vs adı altında yıllarca kardeş kavgası çıkaranlar, bu sıkıntıların ve kavganın bitmesini istemiyorlar.... kim onlar? ABD, Avrupa, İsrail, emperyalistler, para baronları, vs .... ama bu milletin bağrından çıkan, bu milletin evladı, yiğit RTE ve devlet Bahçeli, bu oyunu bozmak için Kardeşlik projesi başlattılar. bize düşen görev, RTE ye ve cumhur ittifakına destek olmaktır. maalesef içimizde Türkçü ve Atatürkçü geçinen, belki de olayın arka planını göremeyenler, buna karşı çıkıyorlar... olsun bizler, yine de Ayhan Hamlıyi, şehit abisini, annesi Bedriye annemizi çok seviyoruz. kahrolsun PKK.... kahrolsun apo.... var olsun Türkiye Cumhuriyeti... iyi ki varsın RTE... iyi ki varsın Bahçeli... iyi ki varsın cumhur ittifakı....