Samsun'un İlkadım ilçesini yazan Samsun Kent Haber köşe yazarı Ayperi Türkoğlu, İlkadım ilçesinin yaşlanmadığını terk edildiğini vurgulayarak, İlkadım ilçesinin yıllardır beklediği Kentsel Dönüşüm sorunu başta olmak üzere ilçedeki yaşamı yazdı.
Yeni köşe yazısında İlkadım ilçesinde kimsenin kalmak istemediğini yazan Ayperi Türkoğlu, "Bir şehir, insanların ona olan güveni azaldığında yıkılır." dedi.
İlkadım Yaşlanmıyor, Terk Ediliyor
Gündüz kalabalık.
Akşam sessiz.
Bir sokağın gündüzü başka,
akşamı başka.
Gündüz; dükkanların önü dolu.
İnsanlar gelip geçiyor.
Bir telaş, bir hareket.
Akşam; aynı sokakta ışıklar sönüyor.
Kaldırım boşalıyor.
Bir balkon karanlıkta kalıyor.
İlkadım’da bir değişim var.
Herkes görüyor.
Kimse adını koymuyor.
Mahalleleri konuştuk.
Muhtarlarla.
Vatandaşlarla.

Aynı cümle dönüp dolaşıp geliyor:
“Merkez yaşlanıyor.”
Ama mesele yaş değil.
Bir şehir kendiliğinden yaşlanmaz.
Bir şehir, tercih edilmemeye başladığında yaşlanır.
Bugün olan bu.
İnsan geliyor.
İşini görüyor.
Gidiyor.
Kimse kalmak istemiyor.
Çünkü kalmak, bir yere hayat kurmak demek.
Hayat kurmak için bina yetmez.
Bir his gerekir.
Güven gerekir.

Dürüst olalım.
Arabayı koyacak yer yok.
Yürünecek kaldırım dar.
Binalar eski.
Asansör yok.
Nefes almak zor.
Ama mesele sadece bunlar değil.
Mesele şu:
Bir insan “burada yaşarım” diyebiliyor mu?
İşte cevap orada saklı.
Bir de bekleyiş var.
Herkes bir şey olacak diye bekliyor.
Kentsel dönüşüm deniyor.
Ama nasıl?
Ne zaman?
Kimin için?
Belli değil.
Bekleyiş uzadıkça umut büyümüyor.
Başka bir şey büyüyor:
Güvensizlik.
Bir şehir betonsuz kaldığı için yıkılmaz.
Yolsuz kaldığı için de yıkılmaz.
Bir şehir, insanların ona olan güveni azaldığında yıkılır.
Çünkü insan önce parasını değil,
hayatını emanet eder.
Şimdi soru açık:
İlkadım, hayatın emanet edileceği bir yer mi?
Cevap net değilse,
sorun büyüktür.
Çöküş bazen gürültüyle gelmez.
Sessiz gelir.
Önce gençler gider.
Sonra aileler.
Bir gün bakarsınız…
Sokak aynı sokak.
Binalar aynı binalar.
Ama hayat yoktur.
Ve o noktada bir şehir yaşlanmış olmaz.
Terk edilmiş olur.
Ama asıl tehlike bu da değil.
Asıl tehlike şu:
İnsanlar gider, kimse konuşmaz.
Bir şehir, insanlar çekip gittiği gün değil,
Kimsenin bu gidişi dert etmediği gün, kaybolur.










































ilkadım eski anlaşılır ve kabul edilebilir. fakat atakum kaç yıllık ilkadımdan daha beter. müteahhitler para kazancaz diye millete kitlediler heyelan bölgesindeki evleri. yol yok izan yok.
İlkadım ilçesinde yapılaşma sadece ilçenin sahilinde, kıyısında olması sonucu ilçe sadece sahildeki düğün salonundan, alo153, valilik binası, opera binasından ibaret bir ilçe olarak anılıyor. Oysa atakum ilçenin en güneyindeki kocadağ, kamalı toki, çobanözü sanayi sitesi adalet sarayı binası, balaç cazibe merkezi gibi güneyden sahil kıyısına kadar hareketli iken bütün ilkadım ilçesini kıyı bandına yönlendirmek başlı başına bir hatadır.
Bu bir fırsat aslında. Hızlıca kenstel dönüşüm ile şehir merkezi tarihi dokusuyla birlikte yeniden canlandırılabilir. Bu konuda her kurum üzerine düşeni yapmalı, muhalefet de işe taş koymamalı.
Atakum yeni İlkadım olma yolunda ilerliyor.her bina .biz şehir nasıl inşa edilir bilmiyoruz yazik
Tarihi binalar görünür hale getirilmeli tarih canlı tutulmalı çimento beton yerine taş işçiliği olmalı,ilkadimda özellikle çiftlikte büyük yenilenme olmalı binalar yıkılıp arsalar birleştirilip sosyal hayata uygun binalar yollar yaşam alanları oluşturulmalı,dar yollar park edemeyen araçlar sorunu çözülmeli. Tarihi Saathane çok güzel oldu devamı gelmeli kötü apartmanlar yıkılmalı binaların arasına hapsolmuş günümüze az da olsa ulaşan tarih gün yüzüne çıkartılmalı.
Bu güzel yazı için teşekkürler
Keşke fikirlerinizi destekleyici rakamlar da koysaydınız. Evet beton çok yol dar ama şehirdışından her haftasonu her plakadan insan geliyor bu şehire. Tevehcüh olmasa da kimse buraya gelmez diye düşünüyorum. Kimse nin de gittiği yok bence ilkadımdan
kentsel dönüşümü yapamıyoruz. 2 katlı binayı yıkıp yerine 10 katlı yapı dikilirse yine kaos oluyor, yollar aynı kalıyor ama insan yoğunluğu artıyor.
Doğru diyorlar ilkadim yaşlandı, gençlerin herhangi bir geleceğe dair planı kalmadı şehri terketmek onlar için daha mantıklı bir hal aldı, iş alanında zaten diplerde samsun hiç bir yeni istihdam sahası yok doğru düzgün maaş yok yani gelecek yok gençler neden dursun , eskiden insanlar iş bulmak yuva kurmak için samsuna gelirdi şimdi marmara ya sanayi bölgelerine gitmek istiyor Samsun yaşlandı.