Samsun'da yıllardır tartışılan Gülsan Sanayi Sitesi ile ilgili 'Gülsan ve Belediye Başkanları' başlıklı bir köşe yazısı yazan Samsun Kent Haber köşe yazarı mimar Embiya Sancak, Gülsan Sanayi Sitesi'nin tarihsel sürecini ve belediye başkanlarının burayla ilgili neyi doğru neyi yanlış yaptığını anlattı.
Mimar Embiya Sancak, Gülsan Sanayi Sitesi için yazdığı köşe yazısında "Gülsan Sanayi Sitesi için ruhsatsızdır, plansızdır, tapusuzdur diyenlerin hepsi yalancı ve cahildi" dedi.
Gülsan Sanayi Sitesi ve Belediye Başkanları..
Samsun genel kamuoyunda gündemde olan ve benimle ilgili olarak elli yıllık ilişkisi olan Gülsan Sanayi Sitesi, Kentsel Dönüşüm projesi hakkında makale yazarak ilgililerin okumasını sağlamam gerekiyordu.
Bu konu ile ilgili görev yapmış belediye başkanlarından da, bahsederek aynı zamanda kent belleğinde, derin izi olan Gülsan Sanayi Sitesi gerçeği arşivlere girmelidir.

1-Rahmetli Samsun Belediye Başkanı Dr. Bünyad Arsan:
Samsun’un 1884'den sonra ikinci imar planı, İmar Bakanlığı tarafından hazırlanarak dönemin belediye başkanı Bünyad Arsan döneminde, Belediye Meclisinin uygunluk kararı ileş, bakanlık tarafından onaylandı. Bu imar planında Gülsan Sanayi Sitesi alanı, plan kararı ile küçük sanayi alanıdır (pafta 8F) Yani Gülsan Sanayi Sitesi için ruhsatsızdır, plansızdır, tapusuzdur diyenlerin hepsi yalancı ve cahildi.
Bu tarihlerde, Samsun kent içinde bulunan küçük sanayi işyerlerinin, bu alana taşınması, imar kararı ile yasal mecburiyet haline getirilmişti. Planın uygulama süresi ise, yirmi yıldır. Yani 1980 yılına kadar, kent içindeki merdiven altı küçük sanayi dükkanları, tasfiye edilerek buraya taşınacaktı. Doğru karardı rahmetler olsun Başkan Dr. Bünyad Arsan.
2-Allah sağlıklar versin başkan Kemal Vehbi Gül:
Samsun’un ikinci imar planını uygulayan başkandır. Vehbi bey imar planı gereğince, şimdiki Gülsan arazisinde Küçük Sanayi Sitesi yapımı için kooperatif kurdurdu. Belediyenin bu önemli belediye hizmeti için, İmar Müdürü olarak tarafıma kamusal görev verildi. Yani şimdi yıkılacak binaların orijinallerine ruhsatı veren. İmar Müdürü benim. Şöyle de anlaşılmalıdır. Şimdiki mülkiyetlerin hak sahiplerini, Samsun Büyükşehir Belediyesi korumalıdır. Devletin Sürekliliği Esastır ilkesi zedelenmemelidir.
Gülsan için Kemal Vehbi Gül, kurucu başkandır. Bu nedenle sitenin adı Gülsan'dır...
3 -Rahmetli Başkan Dr. Selahattin Ereren:
Bu dönemin teknik işlerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı benim. En zor işim Gülsan Sanayi Sitesiydi. Kooperatif yönetimi ile üyelerinin ihtilaflarının var olması, çevre yolunun Gülsan arazisinden geçirilmesi mecburiyetinin bulunması, 1975 yılında başlatılan, Büyük Samsun Metropolitan İmar Planı hazırlanması sürecinde, İmar Müdürü mimar olarak kamusal görevimin bulunması, Gülsan işyerlerinin tamamlanması ve üyelere tahsisi sürecinde, konu zamanın ihtilal döneminin Danışma Meclisine kadar taşınarak, merkezden sorunların çözümü zorlu süreci yaşandı.

Bu dönemde konuyu rahmetli başkanımız Dr. Selahattin Ereren'e rapor edince,
Gülsan Kooperatifi Yönetimi, Samsun Belediyesi adına İmar Müdürü Embiya Sancak, Samsun Nazım Plan Bürosu başkanı Saffet Atik. İller Bankası Genel Müdürlüğü İmar Planlama Daire Başkanı rahmetli Ahmet Menderes, İmar Bakanlığı İmar Daire Başkanı Rahmetli Feral Eke, yetkili görevlilerince şöyle karar alındı:
'Mert Irmağı havzasının bu kısmında 1980 sonrası, elli yıllık süreçte uygulanmak üzere, tüm düz alanlarda Büyük Samsun Bölgesel ve Kentsel İş Alanı plan kararı verilmelidir. Samsun iç çevre yolunun planlanması ve uygulaması için Gülsan üyelerinin parası ile, istimlak edilen Belediye Evleri tarafındaki arazilerin yola isabet eden parçası, Karayollarına terk edilecektir. Gülsan üyelerinin çok fazla mağdur olmamaları için, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne tahsisli araziden bir miktar kısım Gülsan sahasına katılacaktır. Büyük Samsun’un geleceği için bu alan, mutlak surette Bölgesel ve Kentsel İş Merkezi olmalıdır. Ancak Gülsan dükkanları yeni tamamlanmış, belediye bu siteyi burada yaptırdı. Devletinin ciddiyeti korunmalıdır. Şehir halkı için mutlaka burada küçük esnaf işyerlerine kentsel servis alanlarına ihtiyaç vardır' şeklinde Samsun adına ve belediye adına yaptığım talep neticesinde, plan raporuna şöyle ifade konuldu.
'Mevcut Gülsan Sanayi Sitesi dükkanları olduğu gibi korunacaktır. Plana Dondurulmuş Küçük Sanayi Sitesi yazılacaktır. Bu durum 2005 yılına kadar devam edecektir. Bu yıldan sonra önerilen Büyük Samsun için Kentsel ve Bölgesel İş Merkezi hedefi, belediye tarafından değerlendirilecektir.'
Durumu belediye başkanımıza rapor ederim rahmetli başkan Selahattin Ereren bana der ki "Ben askerim, senin mesleğin ve Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevin" diyerek teknokratların verdiği kararı, uygun bulur ve Belediye Meclisi kararı aldırarak Bakanlık onamasına sunulur.
Yani Gülsan için başkan Selahattin Ereren, koruyucu başkandır.
4-Rahmetli başkan Muzaffer Önder:
Başkanın 1989-1999 döneminde Gülsan hiçbir sorunla gündeme gelmemiştir. Gerek esnaf ve gerekse de mülk sahiplerini zora sokacak bir uygulaması olmamıştır. Ancak şehir için olması gereken bir çalışma da yapılmamıştır. Yani Gülsan için başkan Muzaffer Önder, suya sabuna dorunmayan başkandır.
5-Başkan Yusuf Ziya Yılmaz:
Gülsan Sanayi Sitesinin 1980 Büyük Samsun İmar Planı notlarına göre, 2005 yılında ticaret bölgesi nazım imar planını hazırlattı. Ancak Uygulama İmar Planını hazırlayıp onamasını yaptırmadı. Gülsan esnafı ile zaman zaman aktif tartışmalara katıldı. Bir nevi ağız dalaşı yaptı. Zamanın yerel basınında bu konu sürekli gündem oldu. Hatta basın mensuplarına yaptığı sohbette, "Gülsan Sanayi Sitesinden utanıyorum" dedi.
Bu sözleri infiale neden oldu. Bunun üzerine Gülsan Sanayi Sitesi'nin, Ordu yolu cephesini tahta perdeler ile kapattırdı. Bir belediye başkanının yapmaması gereken polemiklere girdi. Böylece üç yıl geçti. Yıl 2008'lerde Atakum Atatürk Bulvarı kenarında, tek yeşil alana bir protokol cami yapılması için imar planı değişikliği yaptırdı. Bu imar planı idari yargıya taşındı ve yargı kararı ile iptal oldu. Bu defa 'cami yapmak sahte niyetiyle' aslında Gülsan esnafı ve mülk sahiplerinden, öç almak niyeti olarak algılanan Gülsan arazisinde, protokol cami olarak kamu oyuna mal olan, cami yapılabilmesine imkân tanıyan imar planları hazırlattırdı. Artık Samsun’da Yusuf Ziya Yılmaz döneminde imar planı değişiklikleri bakımından 'Ben bilirim, ben yaparım' güç sarhoşluğu dönemi devam ediyordu.
İşte Fener'deki otel ile Gülsan arazisindeki cami ve pek çok diğer imar planı düzenleme işleri, bu tür bilim dışı, hukuk dışı, böbürlenme psikolojisinin yarattığı muhterislik hali ile, onama kararları alındı. Ayrıca baskı altına alınan yargı sebebiyle, yargısal plan iptal kararları geciktirilerek fiili durum yaratıldı. Yusuf başkanın Gülsan kararı, 2015 yılında yargıdan döndü. Ama ne yazık ki, yok pahasına bir miktar işyeri istimlak edilmişti. Yusuf başkan belediyesinin Gülsan'dan gizli-gerçek niyet olarak, dini duyguları kullanarak öç alma, planlarına devam etti. Bu öç alma çabası öyle boyutlara ulaştı ki, kamulaştırma bedellerinin düşük olabilmesi için, sitenin su baskınını önleyecek alt yapı ıslahı yapılmadı. Önü tahta perde ile kapatıldı. Sık sık Gülsan ile ilgili aleyhte beyan verilerek, dolaylı yollardan bedel takdiri bilirkişilerinin etkilenmesi sağlandı.
Gülsan esnafı ve mülk sahipleri için başkan Yusuf Ziya Yılmaz, Gülsan eziyetlerini başlatan, bu nedenle bu alana giremeyecek başkan olarak bilinir.
6-Rahmetli başkan Mustafa Demir zamanında Gülsan
Mustafa başkan meslektaşım ve stajyerimdi. Başkanlığa aday olunca beni aradı. Samsun için pek çok yapılacak iş önerdim. Birisi de Gülsan ve sanayi alanlarında Kentsel Dönüşüm Projeleri önerileriydi. Zaten 2015 yılından beri, dönemin Haber Gazetesinde köşemde bu konuyu işliyordum.
'Gülsan'da tasfiye olmaz, Samsun için ticaret bölgesi oluşturmak için Kentsel Dönüşüm olmalıdır 'şeklinde doğru yolu gösteriyordum. Bütün bunları Mustafa Demir'e rapor ettim, rica ettim, yol gösterdim, ısrar ettim. Gülsanın kuruluş amacını, kuruluş şeklini, Gülsan'ın bir Samsun Belediyesi kuruluşu olduğunu anlattım. Hatta ilginç belgesinide gösterdim. Samsun Belediyesi İmar Müdürü olarak Gülsan için, üye temini amaçlı Almanya'ya gönderildiğimi, orada çalışan Samsunlu gurbetçilere, Samsun Belediyesinin bastırdığı reklam -tanıtım broşürlerini dağıttığımı defalarca anlattım. Bu broşürlerde şöyle yazmıştık, 'Samsunlu nesline kıymetli mülk bırakman için Gülsan Sanayi Sitesine üye olmalısın'
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sürekliliğinin bir temel kuralı vardır. Devletin yaptığı işler verdiği sözler için söylenir! Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sürekliliği esastır.
Bu ilke Gülsan için şöyle uygulanmalıydı.
Samsun Belediyesinin 1978'de verdiği söz olan; 'Nesline kıymetli mülk bırakmak için Gülsan'a üye ol. Samsun Belediyesi' sözü şimdiki idare olan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yerine getirilmelidir.
Samsun'un ve halkın ihtiyacı, tanıtımı ve ekonomisi için güncel yasal mevzuatlara göre, kıymetli mülk edindirmek sözü yerine getirilmeliydi.
Artık burada oluşmuş olan kullanım türü, fiziki yapılanma dokusu mutlaka yenilenmeliydi. Bu gerçekliğin yasal mesneti de vardır. Gülsan Kentsel yenileme ve dönüşümü yapılmalıydı. Rahmetli Mustafa Demir bu önerilerimi, bibar olmayan tarzda, büyüğe saygı-hocaya saygı kuralı dışına çıkarak reddetti.
'Ben eski bakanım, merkezi iktidarın bakanıyım, belediye başkanıyım. Para temin ederek uygun kamulaştırma bedelle (mahkemeleri kullanarak mülk sahiplerini ödeyecek en düşük bedel) bu alanı istimlak ederek tasfiye edeceğim. En büyük camiyi yaptıracağım, alanın bir kısmında camiye sürekli gelir için dükkanlar yaptıracağım' dedi.
Rahmetli meslektaşımın bu şımarık tavrının nedeni merkezde ve yerelde siyasi güce sahip olmasındandır. Böylece ülkemde asla hiçbir zaman ve hiçbir yerde olmaması gereken durum hasıl oldu. Vatandaşın ekmek teknesi ile mülk sahipliği ile inancının mabedi karşı karşıya getirildi.
Bu korkunç halin oluşmasında öne çıkanlar, sayın Yusuf Ziya Yılmaz ile rahmetli Mustafa Demir’dir. Elbette bu iki başkanın kararlarına 'uygundur' diyen belediye meclis üyeleridir.
Özellikle Mustafa Demir'i çok fazla destekleyen sayın Çevre ve Şehircilik Bakanıdır. Burası 1960 İmar Planı ile Küçük Sanayi Alanıdır. 980 İmar Planı ile 2005 yılına kadar Dondurulmuş Küçük Sanayi Sitesidir. 2005 yılı sonrasında ise müstakbel gelecek Büyük Samsun’un bölgesel ve kentsel ticaret merkezi plan kararı verilmesi tavsiye edilen yerdir. Diğer çok önemli bir konu da, zaten Protokol Cami tabiri saygıya tecavüzdür. Protokolün zaman zaman katıldığı namazlar için, ihtiyaç olan büyük cami gereği olarak kullanılan resmi olmayan bir ifadedir. Şehirlerin kamu yararına düzenlenen imar planlarında, ihtiyaç olan tüm kullanımlar için arazide plan kararı ile yer ayrılır. Beşer yıllık imar programları dahilinde, bu yerler istimlak edilir veya imar uygulaması yapılır. Bu kurala göre bu alan sadece küçük sanayi sitesi için istimlak edilmişti. Ana planlar gereğince hiçbir zaman istimlak edilecek plan kararı yoktu.
Devlet veya belediyeler bir tesis yapmak için sonradan plan değişikliği ile kamulaştırmaya teşebbüs ederlerse, mülk sahiplerinin eksiksiz tüm kayıplarını karşılayacak şekilde ve gelecekte oluşacak değerlenmeyi de hesaplayarak bedel ödemek zorundadır.
Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları vardır.
İşte Samsun'da geçmişte Yusuf başkan ile Mustafa başkan döneminde Gülsan Sanayi için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açılmayı gerektirecek, mülk gasbı nitelikli İnsan Hakları ihlali davaları açılması hazırlıkları devam ederken, Büyükşehir Belediye Başkanlığına Halit Doğan geldi.
Aldığı Kentsel Dönüşüm kararı sebebiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açılması hazırlıkları sonlandırıldı. Ama hak kayıplarının devam ettiğine dair endişeler sürüyor.
Bu konu ile ilgili gelecek yazımda başkan Halit Doğan dönemi olacak.








































