Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, Serbest Piyasa uygulamasını yazdığı köşe yazısında, "Kafalarına göre artış yapıyorlar. Enflasyonun düşmesi için Serbest Piyasa uygulamasına acil müdahale edilmeli" dedi.
Bilindiği gibi ülkemizde Turgut Özal'ın başbakanlık dönemi ile başlayan bir serbest piyasa ve özelleştirme süreci olmuştur. Peki bu serbest piyasa nedir?
Serbest piyasa, fiyatların ve üretimin devlet müdahalesi yerine tamamen arz ve talep dengesiyle belirlendiği ekonomik sistemdir. Gönüllü mübadele, mülkiyet hakkı ve rekabet temel unsurlarıdır.
Serbest piyasa ekonomisinin tam anlamıyla işlemesi için gereken temel şartlar şunlardır:
Özel Mülkiyet: Bireylerin varlık edinme ve kullanma hakkı.
Girişim Özgürlüğü: Herkesin istediği işi kurma ve rekabet etme serbestliği.
Tam Bilgi: Alıcı ve satıcıların piyasa koşullarından haberdar olması.
Fiyat Serbestliği: Fiyatların arz ve talep dengesine göre kendiliğinden oluşması.
Çokluk: Piyasada hiçbir aktörün fiyatı tek başına belirleyemeyecek kadar çok sayıda alıcı ve satıcının bulunması.
Düşük Devlet Müdahalesi: Devletin sadece hukuk ve güvenlik gibi düzenleyici rollerde kalması.
Burada fiyat serbestliği ve çokluk başlıklarında ciddi sorunlar bulunmaktadır.
Fiyatların serbest rekabet ve piyasa şartlarında belirlendiğini söylemek mümkün değildir. Firmalar, fiyatları kendileri keyfi olarak belirlemektedir. Bunun ana nedeni ise, aynı malı üreten firmalarda serbest piyasa şartları için gerekli çokluk şartı karşılanmamaktadır. Çoğu kez firmalar aralarında gizli anlaşmalar yapmaktadır. Bunların resmi belgeleri Rekabet Kurulu kayıtlarında vardır. Tabi burada fiyat artışlarındaki pervasızlığı sadece bu iki hususa bağlamak da doğru değildir. Üretim yetersizliğini de değerlendirmeye katmak gerekir. Öncelikle üretimi arttırmak gereklidir.
Ayrıca ülkemizin mal ve hizmet ihtiyacının karşılanmasında bir çok ürün için küresel kartellerin hegemonyası kırılmalıdır. Bu iş için temel silahımız maliye politikalarıdır.
Bunun yanında, devletin kontrol ve denetim mekanizmaları, ham madde ve işçilik - malzeme tedarikinden alın mal son tüketiciye ulaşana kadar devletin eli tüm aşamalarda içeride olmalıdır. Kar marjlarını devlet belirlemelidir. Çünkü Türkiye'de serbest piyasa şartları yoktur. İçinde bulunulan şartlarda ancak halkı ziyadesiyle incitirsiniz, canını yakarsınız.
Bu durumda da enflasyonla da mücadele kolay mümkün olmaz. Bu yazdıklarımız yanlış ise, o vakit bunca cezalar neden kesiliyor? Bu cezalar haklılığımızın ispatıdır.
Ancak bir hususun da altını kırmızı ile çizelim. Ekonomimiz dış etkilere karşı dirençlidir. Döviz tarafı sağlam, dış ödemeler dengeli ve sorunsuzdur. Bizim bu yazıda işlediğimiz konu, hiç bir ekonomik gerekçeye dayanmayan fiyat artışları ve meydana getirdiği fırtına ve muhtemel sonuçlarıdır.
Hükümetin ve de devletin yollarına mayın döşeyenler var aman dikkat edelim ve gereğini yapalım.
Bu gün insanların oy verirken siyasi tercihleri, ekonomik nedenlere ciddi anlamda evrilmiş durumdadır. Ufukta gözüken seçimlerde net başarının yolu budur.
Fiyat istikrarının, enflasyonun çözüm yolu budur. Bu yolda gerekli yasal düzenleme 2026 yılı bitmeden yapılmalı ve hayata geçirilmelidir. Her zaman söylediğimiz gibi, salt para politikası uygulamaları ile olacak bir iş asla değildir.
Bu arada 2013 yılından beri TBMM'de bekleyen ve bir türlü çıkamayan Hal Yasası gibi sürünecek bir husus değildir. Elzemdir, acildir ve net çözümdür. Gerekli şartlar sağlanmadan uygulamaya konulmuş, serbest piyasa uygulaması tam bir erken doğumdur. Bu nedenle de ekonomimiz bir türlü küvezden çıkamıyor. Bizden söylemesi.
Kime yarayıp kime yaramadığına bakmadan doğru bildiğini söylemek Allah'ın emridir. Mükemmel bir pembe tablo da çizebilirdik ama bu ancak yardakçı bir yaklaşım olurdu. O da bizim işimiz değildir. Doğruya doğru eğriye eğri. Bunun yanında Dış işleri, İçişleri ve Milli Savunma Bakanlığı başta olmak üzere bir çok konuda mükemmel ötesi muhteşem gidiyoruz. Allah devletimize zeval vermesin.










































Sayın Kandıra, Yazınızda ülkemizdeki pahalılığı serbest piyasa ile açıklıyorsunuz. Oysa Türkiye’de tam bir serbest piyasa yok; birçok sektörde devlet müdahalesi var: enerji fiyatları, kira düzenlemeleri, tarım destekleri, ithalat kotaları, kamu fiyat kontrolleri ve hatta Türkiye İstatistik Kurumu gibi kurumlar devlet yapısında. Türkiye’de daha çok karma ekonomi söz konusu ve devlet piyasanın aktif bir oyuncusu. Sorun tespiti açısından ise ciddi bir kavramsal hatanız var : Serbest piyasa demek zaten denetimsiz piyasa demek değil ki .Modern ekonomilerde model bellidir: serbest piyasa, rekabet, etkin denetim ve sosyal politikalar. Ancak siz sorumluluğu sadece piyasanın kendisine yüklüyor,müdahaleci ve katı devletçi bir kâr denetimi öneriyorsunuz. Bu durum Geçtiğimiz günlerdeki “TÜVTÜRK’ün aldığı ücretler” yazınız ile bir çelişki oluşturmuyor mu?Bir yandan serbest piyasayı suçluyor, diğer yandan bir tekel olan TÜVTÜRK’ü eleştiriyorsunuz. İkisi aynı anda doğru olamaz. Bugün ki yaklaşımınız bana biraz Bülent Ecevit’in halkçı ekonomi anlayışını hatırlatıyor; hatta özel şirket kârlarını sınırlandırma ve devlet müdahalesini katı bir şekilde savunarak Karl Marx çizgisine yaklaşmışsınız. Özetle ;yüksek fiyatların nedeni serbest piyasa değil: yüksek enflasyon, kur artışı, enerji maliyetleri, vergi yükü ve bilimsel olmayan modellemelerdir. Hukuk devletini güçlendirmek, TC Merkez Bankasının bağımsızlığını,gelir adaletini,adil bir vergi düzenini,liyakate dayalı istihdamı ve mali dengeyi sağlamak,kamudaki israfı engellemek ile TBMM’nin halk adına bütçeyi denetim görevini yapabilmesine olanak sağlamak da gerçekçi çözümler olarak yazılmayı hak etmiyor mu ?Saygılarımla.
Serbest piyasaya müdahale edebilmek için esnafın altında kaldığı kayayı üstünden almak gerekmez mi aylık 35 bin tl havaya gideri var esnafın 35 bin kazanabiliyor mu peki hiç sanmıyorum bir çoğu o parayı ay sonu çıkaramıyor gıda enflasyonu için çare arıyorsanız subesi cok olan marketlerden başlayın 3 günde bir zammı esnaf yapmıyor.
Yani ekonomik krizin sorumlusu da cumhur ittifakı değil. Ülkede kötü olan hiçbir şeyin sorumlusu olmadıkları gibi. Bu yaklaşım kendileri açısından oldukça zekice bir davranış. Ne güzel hiçbir sorumlulukları yok. Ama insanları da ..... yerine koymayın.
başkanım tespitler doğru. başkanım zamların sorumlusu cehapedir. zam yapıp yapıp duruyorlar. ortadoğudaki savaşıda çıkaran cehapedir. irana saldıran ve humeyniyi öldüren cehapedir. epstein cehepinin adamıdır. bizzat gördüm.