Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan'ın şehitlerin katili olduğunu unutmadıklarını belirttiği köşe yazısında "Öcalan için İdam kararı verildiğinde halay çektik. Şimdi ise kahroluyoruz" dedi
ABDULLAH ÖCALAN'IN ŞEHİTLERİMİZİN KATİLİ OLDUĞUNU UNUTTUK MU?
29 Haziran 1999 günü Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi, İmralı’da yaptığı yargılama sonucu teröristbaşı PKK lideri Abdullah Öcalan'ın idam kararını açıkladı. Karar açıklandığında Mudanya sahilinde şehit aileleri, gaziler, televizyoncular ve gazetecilerle birlikte, müdahil sıfatı ile kararın açıklanmasını büyük bir heyecanla bekleyen şehit yakınlarından birisiyim.
Aslında karar açıklandığında müdahil olmamız nedeniyle mahkeme salonunda bulunmamız gerekirdi. Ama biz müdahiller ısrar etmemize rağmen Mudanya’dan kararın açıklandığı gün, İmralı adasına mahkeme salonuna götürülmedik. Sembolik sayıda şehit yakını ve gazi mahkeme salonuna alındı. Maalesef biz şehitlerimizin katili teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın idam kararını Mudanya sahilinde, TRT televizyonundan canlı yayında aldık.
Her şeye rağmen hukuka ve yargı kararına başından sonuna kadar saygı duyduk, saygılı davrandık. Biz Türk adaletine ve Türk yargısına hep güvendik. Çünkü biz kimseye haksızlık yapmadık, kimseyi mağdur etmedik, vatan için bayrak için canımızdan can verdik, kimsenin yaşam hakkını elinden almadık, şehitlerimizin katillerinin kim olduğunu herkes adı gibi biliyordu. Ne itirafçı, ne iftiracı olduk! Bu yüzden devletimiz bizi sırtımızdan hançerlemek isteyenlere asla müsaade etmez diye inandık ve güvendik. Ne acıdır ki, şehitlerimizin cenazesinde "Şehitler ölmez vatan bölünmez" diyerek en yüksek tonda tepki gösteren, kolumuza girip bizi teselli ettiğini düşündüğümüz bazı ikiyüzlüler tarafından, Abdullah Öcalan baş tacı edilirken gördük ki, her şey tümden yalanmış.
Al gülüm ver gülüm masasında, 50 bin kişinin katili Öcalan’la bir araya gelenler içimizdeki ikiyüzlülerden aldıkları güçle, şehitlerimizi yok sayarak, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaya, biz şehit yakınlarını en ağır şekilde incitmeye başladılar. Tüm bunları yaparken o kadar iki yüzlü davrandılar ki, sanki kendileri ellerinde yağlı urganla 'Katil Öcalan asılsın' diye şehir şehir dolaşıp, hiç seslerini çıkarmamış gibi şehitlerimizin kanı üzerine siyasetlerini yapmaktan asla geri durmadılar.
Şehitlerimizin hakkına girdiklerini, biz şehit yakınlarını üzdüklerıni açık ve net bir şekilde görüyoruz. Bu haksızlığı yapanlar üzdüklerinin şehit yakını ve gaziler olduğunu göremeyecek ve düşünemeyecek kadar gaflet halindeler. Öyle ki önce vatan diyerek canını vatana millete siper yapan kahraman askerlerimizin katillerini, adeta ödüllendirircesine teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması akla hayale dahi getirilemeyecek kadar, şehitlerimize yapılmış büyük bir gaflet hatta ihanettir.
Şehit yakını kimliğimle şehitlerimizin yakınlarının sistematik suskunluğuna hiç razı değiliz. Bu açılım sürecinde hiçbir siyasiye güvenmiyoruz. Şehit derneklerinin genel merkezlerinin de, bu süreçte işlevselsizliğini, muhatap alınmamasını içimimize sindiremiyoruz, içime sindiremiyorum. Bu noktada filmi başa sarıyor, Abdullah Öcalan’ın yargılandığı İmralıdaki davada, mahkemede müdahil dahi olmayan en eski kuruluş tarihine sahip olan şehit derneğinin Abdullah Öcalan’ın yargılandığı davada, neden müdahil olmadığını şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Herşeye rağmen 50 bin kişinin katili teröristbaşının hak ettiği hukuki cezayı çekmek yerine, devletle pazarlık yapıyor olmasını, süsleyip başka bir şeymiş gibi pazarlayanların çok iyi bir şey yapıyorlarmış gibi, açıklamalar yapmasını her şehit yakını gibi bende, içime sindiremiyorum ve bu durumu aklım almıyor.
Herkesi terörist olmakla suçlayanların, özellikle PKK’lı teröristlere yeşil ışık yakmasını görmezden gelemiyoruz. Şehitlerimizin ve vatandaşlarımızın kanı, İmralı’da ne adla kurulursa kurulsun, hiçbir masada hiçbir terör yandaşına, hiçbir teröriste, hiçbir teröristbaşına bir damla bile olsa bağışlanamaz.
Bir çok gerçeği en başta şehit yakınlarından saklayarak alınan yol, eninde sonunda çıkmaz sokakla sonlanan bir yol olarak, sonlanmak zorundadır. Ama bunun zararı sadece pazarlık masasını kuranlara değil, hepimizedir.
Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi teröristbaşı Öcalan’la ilgili bir haksızlık mı yaptı ki, İmralı’da PKK terör örgütü ile masa kuruldu. Mahkemenin Öcalan’la ilgili ilk ve son kararı, siyasi saiklerle hükümsüz hale getirilecek bir karar değildir. Aksi bir dayatma adalet duygumuzu yerle bir eder. 29 Haziran 1999 günü Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanı Turgut Okyay, PKK cani lideri Abdullah Öcalan'ın idam kararını açıkladığında, biz şehit yakınları ve gaziler çok sevinmiştik. Sadece biz değil mahkeme süreci boyunca bizi Mudanya’da evinde misafir eden halkımızda, çok sevinmişti. O gün kararın açıklanmasının akabinde hiç tanımadığımız insanlarla birlikte Mudanya Belediyesine ait bando takımı eşliğinde, biz şehit yakınları ve terör gazileri Mudanya Meydanında halay çekmiştik.
Bugün ise İmralı’daki teröristbaşı ile yapılan pazarlığı konuşurken bile şehit yakını olarak kahroluyoruz. Hangi ara bu hale getirildik?
50 bin kişinin katili Öcalan’la yapılan al-ver pazarlığının ayrıntılarını tam anlamıyla öğrendiğimizde umarım gerçekten dönülmez bir yola girmiş olmayız. Önümüzdeki günlerde PKK Süleymaniye’de silah bırakacakmış. İsterseniz ben önceden söyleyeyim, Süleymaniye ya da başka bir yer olur ama hep birlikte PKK terör örgütünün ezber bozan şovuna ve tiyatrosuna, bu süreçte tanık olmaya hazır olalım, derim. Teröristbaşı Öcalan dahil olmak üzere, PKK’lı teröristlerin her tarafından şehitlerimizin kanı damlarken bu akıl tutulması yeni sürece razı olan bir şehit yakını ( terör şehidi yakını ) var mıdır?
Abdullah Öcalan’ın şehitlerimizin katili cani bir teröristbaşı olduğunu unuttuğumuzu, kimse düşünmesin ! Gerçekten midemiz kaldırmıyor.










































Şehit kanı uzerinden 40 yıl siyaset yapan MHP denen parti nasıl olduda 360 derece dönüş yaparak PKK sevicisi oldu. Türk silahlı kuvvetleri terörün kökünü kazıdı ve şehit kanı üzerinden siyaset yapan bu parti bakdiki buradan daha ekmek çıkmıyor . Döndü pkklilarla kol kola girerek belki diyor Kürtlerden oy toplarım hesabına girdi.
RTE ye, Devlet Bahçeli'ye, Cumhur ittifakına destek veriyorum.
akp-pkk-mhp ittifakına destek veriyorum diyen hainidr. şehitlerimizin kanı yakınlarının yüreği sızlamaktadır. teröristle pazarlık olmaz. adamların federe bir devlet kurmak istediğini açık açık beyan ediyorlar. burada bazı hainler destek veriyoruz diyor.