Samsun Kent Haber köşe yazarı Av.Dr. Tufan Akcagöz, Türkiye'nin Global Peace Index 2025'e göre dünyanın en tehlikeli 18. ülkesi durumunda olduğunu yazdığı köşe yazısında, "Türkiye nasıl oldu da coğrafi risklerin mazeret olmaktan çıkıp kronik bir güvenlik sorununun parçası haline geldiği bir ülkeye dönüştü?" dedi.
Bir ülkenin dünyadaki yeri bazen ekonomideki sıralamayla, bazen pasaportunun gücüyle, bazen de yurttaşlarının ne kadar huzurla uyuyabildiğiyle ölçülür. Bugün önümüze konan tablo ise, son derece sarsıcı: Türkiye, Global Peace Index 2025’e göre dünyanın en tehlikeli 18. ülkesi.
Bu sıralama sadece bir rakam değildir. Bu, yönetim anlayışının, dış politikanın, iç güvenlik stratejisinin ve hukuk düzeninin aynasıdır. Ve ne yazık ki bu ayna bize iyi bir manzara sunmuyor.
Türkiye; Rusya, Ukrayna, Sudan, Suriye gibi fiilen savaşın yaşandığı, devlet otoritesinin çöktüğü ya da iç çatışmalarla parçalanmış ülkelerle aynı ligde anılıyor. Bu, 'algı operasyonu' diyerek geçiştirilemeyecek kadar ağır bir tablodur. Çünkü algılar da gerçeklerin uzun süreli sonucudur.
Soru basit ama insanın yüreğini yakan cinstendir:
Türkiye nasıl oldu da coğrafi risklerin mazeret olmaktan çıkıp kronik bir güvenlik sorununun parçası haline geldiği bir ülkeye dönüştü?
Yıllardır izlenen dış politika 'stratejik derinlik' iddiasıyla başladı, diplomatik yalnızlıkla sonuçlandı.
'Komşularla sıfır sorun' denildi, bugün neredeyse her sınır hattı potansiyel bir kriz alanı. Sınır güvenliği tartışmalı, göç yönetimi kontrolsüz, dış ilişkiler öngörülemez. Bu tabloyu yaratan coğrafya değil, tercihlerdir.
İçeride ise güvenliğin yerini huzur değil, baskı aldı. Hukukun üstünlüğü zayıfladıkça devlet güçlenmedi; aksine daha kırılgan hale geldi. Adalet duygusu yara aldıkça toplum kutuplaştı, kutuplaşma arttıkça güvenlik zemin kaybetti. Güvenlik sadece polis sayısıyla, kameralarla, yasaklarla sağlanmaz. Güvenlik; adaletle, öngörülebilirlikle, liyakatle sağlanır.
Terörle mücadele söylemi altında toplumsal muhalefetin bastırılması, güvenliği artırmadı; aksine ülkeyi daha gergin, daha kırılgan bir noktaya sürükledi. Ekonomik krizle birleşen bu tablo, gençlerin ülkeye dair umudunu, yatırımcının güvenini, yurttaşın yarına dair huzurunu aşındırdı.
Bugün Türkiye’nin 18. sırada olması bir 'talihsizlik' değildir. Bu, yıllardır biriken yanlış kararların, kısa vadeli siyasi kazançlar uğruna uzun vadeli devlet aklının feda edilmesinin sonucudur.
Asıl tehlike ise şu:
Bu sıralamaya alışmak.
'Daha kötüleri var' diyerek kendimizi avutmak, ülkeyi daha güvenli yapmaz. Aksine, normalleşen her kötü tablo, bir sonrakinin kapısını aralar. Türkiye’nin kaderi savaş ülkeleriyle anılmak değildir. Ama bu kader, kendiliğinden de değişmez.
Güvenlik, korkuyla değil; güvenle inşa edilir.
Ve güven, en çok da iyi yönetimle mümkündür.
Bugün 18. sıradayız! Yarın nerede olacağımız ise hala bir tercih meselesi.
Bu tercihi de malumunuz, milletin bizzat kendisi yapıyor !










































Cok guvenli bir ulke olmayabiliriz ama o kadar da kotu degiliz . Normal vatandasin gunluk guvenliginden daha cok basin ve muhalefet ozgurlugu gibi kiriterleri varmis . 23 ayri gostergeyi kullanarak bu listeyi hazirlamislar .
Eminim ki dünyanın en güvenli ülkesi israildir. Böyle güdümlü kuruluşların raporlarını tartışacak kadar ahmak olmamak lazım. İngiltere'de bir Türk profesör güpegündüz Londra'nın merkezinde gasp edilip öldürüldü. Eminim o raporda bu olay da yoktur.
Eminim ki o tabloda hangi ülke kaçıncı sırada diye bakmamışsındır.Sırf muhalifsin diye, sırf ülkeyi kötü gösterdi,kesin doğrudur deyip balıklama atladın. bu araştırmayı yapan firmanın kurucusu kendi ülkesi Avustralya'yı 4.sıraya koymuş.14 Aralık'ta o ülkede bir saldırıda 16 kişi öldürüldü.Hergün okullarında katliam yapılan Amerika orta sıralarda nedense!! Uyuşturucu çetelerinin devleti yönettiği, özerk bölgeler oluşturduğu, adam kaçırmaların rutin hale geldiği Meksika, Nikaragua, Bolivya, Honduras gibi ülkeler bizden daha iyi durumda gösterilmiş!! Bu firma o ülkelere barış ödülü verir yakında!!! 70.000 çocuk, bebek, kadın yaşlı şehid eden, 1 milyon insanı yerinden eden, hastaneleri, aşevlerini vuran it-rail 2025 yılında neredeyse hiçbir olayın olmadığı, sakın bir yaşam süren Suriye'den,Afganistan'dan daha iyi durumda gösterilmiş. Birde en sonda milleti kötülemissin Aysun kayacıvari.Allah batıseverlerden ülkemi korusun
Bu ülke niye bu hale geldi? Cevap veriyorum.... Bunun tek nedeni, uzun yıllar Allah'a, dine, dindarlara düşman olan zihniyetin ürünüdür. Hele hele belediyelerdeki yolsuzluk davaları da bize gösterdi ki, bu ülkedeki tüm olumsuzlukların sorumlusu milli ve manevi değerlere düşman olan ateist, sekuler anlayıştır.... Sorarsan biz de müslümanız derler... Her zaman Türkçülüğün ve Atatürkçülüğün ardına saklanarak yıllarca milleti devleti belediyeleri soyup soğana çevirenler, bunlardır. AKP'ye, Cumhur ittifakına destek veriyoruz...