Türkiye bir turizm ülkesi! Sadece denizi, kumu, güneşiyle değil; tarihiyle, kültürüyle, gastronomisiyle, medeniyet birikimiyle bir dünya markasıdır.
İstanbul’dan Antalya’ya, Bodrum’dan Kapadokya’ya kadar, her köşesi ayrı bir vitrin, ayrı bir hikâye, ayrı bir medeniyet mesajıdır.
Peki bu ülkenin dizileriyle ünlenmiş, milletin sevgisiyle büyümüş, reklam gelirlerini bu topraklardan kazanmış oyuncularının, şöhret basamaklarını Türkiye’de çıkıp, sonra soluğu Dubai'de alması nasıl izah edilecektir?
Bu bir tercihten öte bir mesajdır.
Şöhretin borcu vardır...
Bir oyuncu eğer Türkiye'de yayınlanan dizilerle Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Türk Cumhuriyetleri’nde tanınmışsa; o isim artık sadece birey değildir. O kişi bir kültür elçisidir.
Türkiye dizileri bugün Suudi Arabistan’dan, Katar’a, Kuveyt’ten Fas’a kadar milyonlarca evde izleniyorsa, bu bir turizm diplomasisidir. Bu bir soft powerdır.
Ve bu soft powerın yüzü olan isimlerin; Türkiye turizm destinasyonlarında görünür olması gerekir. Bu bir milli borçtur...
Antalya’da yazlık, Bodrum’da yaşam, Alaçatı'da hayat, Kapadokya’da yatırım, İstanbul'da iştir; İşte dünyaya verilecek mesaj budur!
"Ben kazandığımı ülkemde yaşıyorum. Çünkü benim ülkem bir marka ve sizleri ülkeme bekliyorum" demektir.
- Dubai meselesi
Dubai elbette bir destinasyondur. Lüks gökdelenleri, vergi avantajları, finans merkezi iddiası vardır.
Ancak bir hakikati konuşalım:
Dubai bir kültür üretmez,
Dubai bir tarih üretmez,
Dubai bir medeniyet üretmez,
Dubai, paranın vitrini üzerine kurulmuş bir şehir modelidir. Dubai'de alışveriş merkezlerinde, gece kulüplerinde, sahillerde takılan kadınların yüzde doksanı, dünyanın her yerinden gelen escort grubudur.
Dubai, ailenle tatil yapar dönersin, mantığı ile tasarlanmıştır!
Zaten şehri planlayanlar, ultra zengin değilsen; orta sınıf gelip uzun süre kalmasın diye daireleri ufaktır hatta 70 metrekare daireler, ortak kullanımlıdır.
Orada yaşam; ya çok zenginsen üst segmenttir, ya da sistem içinde alt sınıf bir expat hayatıdır. Gidenlerin yüzde 99'u bu segmente muamele görüp, zengin Arapların ayak kokusunu koklayanlardır.
Orta yol Dubai'de yoktur.
Türkiye'de yıldız olup Dubai'de elit yaşam pazarlamak; bu ülkenin turizm potansiyeline dolaylı zarar vermektir.
Turizm Mesajı Nerede?
Türkiye bugün turizmde, algı savaşı vermektedir.
'Türkiye pahalı, Türkiye karışık, Türkiye istikrarsız' algısı dış basında sürekli işlenirken, bizim ünlülerimizin Türkiye sahillerinde yaşamayı tercih etmesi, başlı başına bir güven mesajıdır.
Bir oyuncunun Bodrum’da, Adalar'da, Çeşme'de, Fethiye'de ve turizm bölgelerinde yaşaması, 10 reklam kampanyasından daha değerlidir. Bir sanatçının Bolu, Sakarya yaylasında ev alması, 5 uluslararası fuardan daha güçlü tanıtımdır.
Çünkü insanlar mekana değil, rol modele bakar.
Mesele tatil değil, duruştur.
Kimse kimsenin tatiline karışamaz. Ancak sürekli Dubai yaşamı övgüsü, Dubai gece hayatı paylaşımları, Dubai üzerinden lüks algısı oluşturmak; Türkiye’de kazanan bir ismin, sorumluluk bilinciyle örtüşmez.
Türkiye turizm cenneti ise; o cennetin yüzü olma cesareti gösterilmelidir.
Bugün Türk dizileri Ortadoğu pazarında milyarlarca dolarlık etki yaratıyorsa, o dizilerin yıldızları da, Türkiye markasına katkı sunmalıdır.
Aksi takdirde şu soru sorulur:
Türkiye’de şöhret olup başka bir vitrinde yaşamak etik midir?
Son söz; Türkiye yalnızca bir kazanç kapısı değildir. Türkiye bir kimliktir.
Millete mal olmuş isimler, bu kimliği taşımakla mükelleftir.
Şöhret; sadece alkış almak değil, sorumluluk taşımaktır.
Eğer Türkiye’den kazandıysan, Türkiye’yi yaşamalısın. Gelecek nesiller için yaşatmalısın.









































