Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Abdullah Öcalan'a ısrarla 'Barış Elçisi' denilmesine tepki gösterdiği köşe yazısında, "Israrla söylüyorlar, biz de ısrarla haykırıyoruz caniden barış elçisi olmaz" dedi.
DEVLET AKLI BEBEK KATİLİ ÖCALAN’A
BARIŞ ELÇİSİ DİYENLERE CEVABINI VERMEZ Mİ?
DEM Partili Sezai Temelli, "Bu ülkenin barış elçisi Sayın Abdullah Öcalan'dır. Barış için attığı adım sayesinde, bugün çocuklarınız ölmüyorsa buna minnet duyulur ancak." dedi.
Hem de bunu Gazi Meclisin içinde, milletin kürsüsünden iktidar ve muhalefet partili milletvekillerinin gözlerinin içine bakarak yaptı. Doğrusunu söylemek gerekirse, bir şehit yakını olarak DEM Partili Sezai Temelli'nin sesli görüntülerini, canlı izlerken ülkemiz nereye götürülmek isteniyor, demekten kendi mi alamadım. Ne acıdır ki, sadece İYİ Parti milletvekillerinin verdiği tepkiyi gördüm. Tepki yerinde ve anında verilmişti. Diğer muhalefet partilerinin ve iktidar partilerinin milletvekilleri, o konuşma yapılırken oturumda vardılar da duymadılar mı, duydular da yeni çözüm süreci bozulmasın diye mi ses etmediler bilmiyorum. Ama anlamaya çalışıyorum bazen sessiz kalmak onay vermek gibi algılanır. Böyle bir anlamaya algılamaya şehit yakınlarının ve vatandaşlarımızın düşmemesi için, iktidar kanadından bir milletvekili de söz alıp konuşmalıydı. Bu yapılmadı, bu yapılmayanı bir şehit yakını olarak nasıl yorumlayabilirim.
Devlet aklı dayatması ile, şehit yakınlarının bile konuşturulmadığını bu ihanet kokan açılım sürecinde, teröristbaşı bebek katili Abdullah Öcalan'ın TBMM’deki siyasi kanadı DEM Partililer dur durak bilmeksizin, her türlü bölücü açıklamayı meclis kürsüsünden rahatlıkla yaparken, iktidar kanadının bunlara en küçük bir eleştiri bile getirmemesi, elbette herkesten daha çok şehit yakınlarının dikkatini çekmektedir. Bireysel olarak şehit yakınlarının dikkatinden kaçmayan bu tür bölücü çıkışlara, şehit derneklerinden bile yeterince tepki gelmemesi sebebini biz bilsek de, hepimizi üzmekte ve düşündürmektedir.
Kimine göre 50 bin, kimine göre 55 bin kişinin katili insanlık suçlusu teröristbaşı Abdullah Öcalan için birileri, TBMM’de kürsüye çıkıp 'Abdullah Öcalan Barış Elçisidir' diyor, ya da demeye devam ediyorsa, birileri artık zıvanadan çıkmış, meydanı boş bulmuş, hainliğini dışa vuruyor demektir. Şehit yakını kimliğimle, tüm Türkiye’ye soruyorum, TBMM’de bir milletvekili çıkıp tüm Türkiye’nin gözlerinin içine bakarak, ağırlaştırılmış müebbet hapse hükümlü eli kanlı 50 bin kişinin katili, hain bir teröristbaşı için bu ülkenin barış elçisi Abdullah Öcalan’dır diyor ve devlet aklı susuyorsa, biz şehit yakınları da mı susalım?
Duymazdan görmezden gelenler yüzünden, ülkemizi nasıl bir batağın içine çektiklerini, biz de mi görmezden gelelim? Şehit yakını kimliğimle gerçekten kahroluyorum, şehitlerimiz için ülkem için çaresizce çırpınıyorum. Devlet aklı bebek katili teröristbaşı Abdullah Öcalan’a barış elçisi diyenlere, cevabını veremez mi?
Gazi meclis çatısı altında teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı bu ülkenin barış elçisi olarak takdim edenler, terör örgütü propagandası yapmaktadır. TBMM çatısı altında terör örgütü propagandası yapmak kabul edilemez. TBMM kürsüsünden terör ve teröristbaşı propagandası yapmak suç değil mi? Bunun milletvekilliği dokunulmazlığı ile, ilişkilendirilmesi doğru değildir. Milletvekili dokunulmazlığı hiçbir milletvekiline tescilli bir terör örgütü liderini, aklama hakkını vermez. Kimse aklımızla alay etmesin, madem devlet aklı var devlet aklı niye susuyor? Şehit yakınları ve duyarlı vatandaşlar, bunu soruyor. Bu ülke bebek katilinin Abdullah Öcalan adında bir teröristbaşı olduğunu, çok iyi bilmektedir. Abdullah Öcalan 50 bin kişinin ölümünden sorumlu insanlık suçu işlemiş bir canidir. Biz şehit yakınlarının bildiğini, Abdullah Öcalan’ı barış elçisi ilan edenler, çok iyi bilmektedir. Caniden barış elçisi olmaz. Nokta.









































