DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık’ın kim olduğunu, PKK terör örgütüne ilgisini ve siyasi yakınlığını şehit yakınları ve bu millet iyi bilmektedir. Milletin bildiğine ilave edebileceğim çok şey olmamakla birlikte, bazı şeyleri unutulmaması için, hatırlatmakta fayda görüyorum.
Sırrı Sakık şu an Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilidir. İlk kez değil bir çok kez milletvekili olmuş, bölücü söylemlerini her fırsatta yükseltmiş birisidir. Bir kez bile olsun şehit askerlerimizi rahmetle ve minnetle anmamış, hiçbir şehidimizin taziyesine katılmamıştır. Kendisinin Kandil destekli olduğu söylenmekte ve iddia edilmektedir. Biz şehit yakınlarına göre de, iddiamız kendisi terör örgütü PKK’nın ve teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın Türkiye Büyük Millet meclisindeki, siyasi sözcüsüdür. Eylem ve söylemleri bu durumu açıklayan kanıtlardır.
24 Mayıs 1993'te Bingöl-Elazığ yolunda silahsız ve sivil kıyafetli 33 asker PKK tarafından kalleşçe hunharca şehit edildi. Bu katliamın bu insanlık suçunun emrini veren DEM Parti milletvekili Sırrı Sakık'ın kardeşi PKK'nın sözde bölge sorumlusu Şemdin Sakık'dır. Bir dönem PKK terör örgütünün Abdullah Öcalan’dan sonra ikinci ismi olan Şemdin Sakık, DEM Parti milletvekili Sırrı Sakık’ın kardeşidir. Şehitlerimizin katili Şemdin Sakık, halen yüksek güvenlikli cezaevinde olup, hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çeken hem itirafçı, hemde iftiracı olmuş bir hükümlüdür. 2012 yılında Ergenekon davasının gizli tanığı Şemdin Sakık’tır. Duruşmada Gizli Tanık Deniz olduğunu açıklamıştır. O dönemde kardeşi BDP'li milletvekili Sırrı Sakık için 'kan emici' ifadesini kullanmıştı. Şuan birbirleriyle görüşmeseler de, bu kardeşlerin en önemli ortak noktası bölücü PKK terör örgütü ile olan, aile boyu bağlantılarıdır. Ama ikisi de birbirini sevmez. Sadece kardeşler değil teröristbaşı Abdullah Öcalan’da Şemdin Sakık’ı, kendisini deşifre ettiği için sevmez.
Bölücü terör örgütü bu iki kardeşi de kendisi gibi bölmüştür. Bu bilgilerin tamamı herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bilgilerdir, ne bir iftira, ne bir montaj kaset değildir.
Herkesin bildiği gibi Sırrı Sakık, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kıdemli milletvekili, kardeşi Şemdin Sakık ise Türkiye’de yüksek güvenlikli cezaevinde yatmakta olan bir hükümlüdür. Her ikisi de, kendi özgür bölücü iradeleri ile seçtikleri kulvarda yürümektedir. 2026 Temmuz ayı PKK’lı teröristler ve teröristbaşı Öcalan için umut hakkı ayı olarak görülmektedir. DEM Parti ve Abdullah Öcalan Türkiye Büyük Millet Meclisinde geçirilecek çerçeve yasa için bastırmakta ve yoğun baskılar yapmaktadır.
Belki de birileri birilerinden söz almakta, birileri birilerine şehitlerimizin katilleriyle kardeş olma hevesiyle ihanet yasası hazırlamak için, tüm ikna yollarını denemekte, bazen de aba altından sopa göstermektedir. Temmuz’un sonuna kadar şehitlerimizin katilleri için çıkarılması istenen çerçeve yasanın, bir an önce yasallaşması DEM Partililerin beklentisidir. Hiç şüphesiz böyle bir yasaya PKK terörü nedeniyle mağdur olmuş şehit aileleri, rıza göstermemekte ve razı değillerdir. Ama baskılama o kadar acımasız ki hep aynı hikaye 'Şehit gelsin mi istiyorunuz?' Bu söze, yuh olsun, yazıklar olsun demeyen bir şehit yakını yoktur. DEM Parti Milletvekili teröristbaşı Şemdin Sakık’ın kardeşi milletvekili Sırrı Sakık bu arada hiç boş durur mu, hem Mecliste hem de başka yerlerde tamda zamanı diyerek harekete geçmeyi, kendisine bir görev saymış. Öyle ki, Doğubayazıt’ta kısa bir video çekmiş o videoyu kendi görüntüsü ve sesiyle sosyal medyasından paylaşmış.
"Burada Doğubayazıt’ta bu dağlarda şu toprakların üzerinde; Önce Vatan, Türk, Öğün Çalış Güven, Ne Mutlu Türküm Diyene, Her Şey Vatan İçin, bu dağlar çok ölümler gördü. Hala bu dağlarda ırkçılığı tekçiliği çağrıştıran sloganlar var. Bir tarafta 100 yıllık Kürt sorunun çözülmesi için çaba sarf edilirken Türk çocukları öldü, Kürt çocukları öldü' diyerek bölücülüğünü körüklemeye şirin görünmeye devam ediyor.
Bu kafa, bu ülkede terörü körüklemekten başka bir işe yaramaz. Kim niye öldü, bir tarafta vatan evlatları teröre teslim edilemeyecek kadar değerli vatanımızın tek bir çakıl taşını dahi, terör örgütü PKK’ya teslim etmemek için asker oldu, polis oldu, din adamı oldu, öğretmen oldu, doktor oldu, hemşire oldu, kadın, çocuk yaşlı genç bebek oldu. En önemlisi de teröre karşı bir oldu 40 yıldan fazladır, hain kalkışmasını devam ettiren bölücü PKK terör örgütünün haince, kalleşçe ve hunharca saldırısı sonucunda, şehadet şerbeti içerek şehit oldu. Vatan toprağından toprak koparıp, başka bir ad ve başka bir bayrak altında devlet kurmak isteyen kim varsa, karşısında bir ve bütün olarak anayasada tanımını bulduğu şekilde Türk milletini buldu.
Kimse Türk Milletine ırkçılığı yakıştıramaz.
Ne Mutlu Türküm Diyene, ırkçılığı ve tekçiliği çağrıştıran bir slogan değildir. Bu ülkede vatandaş olup, bu ülkenin topraklarında Önce Vatan, Türk Öğün Çalış Güven, Ne Mutlu Türküm Diyene, Her Şey Vatan İçin yazılarını görüp bunu ırkçılık olarak yorumlayan yayan varsa, asıl ırkçı, asıl bölücü kendisidir.
Amaç üzüm yemek olmayınca bağcıyı döven çok olur. DEM Parti Miletvekili Sırrı Sakık’ın yapmaya çalıştığı çok açık ve nettir. Yorum kişiye özeldir, herkes kendi yorumunu yapabilir. Ne Mutlu Türküm Diyene o dağlara, o sloganları kanıyla yazan şehitlerimizdir. Şehitlerimizin emanetlerini korumak hepimizin boynunun borcudur. Kişisel menfaatler milli menfaatlerin sonunda kalır.









































