Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Terörsüz Türkiye komisyonun gerçekleştirdiği toplantının basına kapatılmasını eleştirdiği yazısında "Terörsüz Türkiye istemeyen hiç kimse yok ama Terörsüz Türkiye isteyenlerin net ve şeffaf olması, Terörsüz Türkiye için bir sigortadır" dedi
BASINA KAPALI TOPLANTI YAPILMASI NEYİN HASSASİYETİ?
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 30 Ekim 2025 Perşembe günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında, TBMM Tören Salonu’nda toplandı. Komisyonun 16’ncı toplantısı, Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmasının ardından yapılan oylama sonucu, basına kapalı gerçekleştirilmiştir.
Sadece 5 üye toplantının basına açık yapılmasını istemiştir. İlk bölümünde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ikinci bölümünde de Adalet Bakanı Yılmaz Tunç basının alınmadığı toplantıda, bilgilendirmede bulunmuştur. Bu komisyonda yapılan bilgilendirilmelerin, neden bilinmesi istenmiyor ki basına kapalı yapılıyor?
Basın, komisyonunun toplantısını takip ederse, halk gerçekleri duyar diye neyin duyulması istenmedi ki, bu hassasiyet gösterildi? Bu soruları elbette şehit yakını kimliğimle muhataplarına, muhataplarımıza soruyorum. Bu yeni süreçle ilgili 'Terörsüz Türkiye' sloganından başka, hiç bir şey bilmeyen biz şehit yakınları, bu yeni süreçte bizim bilmememiz gereken ne var? diye tekrar tekrar soruyoruz. Komisyon toplantısının basına kapatılması, yeni süreçle ilgili olumsuz düşüncelerimizi ve endişelerimizi artırmıştır.
Siyasi irade tarafından teröristbaşı Öcalan’ın muhatap alınması ve talepleri yönünde, yeni yasal düzenlemeler yapılacağının kamuoyunda konuşuluyor olması, bizleri derinden üzmekte ve endişelendirmektedir. Çünkü muhatap alınan kişi 55 bin kişinin ölümünden, birinci dereceden sorumlu bir teröristbaşıdır. Bir şehit yakını olarak eminim ki hiçbir şehit yakınının teröristbaşı kanlı katil Öcalan’ın muhatap alınmasına, cezasının yeni yapılacak yasal düzenlemelerle bir gün dahi olsun eksiltilmesine rızası ve razılığı yoktur.
Öcalan’a umut hakkı tanımak, şehitlerimizi ve yakınlarını tümden yok saymaktır. Kanlı terör örgütü PKK silah bıraktım diyorsa , bunu gerçekten kanıtlarıyla göstermelidir. Silah yakma seronomisi ile, PKK terör örgütünün silah bıraktığı algısını yaratmak, hiç inandırıcı değil. Silahları bıraktılarsa nereye, nasıl bırakıldığını, teslim edildiğini Türkiye Cumhuriyeti Devleti bilmelidir. O silahlara hiçbir şekilde PKK terör örgütü, yada onun başka bir isimle faaliyet gösteren kolu ulaşamamalıdır. Aksi takdirde bu Türkiye’nin kendi eli ile ayağına silah sıkması olur ki, bunu hiç kimse kabul etmez.
İstedikleri zaman tekrar o silahlara yeniden kavuşabilecekleri, bir yere silah bırakmalarının hiçbir önemi yoktur. PKK terör örgütünün fesh edildiği örgüt tarafından açıklandığı halde, PKK terör örgütü militanlarının sıfır ve son model silahlarla şov yaparak, Türkiye’den çekildiğini açıkladıkları o görüntüler hepimizin hafızasına daha çok yeni kazındı. O görüntüleri gördükten sonra, hani PKK silah bırakıp kendini fesh etmişti, bunlar ne diye sormayalım mı?
Kimse kafamızı karıştıracak açıklamalarla, bu gerçeği perdelemesin, henüz aklımızı yitirmedik. Yeni açılım sürecinin katakulliye getirilecek hiçbir yanı yoktur. Pusulası 'Terörsüz Türkiye' olan bir süreç, net ve şeffaf olmak zorundadır. Her türlü ihaneti ve bölünmeyi, zamana yayan yeni bir açılım süreci istemiyoruz. Bunun içinde kapalı kapılar arkasında, basına kapalı yapılan toplantıların sürece fayda getirmeyeceğinin, bilinmesi gerekir. O toplantılarda konuşulanları teröristbaşı Öcalan DEM Parti milletvekilleri aracılığı ile bilecek, Türk milleti bilmeyecek! Bu durumu şehit yakınlarının içine sindirmesi ve kabul etmesi mümkün değil.
Türkiye’de, Terörsüz Türkiye istemeyen hiç kimse yok. Ama Terörsüz Türkiye isteyenlerin net ve şeffaf olması, kapalı kapılar arkasında Türkiye’yi bölünmeye götürecek dayatmalara kalkışmaması, asla ama asla bir bez parçası paçavrayı, ayyıldızlı bayrağımızın yanında dalgalandırmayı düşünmemesi, 55 bin kişinin katilinin posterlerini, şehir meydanlarına asmaması, sadece bir yasaklama değil, Terörsüz Türkiye için bir sigortadır.









































akp-pkk-mhp şer ittifakı destekçeisi hemendamlamış.. yahu tamam sen böyle devam et. sen pkk ile kolkola yürü ayahn bey ve bizler yürümeyeceğiz. nokta.
Ayhan Hamli yi sevmek, boynumuzun borcudur. Terorsuz Türkiye için yürütülen süreç, sin derece şeffaftır ve ülkemizin geleceği adına umut vericidir. Bu sebeple RTE ye, AKP'ye, Cumhur ittifakına sonuna kadar destek veriyoruz. Artık dış güçler, şer ittifakları ve onların içimizdeki uzantıları, bizleri sağcı solcu Alevi Sünni Türk Kürt vs vs diyerek bolemeyecek, aramıza tefrika sokanayacak. Türkçülüğün ve Atatürkçülüğün ardına saklanarak yıllarca bu millete, bu milletin dinine, imanına, kılık kıyafetine saldırdılar. Ne mutlu Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı, yurtdaşı olana....