Samsun Kent Haber köşe yazarı Av.Dr. Tufan Akcagöz, mecliste onaylanan 2026 bütçesi ile ilgili yazdığı köşe yazısında, "Emekliye yok, bürokrata var. Öğrenciye, öğretmene, eğitime yok, çiftçiye yok, işçiye, esnafa, KOBİ'ye yok, kadına yok. Bu bütçe kimin bütçesi. Aç olan yine aç kaldı. Yoksul yine yoksulluğa mahkûm edildi" dedi.
BU BÜTÇE KİMİN BÜTÇESİ?
HALKIN MI, SARAYIN MI?
Komisyonlarda günlerce süren bütçe görüşmelerinin ardından ortaya çıkan tablo çok net: Aç olan yine aç kaldı. Yoksul yine yoksulluğa mahkûm edildi.
Ülkenin yükünü sırtlayan emeklinin, çiftçinin, işçinin, öğrencinin, kadının sesi bir kez daha duvarlara çarptı ve geri döndü. Sunulan önergelerin tamamı AKP ve MHP milletvekilleri tarafından reddedildi.
Görünüşe göre büyüyen yoksullar ordusunun kaderi, yine sonraki senelere, belki de hiç gelmeyecek adalet günlerine kaldı.
EMEKLİYE YOK, BÜROKRATA VAR!
Kabul edilmeyen öneriler ortada:
En düşük emekli aylığının asgari ücrete çıkarılması (400 milyar TL kaynak gerektiği için kabul edilmedi)
Bayram ikramiyesinin asgari ücret tutarına yükseltilmesi...
Yani ömür boyu çalışmış insanların payına yine yokluk düştü.
ÖĞRENCİYE, ÖĞRETMENE, EĞİTİME YOK
Çocukların okula aç gitmemesi için ücretsiz öğle yemeği...
Öğretmenlere Eylül ve 24 Kasım’da birer maaş ikramiye...
Atanamayan öğretmenlerin atanması...
Okulların temizlik – güvenlik – sağlık personelinin devlet tarafından karşılanması...
Üniversite burslarının 1 kat artırılması..
Bunların hepsi reddedildi.
Bu ülkede çocuklar açken, öğretmen işsizken, eğitim verilen değil sakıncalı maliyet ilan edildi.
ÇİFTÇİYE DESTEK DE YOK
Mazotun KDV ve ÖTV’siz verilmesi...
Her yıl tarıma milli gelirin yüzde 1’i destek olarak ayrılması...
600 bin TL’ye kadar olan çiftçi borçlarının silinmesi...
Tarımda kadın ve genç çiftçinin sigortasının devletçe ödenmesi...
Bu topraklarda üretene değil, ithalata bağımlılığa bütçe ayrıldı.
İŞÇİYE, ESNAFA, KOBİ’YE YOK
Deprem bölgelerinde yaşayanlara 2 yıl ücretsiz elektrik...
Köylere ve yoksul hanelere yakacak yardımı (20 bin–40 bin TL)
KOBİ ve esnafa 10 milyar ek destek...
Cirosu 2 milyon altı esnafın 400 bin TL borcunun silinmesi
20 bin taşeron işçinin kadroya alınması...
Bunların da hepsi reddedildi.
Yani çalışanın, üretenin, vergi verenin değil; sadece vergi toplamanın kıymeti bilindi.
KADINA DA YOK!
Bir yandan “Kadın haklarında altın dönem” deniyor...
Ama komisyonda, boşanmış ve çocuklu kadınlara devlet yardımı, kadın sığınma evlerinin artırılması, yoksul ailelere ücretsiz internet, 100 bin kadına 2 milyon TL girişimcilik hibesi, ev emekçisi kadınların sigorta ve emeklilik hakkına yönelik teklif de reddedildi.
AKP'nin sözü başka, uygulaması başka!
TEK KABUL EDİLEN ÖNERİ: ÜST DÜZEY BÜROKRATLARA BALLI ZAM!
Emekliye yok, öğrenciye yok, çiftçiye yok ama yüzbinlerce lira maaş alanlara var!
Ek ödeme 22.400 TL’den, 44.800 TL’ye çıkarılıyor. Yeni yılda toplam gelir 110.800 TL’ye ulaşacak. Aynı işi yapan memurun hakkı yok, makamın çaycısı bu zamdan yararlanacak ama gerçek çalışan ezilmeye devam edecek.
ŞİMDİ SORMAMIZ GEREKEN SORU ŞU:
Bu bütçe halkın mı? Yoksa bir avuç ayrıcalıklı zümrenin mi? Eğer bu düzen hâlâ destek görüyorsa, bunun bir kısmında da bizim payımız yok mu? Sandık gelir, geçer...
Ama yokluk, hayat pahalılığı, adaletsizlik bizimle kalır. Yoksulun hakkı masada reddedilirken; varsılın payı ikiye katlanıyorsa, bir yerde yanlış var. Ve o yanlış sadece yönetenlerde değil, buna sessiz kalanlarda da büyüyor.









































özlem zengin dedi ya.. ohh iyi yaptıkda tanıdıklarımızı aldık diye. artık açık açık söylüyorlar. bir grup ülkenin bütün kaynaklarını yiyor. bir grup bunları deli gibi destekliyor dini duyguları sömürülerek. diğer grup gerçekleri haykırıyor ama duyan yok. şaka gibi.