Samsun Kent Haber köşe yazarı Av.Dr. Tufan Akcagöz, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Demirtaş yuvaya" şeklindeki sözleri üzerine yazdığı köşe yazısında, "Irak’ta işleyen ve belli bir noktaya getirilen süreç, Suriye’de ilerleyen Ortadoğu politikası, en az iki yüz yıllık, Anadolu’yu emperyalist ideallerle bölüp parçalamaya dair adımlarla devam edecekse, kimse merak etmesin; Türk milleti böyle bir şeye asla izin vermez. Devlet Bahçeli ne söylerse söylesin" dedi.
Bu ülkenin sağlam bir hafızası vardır. Bu hafıza, hamasi sözlerle değil; toprağa düşen şehitlerin kanıyla bina edilmiştir. O yüzden, yıllarca milliyetçilik üzerinden siyaset algısı yaratmış birinin kurduğu, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Demirtaş yuvaya” gibi cümleler yalnızca bir siyasi söylem değil, bu hafızaya yöneltilmiş ağır bir kırılmadır.
Abdullah Öcalan, bu millet için bir “umut” figürü değildir. Olamaz ! O isim, binlerce şehidin katilidir. Bayrağa sarılı tabutların, yarım kalan hayatların, ömür boyu dinmeyen acıların adıdır. Terör örgütünün elebaşını “kurucu önderlik” gibi ifadelerle anmak, kelimeleri zorlamak değil; vicdanı inkâr etmektir. Aklıma, gencecik yaşta kaybettiğimiz polisimiz, askerimiz, öğretmenlerimiz geliyor !
Yıllarca PKK’ya karşı en sert dili kullanan, şehit cenazelerinde siyaset yapan bir çizginin bugün geldiği bu nokta, basit bir politika değişikliği olarak geçiştirilemez. Bu, açık bir savrulmadır. Dün “asla” denilen yerde bugün “umut” aramak, milletin aklıyla alay etmektir. Bir de bunu, terörsüz Türkiye sosuyla servis ediyorlar…
PKK bir fikir hareketi değildir. PKK bir muhatap değildir. PKK; Türk’üyle Kürt’üyle bu ülkenin insanına kurşun sıkmış, çocukları dağa kaçırmış, askerleri pusuya düşürmüş bir terör örgütüdür. Onu aklamaya, meşrulaştırmaya ya da geçmişini unutturmaya yönelik her söylem, şehitlerin aziz hatırasına ihanettir.
Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, teröristlerle uzlaşarak değil; ulusal birlik ve vatan bütünlüğü kararlılığıyla ayakta kalmıştır. Cumhuriyet ile demokrasi, terörist başlarına alan açarak değil; hukukun ve millet iradesinin onurunu koruyarak güçlenir. Bitmiş, tükenmiş ve hiçbir çaresi kalmayan terör örgütünün son yıllarda kimler tarafından korunup kollandığı bellidir. Bu anlamda, Dolmabahçe görüşmeleri de, Oslo görüşmeleri de önemlidir..
Bugün MHP’ye oy veren, kendisini milliyetçi ve vatansever olarak tanımlayan herkesin ciddi bir muhasebe yapma sorumluluğu vardır. Sadakat, şahıslara değil; ilkelere olur. İlke kaybolduğunda sorgulamak bir zayıflık değil, ahlaki bir zorunluluktur.
Şehitlerimizi yücelten, PKK’yı ve ona destek veren her yapıyı açıkça kınayan, Atatürk’ün çizdiği ulusal birlik çizgisinden sapmayan duruş; bu milletin gerçek kırmızı çizgisidir. O çizgi, siyasi konjonktüre göre yer değiştirmez.
Bu topraklar, terörist başlarına “umut” atfedilerek değil; şehitlerin fedakârlığıyla vatan olmuştur. Bunu unutanlar, ne kadar yüksek sesle “milliyetçilik” iddiasında bulunursa bulunsun, tarihin doğru tarafında yer alamaz. O nedenle, bunlara oy veren seçmenin tercihini derhal gözden geçirmesi gerekir.
Bu bir emperyalist oyundur, tuzaktır.
Irak’ta işleyen ve belli bir noktaya getirilen süreç, Suriye’de ilerleyen Ortadoğu politikası, en az iki yüz yıllık, Anadolu’yu emperyalist ideallerle bölüp parçalamaya dair adımlarla devam edecekse, kimse merak etmesin; Türk milleti böyle bir şeye asla izin vermez.
Devlet Bahçeli ne söylerse söylesin!










































CHP başkanı özgür özel: ypg bizim kardeş partimizdir!!!! Chp eski başkanı Kemal, hendek, çukur, barikat olayları sırasında: "barikat kuran arkadaşlar!!!!" CHP başkanı özgür özel: Ahmed El Şara Suriye'nin tamamını temsil etmiyor!!!! CHP baskanı özgür özel, Esad devrilmeden 1 hafta önce: Esad'la görüşelim!!!! Tufan bey herhalde milletin bunları okumadigini, görmediğini, CHP'nin kiminle birlikte olmak istediğini farkında olmadığını düşünüyor!!!
CHP'ye muhalifsiniz ama anladığım kadarıyla AK Parti'ye de muhalifsiniz. Öyle mi?