Samsun'dan Ahmet Türk'e sitem! Ey toprak ağası... Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı yazdı
EY TOPRAK AĞASI AHMET TÜRK! ŞEHİT BABASI AHMET HAMLI’YI TANIRMISINIZ?
Görevden alınan Mardin Eski Belediye Başkanı ve toprak ağası Ahmet Türk, "Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum ama kimliğim yok, dilim yok. İşte Kürt sorunu benim." diyor. Ey toprak ağası Ahmet Türk, bu açıklamanla neyin alt yapısını hazırlayıp, neyin reklamını yapıyorsun bunu da açıklar mısın?
Yeni çözüm sürecinin temel taşlarını, ajitasyon yaparak sağlamlaştıracağını düşünüyor olabilir misin? Hadi doğruyu söyle, bu neyin aklı. Dara düştüğünde Devlet Bahçeli gibi birisine sırtını dayadığını, görmezden gelmiyoruz. Devlet Bahçeli beyin sevgi ve saygısını, herhalde inkar etmezsin. Halk arasında akraba olduğunuzda bile söyleniyor, doğrusu nedir bunu da bilmiyorum, bilmiyoruz.
Burası Türkiye Cumhuriyeti’dir. Devletimizin ve milletimizin bekası için çok şehitler verdik. Ey toprak ağası Ahmet Türk; Ordu’da doğmuş, babası toprak ağası olmadığı için, çocuk yaşta Samsun'a tek başına göç etmiş, Samsun’da evli olan ablasının yanında bir süre kaldıktan sonra terzilik mesleğini öğrenmiş, Samsun'da terzilik ve gazete satıcılığı gibi, ek işler yaparak uzun yıllar iğne ile kuyu kazmış, iki erkek evlat yetiştirmiş, şimdi kendisi hayatta olmayan 16 Haziran 2019'da Babalar Gününde vefat etmiş, hemen hemen yaşıtınız olan babamız Ahmet Hamlı'yı tanırmısınız?
Benim ki de soru değil biliyorum, nereden tanıyacaksınız ki, o bir şehit babasıydı. Şehit Astsubay İlhan Hamlı’nın babasıydı. Evladı 18 Nisan 1992’de şimdi çokça özgürlük istediğiniz, bebek katili Abdullah Öcalan’ın emir ve talimatlarıyla hareket eden PKK terör örgütü mensupları tarafından, sivil ve silahsız oldukları halde, 3 astsubay arkadaşı ile birlikte toplam 4 vatan evladı hain bir pusuda, Pamuk Geçidinde (Iğdır) güpe gündüz şehit edildiler. Şehit edenlerin kim olduklarını, siz bizden daha iyi bilirsiniz. Şehit edilen 4 astsubayında üzerlerine kayıtlı bir karış toprakları yoktu. Önemli olan üzerlerine kayıtlı olan toprak değil, vatan toprağı idi, vatan toprağında şehadet şerbeti içtiler. Şehit babası Ahmet Hamlı evladını şehit verdikten sonra hayattan koptu, yalnızlığı seçti adeta kahretti. 50 metre karelik yığma tuğladan yapılmış, iki bina arasına sıkışmış tek katlı müstakil bir evinde hayata tutunmaya çalıştı. Toprak ağası olmadığı için topraktan bir geliri yoktu, iğne ile evinin bir odasında, kuyu kazmaya mahalle terzisi olarak devam etti.
Yaşamı ekonomik nedenlerden kaynaklı, maddi sıkıntılar içerisinde geçerken birde tarifsiz şehit acısı canını acıtıyordu. Sürekli içine attığı büyük bir acıyla baskılanıyordu. 2000’lerin başında sağlığı iyice bozuldu, koronik böbrek yetmezliği tanısı konulduktan, ölümüne kadar geçen sürede tam 17 yıl boyunca haftada 3 gün hemodiyalize girdi. Ömrü’nün son 27 yılını şehit acısı ve hastalıkla geçirdi. Tam 7 yıl önce 16 Haziran 2019 Pazar Babalar Gününde 50 metre karelik, tek katlı evinde vefat etti.
Ahmet Hamlı Türkçe konuşuyor ve Türk’tü, Türk vatanında üzerine tapuda kayıtlı Samsun’da 50 metrekare tek katlı hisseli bir evi vardı. Bankada, yastık altında, kasada parası ve pulu yoktu. Askerlik görevini Manisa’da 24 ay yaptı, vatanı bekledi. Askerde bile terzilik yaptı. Askerlik görevini yaparken evliydi, iki küçük çocuğu vardı, eşi çalışmıyordu. Eşi belediyeden asker aylığı aldı. İki evladından birisi Astsubay oldu, 29 yaşında PKK terör örgütü tarafından TSK mensubu olduğu için, şehit edildi. Şehidinde tapuda üzerine kayıtlı bağ, bahçe, tarla ev yoktu. Kısacası baba oğul, geniş toprağı olan bir aileye mensup değildiler.
Bak toprak ağası yerine kayyum atanmış Mardin eski belediye başkanı, eski milletvekili Ahmet Türk, şunu yapamıyorum bunu yapamıyorum diye ajitasyon yaparken az vicdanlı ol. Vatandaşı olduğun ülkeyi, kötülemeyi bırak. Kimse sana Türk vatanını böldürtmez, niye biliyor musun? Bak şu şehitliklere niyesini orada göreceksin! Yok öyle yağma Hasan’ın böreği. Mal senin, mülk senin bizi ilgilendirmiyor. Allah daha çok versin ama, başkasının olanı değil, sizin olanı size versin. Çalışanlarınızın varsa hakkını da, tam verin ki helalinden olsun.
Hepimizin vatanı Türkiye’dir. Türkiye sınırları içerisinde başka bir vatan hayali kurmak hainliktir. Şehit babası Ahmet Hamlı’nın 50 metrekarelik rutubet yüklü evini kimse bilmez, siyasetçilerde ziyaret etmez. Sizin Mardin’deki simge haline gelmiş 150 yıllık eviniz Kasrı Kanco Konağı'nı hepimiz biliyoruz. Gözümüz yok, daha çok konaklarınız olsun. Bu konakta 42 oğlak kesilerek 600 kişiye yemek ziyafeti verdiğinizi de unutmuş değiliz, gerçekten çok cömertsiniz. Umarım köyünüzde hiç gariban ve yoksul yoktur. Gerçekten şark kurnazı yaşlı bir siyasetçisiniz. Yeni çözüm sürecinde bakalım, başka ajitasyonlarınız olacak mı? Bizi şaşırtmıyorsunuz, dün ne diyorsanız bugünde her fırsatta içinizdekileri döküyorsunuz. Şehit babası Terzi Ahmet Hamlı’yı da unutma.
Biz şehit babamız Ahmet Hamlı’yı unutmadık, babam her zaman sırtımızı yasladığımız, ondan güç kuvvet aldığımız kocaman bir dağdı. Babamız, dedemiz canımız Ahmet Hamlı’yı vefatının 7. yılında saygıyla, özlemle, rahmetle ve minnetle bir kez daha anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Vatanına milletine hiç hainlik yapmadı, kimsenin malında mülkünde gözü olmadı, çalmadı çırpmadı ama evladının katili, bebek katili Abdullah Öcalan’ın asıldığını göremeden vefat ettiği için, şehit yakınlarına asma sözü verenlere kırgın ve kızgın gitti. Onları hiç affetmedi. Onlara hiçbir şekilde hakkını da helal etmedi. Yeni çözüm sürecinde teröristbaşı Öcalan’ı muhatap alanları da affetmediğini biliyoruz. Babam, sen rahat uyu demeyi ne çok isterdim ama biliyorum ki vefasız ve ikiyüzlüler yüzünden, gözü arkada kaldı. Haksız mı?









































