Değerli dostlar, bu güne kadar elden bırakmadığımız tevazuyu bir kenara itip, biraz kendimizden bahsetmek istiyorum. Bunun hikmeti ve nedeni yazımızın sonundadır.
Sayın MHP İl başkanımız Abdullah Karapıçak beyin milletvekili aday adayı olması nedeniyle, 2 yıllık MHP İl başkan yardımcılığından sonra, 2022 yılı Aralık ayında, sayın genel başkanımız, bilge lider Devlet Bahçeli'nin tensip ve teveccühü ile tarafıma MHP Samsun İl Başkanlığı görevi tevdi edilmiştir. Şerefle taşıdığım bu görev ve sorumluluğu 9 aya yakın bir süre ifa ettik. Bu süre içinde parti tüzüğü gereği içeriden atandığım için, kendim yeni bir yönetim yapamıyordum. Bu nedenle mecburen mevcut il yönetimi ile devam etmek zorunda kaldık.
Bu arada 14 Mayıs 2023 genel seçim çalışmaları, tüm hızıyla başlamıştı. Seçim çalışmalarının o müthiş ve zevkli yorgunluğu ve yoğunluğu içinde altı ilçe başkanının istifası ve üç ilçe başkanının da, görevden alınma nedeniyle toplamda dokuz ilçe başkanı değişti ve yeni yönetimleri oluşturuldu. Göreve geldiğimiz ilk yirmi gün içinde, partimizin ne kadar borcu varsa son kuruşuna kadar ödedik. Ve bir daha asla borçlandırmadık. Tüm ödemelerimizi anında yaptık.
MHP Samsun İl Başkanlığına ait bir otobüsün, Motorlu Kara Taşıtları vergisini ödüyorduk. Benim bildiğim iki yıl, tabi öncesi de var. Otobüsü aradık bulamadık. Sonunda hurdacıya gittiğini öğrendik ve trafikten kaydını düşürdük. Hızla devam eden seçim çalışmaları arasında, MHP Samsun İl Başkanlığına yakışır bir il binası satın alınması veya yeni bir İl binası yapmak için çalışmalarımız da devam etti. Bu minvalde onsekiz hayırsever ülküdaşımız, sponsor olmak istedi.
İçlerinden bir tanesi, "Başkanım siz arsayı parmağınızla gösterin ben yapacağım" dedi. Hepsi de aynı şeyleri söyleyecek, güzel gönüllü insanlardı ki hepsinden Allah razı olsun. Seçimler biter bitmez, ilk işimiz bu olacak dedik. Her şey hazırdı. Liman kavşağında bin metrekare bir arsa bulduk. Artık her şey hazırdı. Fazla detay vermeden altyapı oluşturma anlamında bu hedefimizi, genel merkezimizle de mutabakatla kamuoyuna duyurduk. İl binası konusunu da seçim sonrasına bıraktık.
Seçim programlarına yoğun bir şekilde devam ederken, onyedi ilçe teşkilatımızın tamamına yaklaşık, yüzkırk gram altına denk gelen para dağıttık. Nihayet genel seçim geldi çattı. Birinci tur, ikinci tur derken seçimler sona erdi. Milletvekili seçiminde ilk defa 1999 seçiminde alınan yüzde onsekizbuçukluk oy oranından sonra, yüzde onbeşe çok yakın bir oy aldık. Seçim biter bitmez ilçe ve il kongre seçimi için çalışmalar başladı. Bu oldukça yoğun ve sorumluluk gerektiren bir süreçtir. Yapacağınız her icraat vatanınızın geleceğini ilgilendiren ve hedefe giden yolun kaldırım taşları gibidir. Kucaklayıcı ve kapsayıcı olmak zorundasınız. Nitekim de bu akıl ve şuur ile yol yürürken, öyle oldu böyle oldu, şartlar öyle gelişti ve bize partinin önünü açmak düştü.
Yeni göreve gelen il başkanımıza devir teslim yaptık ve il binası aşkımızı tekrar ettik. Yeni il başkanımız da, il binasını alacaklarını ve bizi de kordela kesmeye çağıracaklarını taahhüt ettiler. İnşallah bir gün bu hayalimiz gerçekleşir.
Basit bir aritmetik hesap ile kabaca bir tahmin yaptık. Sadece Samsun'da tüm teşkilatları bir binada toplayıp devasa ve dayanılmaz kiralardan kurtarmak, bunun yanında alt katları kiraya verip, onyedi ilçeyi düzenli olarak destekleyerek, teşkilatların moral ve motivasyonlarını yükseltmekti. Olmadı olamadı.
Dualı davamızın kutlu yolunda yürüyen ve bunu gerçekleştirecek arkadaşlarımız mutlaka vardır. Nihayetinde biz görevi bırakırken, onyedi ilçemize yüzkırk gram, yeni il yönetimine görev devrederken, sıfır borç ve 70 gram altına denk gelen parayı da devrettik. Bunların tamamı meğer neymiş biliyor musunuz?
Arkadaşlarımızın ifadesiyle; "Türkiye genelini bilmiyoruz ama bu Samsun'un siyasi tarihinde bir ilk. İnanın bunu duyunca çok şaşırdım. Meğer biz ne yapmışız böyle. Aslında bunlar hiç bir şey değil. Gayet normal ve olması gereken sıradan şeylerin kahramanlık olduğunu gördüm. Biz, devletten siyasete geçerken devlet terbiyesi ve ciddiyeti ile geldik. Bizim için acemi diyebilirler, tecrübesiz diyebilirler, ama başka hiç bir şey diyemezler.
Aktif siyasete girerken 12 Eylül darbesi öncesinin kafası, bilinci, şuur ve anlayışı ile geldik. Geldik ki şunu gördük:
Ben o zamanki acemilik ve tecrübesizlik ile gurur duyuyorum. Keşke herkes o kadar acemi ve tecrübesiz olsa. İnanın dünya çok daha güzel olur. Bu gün artık mütevazi olmayacağım. Zira insanların tevazuyu, zayıflık sanacak kadar tevazudan anlamadığını gördüm.
Hz. Mevlana der ki: "Edepli edebinden susar, edepsiz susturdum sanır".
Yazımızın başında marifetin sonda olduğunu söyledim. Marifet de şu:
Değerli kardeşlerim çalışın. Koltuğun sarhoşluğunu yaşamak yerine çilesini çeken gelsin. Çileye talip olan gelsin. Şehitlerimiz can verdi, serden geçti. Serden geçenleri unutmamak, çalışmakla olur, adamlıkla olur, vefa ve dürüstlükle olur.
Sayın bilge liderimiz, Genel Başkan Devlet Bahçeli öğrencilik yıllarımda bana şöyle demişti:
"Bir gün gelecek kalem kazanacak"
Evet bir gün geldi ve kalem kazandı. Ve bir gün gelecek adamlık ve dürüstlük kazanacak. Kalemin sahibi de o adamlar olacak. Allah'a emanet olunuz.









































