Samsun Kent Haber köşe yazarı Av.Dr. Tufan Akcagöz, Samsun'a yapıldığı açıklanan yatırımlara ilişkin yazdığı Samsun'a yatırım var deniliyor ama Samsun yerinde sayıyor' başlıklı köşe yazısında "Eğer bu yatırımlar gerçekten Samsun'un hayatını kökten değiştirseydi, bugün bu şehir hala 'potansiyeli yüksek ama bir türlü sıçrayamayan şehirler arasında anılmazdı" dedi.
Pazar pazar, insanın içinden güzel şeyler yazmak geliyor ama ne mümkün !
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun Samsun ziyareti, her zamanki gibi büyük rakamlar ve uzun yatırım listeleri eşliğinde geçti. 23 yılda 90,8 milyar TL yatırım, yüzlerce kilometre yol, binlerce kilometre fiber ağ...
Kağıt üzerinde bakıldığında etkileyici. Ancak Samsun sokaklarında yürüyen, trafikte bekleyen, iş arayan, geçim derdiyle boğuşan vatandaş için bu rakamların karşılığı gerçekten ne?
İktidarın yıllardır sürdürdüğü 'yatırım yaptık' söylemi, artık sorgulanmak zorunda. Çünkü mesele yalnızca ne kadar harcandığı değil, nasıl ve kimin için harcandığıdır. Samsun bugün hâlâ işsizlik oranlarında üst sıralarda yer alıyorsa, gençler başka şehirlere göç etmek zorunda kalıyorsa, tarım ve sanayi istenen ivmeyi yakalayamıyorsa; demek ki ortada ciddi bir planlama ve öncelik sorunu vardır.
Açılışı yapılan kavşaklar, onarılan yollar elbette önemlidir. Ancak bu projelerin büyük kısmı, zaten yapılması gereken gecikmiş işlerdir. Üstelik çoğu yatırım, şehir ekonomisine uzun vadeli katma değer üretmekten uzak, daha çok 'gözle görülür' ama 'etkisi sınırlı' projelerdir. Samsun’un ihtiyacı olan şey, yalnızca asfalt ve beton değil; üretim, istihdam ve refah odaklı bir kalkınma vizyonudur.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise zamanlama. 23 yıl boyunca yapılan yatırımların özellikle bugün yüksek sesle dile getirilmesi, yaklaşan siyasi süreçlerin gölgesinde samimiyet tartışmasını da beraberinde getiriyor. Eğer bu yatırımlar gerçekten Samsun’un hayatını kökten değiştirseydi, bugün bu şehir hala “potansiyeli yüksek ama bir türlü sıçrayamayan” şehirler arasında anılmazdı.
Üstelik açıklanan rakamlar, enflasyonun, hayat pahalılığının ve alım gücündeki dramatik düşüşün yaşandığı bir dönemde vatandaşa pek bir şey ifade etmiyor. Samsunlu için önemli olan; kaç milyar harcandığı değil, cebinde kaç lira kaldığı, çocuğunun geleceğini bu şehirde kurup kuramayacağıdır.
Hükümetin Samsun’a dair anlattığı başarı hikayesi ile Samsunlunun yaşadığı gerçeklik arasında ciddi bir uçurum var. Bu uçurum, basın toplantılarıyla, açılış törenleriyle, rakamlarla kapatılamayacak kadar büyük. Gerçek kalkınma, vatandaşın hayatında hissedildiğinde anlam kazanır. Samsun ise bu hissi yakalamaktan oldukça uzak görünüyor.









































