27 Ocak 2022 Perşembe

Furkan Eren  ÖZDEMİR

Furkan Eren ÖZDEMİR

furkan.eren.ozdemir@hotmail.com

ÇARŞAMBA ŞEKER FABRİKASI

Ülke ekonomimizin sıkıntı yaşadığı şu günlerde en başta Çarşambamızı yakından ilgilendiren bir mesele gündeme geldi.  Çarşamba Şeker Fabrikası’nın yeniden üretime geçmesi…

Son iki yıldır bu mesele sıklıkla gündeme geliyor. Hatta 2020 yılında tekrar üretime başlaması yönünde bakım ve onarım çalışmalarına bile başlanmıştı. Ancak Covid-19 pandemisinin ülkemizde de etkisini göstermesiyle birlikte bu çalışmalara son verildi. Ara verildi demiyorum, son verildi. Çünkü normalleşme adımlarının aylar önce atılmasına rağmen Çarşamba Şeker Fabrikası’nın yeniden üretime geçmesine yönelik çalışmaların devamına hala başlanmadı. 

***
Birkaç gün önce Çarşamba’da faaliyet gösteren siyasi partilerin tümünün bu konuda ortak bir bildiri yayınlama kararı aldığı bilgisi geldi. Bu karar geç kalmış ama yine de çok yerinde bir karardır. Çünkü Çarşamba Şeker Fabrikası, birçok hemşerimizin tahmin bile etmediği düzeyde bir potansiyele sahiptir.  Örneğin ülkemizde faaliyet gösteren diğer fabrikalar sadece sezonluk olarak üretim yapabilmektedir. Çarşamba Şeker Fabrikası’nı diğerlerinden ayıran en büyük özelliği “Ham Şeker İşleme Tesisi ’ne” sahip olmasıdır. Bu sayede yılın 12 ayında da üretim yapabilecek özelliktedir. 

Ülke ekonomimizin gittikçe üretim ekonomisinden tüketim ekonomisine doğru sürüklenmesinin nelere neden olabileceğini, son günlerde döviz kurları üzerinde yaşanan dalgalanmaların ortaya çıkardığı ağır mali tablolardan görmekteyiz. İşte bu nedenle üretim ekonomisinin kıymetini daha iyi kavramak zorundayız. Şeker pancarı da üretim ekonomisine katkı sunması adına stratejik bir öneme sahiptir. Gıda maddeleri başta olmak üzere her geçen gün yaşanan fiyat artışları artık önlenemez bir hal aldı. Kıymetli yöneticilerimiz kürsülerden ekonomik anlamda milli mücadele verdiğimizi ifade etmektedir. Peki bugün atıfta bulunulan Milli Mücadele nasıl kazanılmıştı? Milli Mücadele sadece cephede kazanılmadı. Yokluk içerisinde kıvranan Anadolu insanının yeniden bu sefaletten kurtuluşu sadece düşmanı denize dökmekle mi mümkün oldu? Elbette hayır. Kurtuluş Savaşı’nın ardından başlatılan mücadele de cephede verilen mücadele kadar önemliydi.  Peki bu mücadele nasıl başarıldı? Elbette üretim ekonomisine önem verip, Allah’ın bize bahşettiği bereketli topraklarımızın nimetlerinden faydalanılarak…

Evet bugünkü şartlar o dönem kadar ağır değil. 
Ancak gün geçtikçe o gün yaşanan şartlara doğru sürüklendiğimizi söylemek mübalağa olmayacaktır. 

***
Peki biz ne yapıyoruz?
Bugün yeniden inşa etmeye kalksak, 150 milyon Euro civarında bir maliyetle inşa edebileceğimiz Çarşamba Şeker Fabrikası’nı yaklaşık 11 yıldır çürümeye terk ediyoruz. 

11 yıldır Çarşamba Şeker Fabrikası’nın çürümeye terk edilmesinin hiçbir halisane açıklaması olamaz. 

Üretime devam ettiği takdirde yaklaşık 750 kişinin üzerinde bir istihdam imkanı yaratacak olan, Çarşamba ovası başta olmak üzere ülkemizin birçok noktasında çiftçilikle geçimini sağlayan vatandaşlarımıza yeni bir seçenek olacak olan, hayvancılıkla geçimini sağlayan hemşerilerimizin kaba yem ihtiyacını karşılayarak hayvancılıktaki girdi maliyetini düşürebilecek olan, nakliyeciye kazandıracak olan Çarşamba Şeker Fabrikası’nın 11 yıl kapalı tutulması ve hala üretime geçmesi adına adım atılmaması hiç kimse kusura bakmasın ama bu topraklara en hafif tabirle ihanettir. 

2020 yılında üretime geçmesi adına bakım ve onarım çalışmalarına başlandığını ifade etmiştik. Bu süreçte yaklaşık 25 milyon TL masraf edildi. Bugün çalışmalara devam edilmemesi, milli servetten 25 milyon TL’nin de çöpe gitmesi anlamını taşıyacaktır. 

Hiç çalışmadığında bile yıllık 40 milyon TL masrafı olan Çarşamba Şeker Fabrikası’nın neden hala üretime geçirilmediğini anlayamıyoruz. Buna kim neden karşıdır? Çalıştığı takdirde başta Çarşambalılar olmak üzere birçok vatandaşımızın menfaatine yönelik olanaklar sunacak olan Çarşamba Şeker Fabrikası’nın kapalı tutulması kimin menfaatine katkı sunmaktadır?

Bakın burada siyasi bir detay arayışında değilim. Kaldı ki en sert muhaliflerinden biri olduğumu düşündüğüm Çarşamba Belediye Başkanımız sayın Halit Doğan da bu fabrikanın faaliyete geçmesi noktasında istekli olduğunu ifade ediyor. 

Çarşamba Belediye Başkanı başta olmak üzere Çarşambalıların aşamadığı bu iradeler veya odaklar kimlerdir?

Dileriz Çarşamba’nın siyasi temsilcilerinin başlattığı bu seferberlik olumlu bir netice alır. Süreç olumlu sonuçlandığı ve sonrasında da sağlıklı yönetildiği takdirde Çarşamba başta olmak üzere ülkemiz adına büyük bir kazanım olacaktır. 

Esen kalın…

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR