Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, TÜVTÜRK'ün aldığı ücretlere ilişkin yazdığı köşe yazısında, "Üretim yok ama yıllık 50 milyar kazanç var. Bunun adı tekelleşmedir" dedi.
Değerli dostlar, bugünkü konumuz güncelliğini hiç bir zaman kaybetmeyen motorlu araçların fenni muayenesi. Bilindiği gibi, anayasanın 167. maddesi ve 4054 sayılı yasa tekelleşmeyi ve rekabetin korunmasını düzenlemiştir ve tekel yasalara aykırıdır.
Ancak araç muayene işini yürüten TÜVTÜRK için standardı sağlamak için bir imtiyaz tanınmıştır. Burada şöyle bir sorun vardır. Devlet kuralları koyar herkes buna uyar. Standardı sağlamak için illa Tekel olması için imtiyaza gerek yoktur. Burada ciddi bir çelişki ve yanlış vardır. Biz burada bir kurumu karalama değil, toplumun konu ile ilgili her bir ferdinin şikayetini dile getiriyoruz.
Türkiye'de yaklaşık 33.600.000 motorlu araç trafikte kayıtlı bulunmaktadır. 2025 yılında yaklaşık 2.650.000 yeni araç trafiğe çıkmıştır. Ortalama olarak yaklaşık her araçtan iki yılda bir bu günkü fiyatlarla 3.000 TL muayene ücreti alınmaktadır. Bu da yıllık ortalama 50 milyar TL gibi bir paraya tekabül eder. Bu işin işletme maliyeti personel ve elektrik-su gibi sabit giderlerden ibarettir. Üretim yoktur. Sadece araç sahipleri için, yasal bir zorunluluk olan bir işlevi yerine getirmektedir.
Hukuk dili ile ivazlar arasında fahiş bir oransızlık vardır. Yani gerek yapılan işlem, gerek işlemin yapıldığı süre ve gerekse maliyetler açısından bakıldığında alınan para miktarı ile yapılan işlem, çok büyük bir orantısızlık göstermektedir.
Aynı ve yüzde yüz bir benzetme imkanı veren bir örnek verecek olursak. Borçlar hukukunun sözleşmeler başlığı altında incelenen "gabin" konusu vardır. Yani bir sözleşmede gabin varsa sözleşme geçersiz sayılır. Mahkemeler sözleşmede gabin tesbit ederse sözleşmeyi geçersiz sayar. Peki Gabin nedir? Gabin: Bir kişinin, bilgisizliğinden, tecrübesizliğinden, darda kalmasından ve muzayakasından faydalanarak onu sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakmasıdır. Gabin'in belli şartları vardır. Mesela edimler (sözleşme ile tarafların yapmak zorunda olduğu yükümlülükler) arasında bir orantısızlık sözleşmeyi geçersiz kılar. Örnek: Bir inşaat amelesi çalıştırıyorsanız ve işçinin saat ücretini 3.000 TL olarak belirlemişseniz. Bu mantıksız ve orantısız bir ücrettir. İşçinin günlüğü 24.000 TL demektir. Siz buna mantıklı diyebilir misiniz? Siz bu gün örnekteki gibi bir sözleşmeyle mahkemeye düşseniz para aklamak suçundan tutuklanırsınız. Paranın miktarı çok daha büyükse işin boyutları da başka yerlere varır. Her 15 - 20 dakikada bir araç muayenesi bittiğine göre ki uygulamada böyle, 3.000-4.000 TL ücret inanın çok çok fazla. Alınan hizmetin niteliği, süresi ve maliyeti ile ödenen ücreti karşılaştırdığınız zaman insan kendini çok kötü hissediyor. Ülkedeki araç sayısı ile etkilenen nüfusu ve dönen parayı bir karşılaştırdığınız zaman yok artık denilecek bir durum.
Yapılacak şey nedir? Yapılacak şey tek kelime ile devletleştirmek ve fiyatı da makul ve mantıklı bir noktaya çekmektir. Mevcut durum halka zulüm. Her muayeneye gelen araç sahipleri bu konuda bir anket doldursa memnunum diyenlerin oranı yüzde bir bile olmayacaktır iddia ediyoruz. Bizden söylemesi. Doğruya doğru, eğriye eğri.
TÜVTÜRK tekel olmaz zorunda değil. Egzos gazı muayenesi her yerde yapılıyor. Araç fenni muayenesinin farkı ve zorunluluğu neden?
Vatandaşlarımızı incitmemek gerek.










































bu işletmenin hakkını verenlere 2 kelam etmeyecek misin? yoksa gene körler sağırlar birbirini ağrılar mı yapacağız..
Sayın başkanım toplumun büyük sıkıntılarından biride bahsi geçen konu hükümetin bu konuya öncülük vermesi gerekir
Tabii tekellesme var Turkiye de sadece bu isi yapan bir sirket var. Ben Fransadan yasayan bir Turk olarak burada da arac muayene istasyonlari var ama degisik bir cok firma var birde neredeyse her semtte var. Bazen bazi semtlerde 2-3 oldugu bile var. Rekabet var. Ama Turkiye de tek bir firma istedigimiz fiyat uyguluyorlar Rekabet yok. Beylerin insafina almis. Bu resmen arac sahiplerini soguslemedir. Kalin saglicakla.