Samsun Kent Haber köşe yazarı Ayperi Türkoğlu, 'Gerçek söz hakkı sandıkta mı başlar, yoksa ekonomide mi?' başlıklı köşe yazısında, "Eğer işini kaybetme korkun varsa! Eğer kredi borcun seni uykusuz bırakıyorsa! Eğer çocuğunun geleceğini planlamak yerine ay sonunu planlıyorsan! Bu yazı seni ilgilendiriyor" dedi.
Gerçek Söz Hakkı Sandıkta mı Başlar, Yoksa Ekonomide mi?
Bu yazı seni ilgilendiriyor.
Çünkü sen her ay sonunda hesabını yapıyorsun.
Çünkü sen markette etiketlere bakarken iki kere düşünüyorsun.
Çünkü bazen konuşmak istiyorsun ama “Şimdi sırası mı?” diye susuyorsun.
Bir seçim günü sandığa gidiyorsun. Oyunu kullanıyorsun.
Bir an için güçlü hissediyorsun.
Ama ertesi sabah yine aynı hayatın içindesin.
Eğer işini kaybetme korkun varsa,
eğer kredi borcun seni uykusuz bırakıyorsa,
eğer çocuğunun geleceğini planlamak yerine ay sonunu planlıyorsan…
O zaman söz hakkın kağıt üzerinde var, hayatın içinde sınırlı demektir.
Çünkü özgürlük sadece konuşabilmek değildir.
Özgürlük, konuştuğunda başına ne geleceğini düşünmemektir.
Eğer bir haksızlığa “Hayır” dediğinde yarın işsiz kalma ihtimali seni korkutuyorsa,
orada demokrasi vardır ama cesaret pahalıdır.
Sen önce evini düşünürsün.
Önce faturayı düşünürsün.
Önce çocuğunu düşünürsün.
Bu çok insani.
Ama tam da bu yüzden ekonomi, sen fark etmesen de, söz hakkının sınırlarını çizer.
Geçim kaygısı büyüdükçe, insan daha az konuşur.
Borç arttıkça, risk almak zorlaşır.
Belirsizlik arttıkça, itiraz azalır.
Sonra birileri çıkar ve der ki:
“Herkes eşit oy kullanıyor.”
Evet, sandıkta eşitsin.
Ama hayatta herkes aynı yükü taşımıyorsa,
o eşitlik yarım kalır.
Bu yazı siyasetçileri değil, seni anlatıyor.
Çünkü gerçek söz hakkı, yalnızca oy verdiğin gün değil;
yarınını planlayabildiğin gün başlar.
Korkmadan iş değiştirebildiğinde,
haksızlığa karşı ses çıkarabildiğinde,
çocuğuna umutlu bir gelecek anlatabildiğinde…
İşte o zaman sözün gerçekten güçlüdür.
Gerçek söz hakkı sandıkta başlar.
Ama ekonomide nefes alır.
Ve eğer nefes alamıyorsan,
oyunun ağırlığı da eksik kalır.










































Bu işin sağı solu kalmamış ilkonce insanlık onuru ile yaşamak?
yazar a sonuna kadar katılıyorum... ekonominin tek suçlusu var.... eko ve küfürcu özel.... ülkemizi acil bu CHP zihniyetinden kurtarmaliyiz... CHP derken Rahmetli Atatürk'ün kurduğu CHP yi kastetmiyorum.... hiçbir eseri olmayan, yapılan hizmeti baltalayan bereketsiz, Atatürk'ün ardına saklanarak yıllarca milleti devleti belediyeleri soyup soğana çevirenleri kastediyorum....